ROPÖRTAJ HABERLERİ Bu haber 2242 kez okundu
2 Kasım 2013, Cumartesi - 18.34

İMANIMIZ DA, İNANCIMIZ DA TAM!

CHP Adapazarı Belediye Başkan Aday Adayı Altuğ Balcıoğlu, aday olacağına ve seçimi kazanacağına yürekten inandığını söyleyerek, “Köylüler yağmur duasına çıkmışlar ama içlerinden yalnız biri yanına şemsiye almış. İşte iman budur. Bizde de bu bakış açısı, b

İMANIMIZ DA, İNANCIMIZ DA TAM!

TEMSİLDE SIKINTI VAR
Belediye başkanı olma fikri nasıl oluştu?
Bugün gençlerin ve kadınların, siyasette temsili konusunda çeşitli sıkıntılar olduğunu fark ettik ve çıkış noktası olarak bu konuyu ele aldık. Arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde, aday adaylığımızı partimize bildirmeye karar verdik.

ONLARI KİBİRLERİ VURACAK
Hiç kimsenin CHP’ye şans tanımadığı bir ortamda başkan adayı olmak akıl karı mı?
Türkiye hem içerde, hem dışarıda zor bir süreçten geçiyor. Günümüz ekonomi politikaları işlevini yerine getirmekten çok uzakta. 1989 yerel yönetim seçimleri iyi hatırlanmalı. SHP’ye şans verilmeyen, anketlerin ANAP hükümetini favori gösterdiği bir ortamda SHP 41 ilin yönetimlerini kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştı. İktidar mensuplarının üzerinde oluşan büyük özgüven ve kibir onları kendi evlerinde vuracak. Partimizin başta İstanbul olmak üzere, tüm Türkiye’de büyük bir başarıya imza atacağına inanıyorum. Güzel bir anekdot var; köylüler yağmur duasına çıkmışlardır ama içlerinden yalnız biri yanına şemsiye almıştır. İşte iman budur. Bizde bu bakış açısı hâkim.

ADALETSİZLİĞİ ÜST PERDEDEN DİLLENDİRECEĞİZ
Neden meclis üyeliği değil de başkan adaylığı?
Belediye meclis üyeliği, şüphesiz ki halka hizmet yolunda önemli bir vasfa sahip. İl özel idarelerinin kaldırılarak yetkilerini belediye meclislerine devredecek olması da bunun daha büyük bir göstergesi. Fakat biz; yeni nesli, yeni bakış açılarını, temsildeki adaletsizliği en üst makamlarda dile getirmek adına tercihimizi belediye başkanlığı aday adaylığı yönünde kullandık.

ETÇİOĞLU 30 YAŞINDA BAŞKAN OLDU
Gençliğiniz, deneyimsiz eleştirilerini de beraberinde getiriyor? Sizce de biraz erken değil mi başkanlık için?
“Sen değilsen kim, şimdi değilse ne zaman?” Bu soruyu gerçekten çok seviyorum. Bizler sosyal demokrasiye, sürekli gelişen, daha özgür, daha mutlu, daha demokratik bir Türkiye idealine inanıyorsak hangi deneyimsizlikten korkalım ki? Bundan önceki belediye başkanlarının daha önce belediye başkanlığı deneyimleri vardı da biz mi bilmiyoruz? Daha önce belediye başkanlığı yapmamış olanlar, aday adayı olamazlar diye bir kanun maddesi mi bulunuyor? Erkal Etçioğlu bu şehirde belediye başkanı olduğunda 30 yaşındaydı. Jose Mourinho hayatı boyunca profesyonel futbol oynamadı ama bugün dünyanın en iyi teknik direktörü. Demek ki bu işler sırayla değil; akılla, yetenekle ve inançla oluyor.

ADAY OLMADAN ÖNCE ÇOK KİŞİYE DANIŞTIM
İki aday adayı olmasına karşılık kamuoyunda adaylık için zikredilen isimler de var. Ümit Usal ve Füsun Çetin gibi… Bu durumu mevcut aday adaylarının yetersizliğine yorabilir miyiz?
Sayın Ümit Usal ve Kadın Kolları Başkanımız Füsun Çetin siyasette çok deneyimli iki isim. Her ikisi ile de aramızdaki hukuk, abi-kardeş, abla-kardeş ilişkisine dayanır. Siyasi arenada birlikte çalışma şansı bulmuşumdur. Büyük saygı duyduğum isimler. Füsun Çetin, küçüklüğümü bilir. Sizce ben aday adaylığımı, bu iki büyüğümle konuşmamış, paylaşmamış olabilir miyim? Ki, kamuoyunun, parti içi dinamiklerimizin yeni alternatifler araması, aday adaylarının yetersizliğinden değil, parti içi demokrasinin işlemesinden kaynaklanır. Diğer siyasi partilerde olduğu gibi, “Ben karar verdim, oldu” zihniyeti bizde hâkim değildir.

