— Usta be!
— Evet?
— Usta ve kaşarlanmış gazeteci Kertuğrul Közkök, ‘cenazem kiliseden kaldırılsın’ demiş…
— Ne var bunda?
— Nasıl ne var, bunda?
— Adam, Hıristiyan!
— Kimliğinde ‘Müslüman’ yazıyormuş…
— Adamın kimliğinde Müslüman yazılı, ama kendisi Müslüman değil… Böyle insanları ne Kilise ne de Cami kabul eder, Arasat’ta kalır bunlar…
— Bunun gibi bir çok kripto var memleketimizde… Bu da onlardan biri…
— Dinince dinlensin diyemeyeceğim.
— Canı Cehennem’e… Pislemediğin bir orası kalmıştı p.şt, pzvnk…
— Acaba bu konuda diğer arkadaşlar ne derler? Onlara da bir söz verelim. Bu konuda bakalım onlar ne diyecekler…
— Asla… Bilakis, doğrusu budur.
— Adamın vasiyetine uymamak saygısızlık olur bence…
— İtin leşi ne camiden ne kiliseden çıkar. Hayvanları Koruma Derneği’ne haber verilir o kadar…
— Aslında benim önerim şöyle: kilisede tel fırça ve tuz ruhu ile yıkasınlar.
— Umarım kiliseden kalkar... Yaşarken bu kadar kin doluyken olur ya, camiden helallik isteyecek imama yazık olur bence…
— Yıkamaya ne gerek zaten saunaya girecek bu gidişle... Orada yıkınsın.
— Evet, orada yıkarlar...
— Orada yıkamıyorlar ki!
— Allah’ın işi belli mi olur, belki bunu yıkarlar…
— Ortada çok şaşılacak bir durum var…
— Tartışmaya gerek yok ki… En iyisi kiliseye bırakmak, ne yaparlarsa yapsınlar...
— Bu şerefsiz ve köpeğin cesedini kilisenin tuvaleti bile kabul etmez. O mundar bir leştir. ...
— Benim teklifim de şöyle: Belediyenin b.k toplama aracının içine atsınlar.
— Onun adına vidanjor derler…
— Kendi açımdan dolayı hiç bir mahsuru yok! İstiyorsa genelevden kalksın.
— Yahu, o bir gebersin, biz çaresini buluruz. Mezarına işeriz sen merak etme!
— Allah kudurmuşla şişirmişi ve şaşırmışı korusun…
— Adamın ne olduğu ve karakteri belli de, giderayak bile bizi tahrik edip günah’a sevk ediyor.
— Bence ALLAH'a havale edelim. O adil bir şekilde gereken muameleyi uygular ona...
— Kim ne derse desin bunun da namazını kılan bir imam çıkar görün bakın...
— Bir hatırlatma yapayım. Eski bakanlardan Işın Çelebi üstlensin o mendeburun masraflarını… Çünkü birbirlerine ‘p.şt, pzvnk’ gibi sıfatlarla hitap ederlerdi.
— İmansızın da kendine göre vaatleri var… Benim bir şefim vardı… ‘Benim cenazemi yakın’ diye vasiyet vermişti… Güya bütün günahları af olacakmış…
— Acaba diyorum; vasiyetine uyulursa, Müslümanlar için bir mahzuru olur mu ki?
— Mahsuru yok, ancak hangisinden Süryani Ortodoks Katolik kırkla yetmişler. Bunu da söylemesi lazım…
— Bence mahsuru yok, asıl camiden kalkarsa cenazesi, bilmeyerek namazda saf tutanlar, o Müslümanlar da günaha girmiş olur.
— Onun pisliğinden bize ne laan denyoooo!
— Budistliği seçseydi daha iyi olurdu… Mezar yeri ziyan olmazdı.
— Sıkıntı yok bu gâvuru ülkeden de atalım bence boşuna oksijenimizi tüketmesin
— Biz birisini Müslüman yapmak veya etmekle yükümlü değiliz... Madem kabul etmiyor, kendisi bilir… Biz karışamayız, ancak saygı duymak zorundayız...
— Bunlardan çok var Türkiye’de… Ah bir onu söyleseler… İşin komik tarafı orası öyle dünyada bir sürü inanç var…
— Vasiyetine uyulmalıdır. Demek ki menşei odur.
— Bir hükmünle bir diyanetinle bir celalinle bu ecdadını yok saymak gibi bir lükse sahip midir acep Kertuğrul Bey?
— Yakıp küllerini de Ganj Nehri’ne atsınlar.
— Bence getirsinler buraya ben bu herifi yaktırayım parası da benden…
— Tam tersi, bunların ne mal olduklarını anlatmak için çenemiz yorulmaz en azından.
— Olmaz! Gönlü kilisede ise zaten! Kilise çocuğudur, camiye götürüp mevtaya zulmetmemek lazım…
— Bırakın arkadaşlar bu konuyu. Sahibi gerekeni yapar. Sizlere ne oluyor ki…