Geçtiğimiz yıl temmuz ayında çıkan yangın, binlerce dekar ormanlık alanı küle çevirmiş, Karahıdır Mahallesi’ne kadar ulaşarak yerleşim yerlerini tehdit etmişti. Bugün bölgede hâlâ kömürleşmiş ağaçlar, siyahlaşmış toprak ve yanık kokusunu hatırlatan manzaralar dikkat çekiyor.
Siyahın Ortasında Pembenin Direnişi
Tüm bu karanlık tablonun ortasında ise adeta doğanın mucizesi yaşanıyor. Yangından zarar görmeyen yaklaşık 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle birlikte pembe çiçeklerle kaplandı. Siyah ve pembenin yan yana oluşturduğu kontrast, görenleri hem duygulandırıyor hem de umutlandırıyor.
Bu manzara, yalnızca görsel bir şölen değil; aynı zamanda doğanın direncinin ve yeniden doğuşun güçlü bir sembolü olarak yorumlanıyor.
“Bahçeyi Ağlayarak Bırakıp Gittim”
Karahıdır Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ali Kiraz, yangın günlerini unutamadığını belirterek yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Yangın dağları aşarak köyümüze kadar geldi. Mahalleli olarak mücadele ettik ama rüzgâr ve alevler çok güçlüydü. Bahçemizin yanacağını düşündüm, ağlayarak bırakıp gittim.”
Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük şeftali bahçesinin yangından büyük ölçüde zarar görmeden kurtulduğunu belirterek, “Şu anda çiçeklerin yüzde 80’i açtı. Bahçemiz pembeye büründü. Ağaçlar umutla açtıysa biz de umutluyuz. Hava şartları iyi giderse bu yıl verim bekliyoruz” dedi.
Umut Anadolu’nun Ruhunda Var
Yangının ardından siyaha dönen doğanın içinden yükselen bu pembe çiçekler, yalnızca Bursa’ya değil, tüm Türkiye’ye umut veriyor. Yaşamın, en zor koşullarda bile kendine yol bulduğunu gösteren bu görüntü, “her karanlığın ardından bir bahar gelir” sözünü bir kez daha hatırlatıyor.
Gürsü ve Kestel yamaçlarında açan şeftali çiçekleri, doğanın direncini ve insanın umudunu simgeleyen güçlü bir mesaj olarak hafızalara kazınıyor.