SOSYAL BELEDİYECİLİK YAPACAĞIZ
Klasik bir sorudur: Projeleriz neler?
İlçe belediyelerinin görev ve sorumluluk alanları bellidir. Görsel güzellikle, işlevselliğin bir araya geldiği bir şehir hayal ediyoruz. Geçici çözümleri elimizin tersiyle itiyor, kalıcı, gerçek çözümlerle, şehirdeki keşmekeşliğe bir son vermek istiyoruz. Bugün büyükşehir belediyesi, Adapazarı’nda ara sokaklarda çalışma yapıyor. Böyle bir durum kabullenilebilir mi ya da ne kadar sürdürülebilir? Bir belediye sadece, su faturaları, ÇTV ve emlak faturaları için kapılarını açmış bir bina görünümünde olabilir mi? Biz öncelikle; daha yaşanılabilecek, öğrencisinden, kadınına, yaşlısından, hastasına kadar herkesin hizmetlerini eksiksiz alabildiği; engelsiz bir Adapazarı düşlüyoruz. Öncelikle insanların, benim ilçemde yürümesini sadece keyfi bir hale getireceğimizi dile getirebilirim. Bununla ilgili planlarımız var. Sanat ve eğitim konularına ağırlık vereceğimiz gibi hasta nakil araçları sayısını arttırmak, halkın bilinçlenmesini sağlamayı umduğumuz “doğal afet eğitim merkezi”, AB fon ve proje ofisi, gerçekten düşünülmüş bisiklet yolları, bilim müzesi ve şu anda söylemek istemediğim birçok projemiz var. Geçmiş belediyenin devam eden projelerini de sekteye uğratmayacağız. Hedefimiz konulmuş taşların üzerine yüzlercesini koymak. Kısacası halkımıza; sosyal belediyeciliğin tadına varacağı bir şehir armağan etmeyi hayal ediyoruz.

SİYASETTE KÜSKÜNLÜK OLMAZ
Aday gösterilmezseniz tutumunuz ne olacak?
Bu bir süreç ve şu anda bu süreç devam ediyor. Aday adaylığı açıklamamda bunu net bir şekilde dile getirmiştim. Siyasette küskünlük olmaz. Siyasete küsersen, vatandaşa küsersin. Biz kendi ideallerimizi en iyi şekilde anlatmakla yükümlüyüz. Aday olamamamız halinde, partimizin vereceği kararın en büyük destekçisi yine biz oluruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Nasıl vatandaşımıza küsmüyor isek, partimize küsmek gibi bir durum da söz konusu dahi olamaz.

ALDIĞIM TEPKİLER OLUMLU
Aday açıklamasından sonra çevrenizden ne gibi tepkiler aldınız?
Çevremden aldığım tepkilerin güzelliği nedeni ile karşınızda bu röportajı yapabiliyorum. Arkadaşlarım olsun, ailem olsun, parti içerisinden aldığımız tepkiler olsun; gayet olumlu. Ülkede birçok tabu ardı ardına yıkılıyor. “Neden genç bir aday olmasın?” sorusu çevremdeki birçok insan tarafından dile getiriliyor ve bu bana kuvvet veriyor.

SIRTLARINI BÜYÜKŞEHİR’E DAYAMIŞLAR
10 senelik Süleyman Dişli yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Değerlendirebilmek için ortada değerlendirmeye yeterli olabilecek işler olması gerekiyor. Modern pazar yerleri haricinde, elle tutulur bir çalışma göremiyorum ki onların da modernliği tartışılır. Sangarius projesinde içine battıkları durum ortada. Türkiye’nin birçok yerindeki ilçe belediyelerinin projelerini buyurun inceleyin. Yeni projeler üretemiyorsunuz, bari taklit edin. Yani, deveye sormuşlar neren eğri diye, nerem doğru ki demiş. Bahsettikleri asfaltları bile kendi atmayan bir belediye. Sırtlarını yaslamışlar İl Özel İdaresi ve Büyükşehir Belediyesi’ne, çöp toplamaktan acizler. Esnafın dahi çöpünü toplayamayan bir belediyenin 10 yıllık yönetimi üzerine ne kelam edeyim?

