İzmir’de yaşayan Ahmet Dokucu’ya, hız sınırını aştığı gerekçesiyle 1.506 TL idari para cezası kesildi. Cezanın haksız olduğunu belirten sürücü, Menemen Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurarak itirazda bulundu.
Ancak yargı süreci devam ederken, ceza tutanağı tahsil edilmek üzere vergi dairesine gönderildi ve sürücü adına ödeme emri düzenlendi.
Danıştay’dan Hukuka Aykırılık Vurgusu
Dosyayı inceleyen Danıştay Sekizinci Dairesi, Kabahatler Kanunu ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini birlikte değerlendirerek önemli bir ilkeye dikkat çekti.
Kararda, sulh ceza hâkimliğine yapılan itirazın sonuçlanmasıyla birlikte cezanın kesinleşeceği, bu süreç tamamlanmadan kamu alacağı için tahsil işlemi başlatılamayacağı vurgulandı. Bu kapsamda, kesinleşmeyen bir ceza için ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.
İdareye Yükümlülük Getirildi
Yüksek Mahkeme, tahsil işlemlerini yürüten idarenin, kamu alacağının kesinleşip kesinleşmediğini resen kontrol etmekle yükümlü olduğuna da hükmetti. Böylece yargı süreci devam eden dosyalarda erken tahsilatın önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.
Emsal Nitelikte Karar
Danıştay, İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin davayı reddeden kararını “kanun yararına bozma” yoluyla kaldırdı. Kararın mevcut dosyayı değiştirmeyeceği ancak benzer davalar için emsal teşkil edeceği belirtildi. Kararın ilgili kurumlara da gönderildiği öğrenildi.