ŞEHİR NEFES ALAMIYOR
Sizce Adapazarı’nın en büyük eksikleri neler?
Yapılan asfaltları, büyüyen binaları bir kenara koyalım. Şehir nefes almıyor. Şehrin sosyal yaşamı sıfırlanmış durumda. Engellilerimiz büyük zorluklarla evlerine gidiyor. Şehir içi trafiği bu nüfusa yakışmayacak durumda, sokakların genişliklerine terk edilmiş. Karaman, Korucuk ve Camili kendi kaderlerine bırakılmış. Bu şehirde yaşamaktan bırakın insanları, hayvanlar dahi keyif almalı. Halk ile iç içe geçmiş, üniversitesiyle tamamen entegre olmuş bir şehir istiyoruz.

UZMAN BİR KADROMUZ OLACAK
Belediyecilik bir ekip işidir, ekibiniz hazır mı? Yeterli donanıma sahip mi?
Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin öz kadroları bu yönetimi layıkı ile yönetecek güce sahiptir. Yetişmiş insan gücümüz, mevcut yönetimin hayallerini aşacak kudrettedir. Bunların yanında kadrolarımızla ilgili görüştüğümüz ve halen görüşmekte olduğumuz arkadaşlarımız var. Şunu açıkça ifade edebilirim, belediye genç, dinamik ve konusunda uzman bir kadro ile yönetilecek.

ÇOCUKLAR BU ÜLKENİN GELECEĞİ
“Belediyecilik çoluk çocuk işi değil” yorumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çoluk-çocuk bu ülkenin geleceği... Mustafa Kemal Atatürk Trablusgarp Savaşı’nda kurmay binbaşı olarak yer aldığında 20, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde 21 yaşındaydı. Allah’tan birileri çıkıp o dönemlerde; “Bunlar çoluk-çocuk işi değil” dememiş. Bugün TBMM’de 27 yaşında milletvekili var. Nüfusun yüzde 46’sı 18-35 yaş aralığında iken, meclis yaş ortalamamızın 50 olması anlaşılabilir bir durum mudur? Bu tip yorumlar, kişilerin ifade ettikleri yaş dönemlerindeki, kendi ciddiyetlerini bağlar.

REKLAMIMI YAPACAK BİR İŞİM YOK
Aday olmanız halinde kazanacağınıza gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa amacınız reklamınızı yapmak mı?
Partimin birçok kademesinde görev yaptım: İlçe gençlik kolları başkanlığı, il gençlik kolları başkanlığı, il yöneticiliği, seçim komite üyelikleri, il delegelikleri gibi. Ortada büyük bir mal varlığım da yok üstelik. Rant getirecek hangi sektörde yer alıyorum da reklam yapacak olayım? Bizler iktidarın rant pastasına üşüşmüş kişiler değiliz. Muhalefet partisinden aday adayı olup, ortaya iddia koyduğunuz anda bu tip sorular geliyor ne yazık ki. Gençliğin gücünü, akılcı politikalarla birleştirerek vatandaşın teveccühünü kazanabileceğimize inanıyoruz.

GENÇ BİR ADAYI SEÇERDİM
Siz seçici olsanız neden Altuğ Balcıoğlu’nu tercih ederdiniz?
Altuğ Balcıoğlu isminden çok, yeniliğe ve değişime inandığım için oy verirdim. Mevcut belediye başkan adaylarının kapasitelerinden eksiği olmadığı için oyumu bu tercihten yana kullanırdım. Daha enerjik ve daha dinamik olabileceğine inandığım için genç bir adaydan yana tercihimi kullanırdım.

ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ
Sizden çok daha deneyimli ve donanımlı partililer varken neden sizi aday göstersinler ki?
Bu işleri bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Kime göre deneyimli, kime göre donanımlı? Bu şehrin sıkıntılarını, bu şehrin dertlerini görebiliyorsak; bu deneyim ve donanıma sahibiz demektir. Yok eğer, deneyim ve donanımdan kasıt; nüfus kağıdındaki yaş hanesi ise, bu konuda herkes kadar akıl sahibi olduğumuzu ispat ederiz. Halkın ihtiyaçlarını görebilmek kadar bunları uygulamak da önemli. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” Biz görüyoruz, eksikleri biliyoruz; bu eksikleri tamamlamak adına elimizden gelen her şeyi yapacağımıza dair söz veriyoruz.

 

 

 

YORUM EKLE

Haberler

Haber aranıyor...

Köşe Yazıları

Köşe yazısı aranıyor...