Sapanca MYO Medya ve İletişim öğrencisi Eylem Topoğlu, akran zorbalığının hukuki boyutunu, ailelerin bilmesi gereken hakları ve caydırıcı unsurları Avukat Doçent Dr. Mehmet Saydam ile konuştu.

“Akran Zorbalığı Ayrı Bir Suç Olarak Düzenlenmeli”

Av. Doç. Dr. Mehmet Saydam, Türk Ceza Kanunu’nda “akran zorbalığı” başlığıyla doğrudan tanımlanmış bir suç bulunmadığını, ancak bu kapsamda gerçekleşen pek çok fiilin ceza hukukuna girdiğini belirtti. Saydam, bu alanda bir TÜBİTAK projesi yürüttüğünü ifade ederek, akademik çalışmalarda akran zorbalığının ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Hangi Suçları Kapsıyor?

Saydam’a göre akran zorbalığı kapsamında işlenen eylemler, içeriğine göre farklı suçları oluşturabiliyor. Bunlar arasında:

  • Kasten ya da taksirle yaralama (itme, vurma, düşürme),

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (kilitleme, alıkoyma),

  • Yağma (gasp),

  • Hakaret ve tehdit,

  • Cinsel taciz veya istismar,

  • Ağır vakalarda kasten ya da taksirle öldürme
    yer alıyor. Özellikle gasp suçunun çocuklar açısından çok ağır hukuki sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekiliyor.

Aileler Ne Yapmalı?

Akran zorbalığına maruz kalan çocukların ailelerinin, yaşanan fiilin niteliğine göre hareket etmesi gerektiğini belirten Saydam, yalnızca alay etme gibi durumlarda okul yönetimine başvurulabileceğini; ancak hakaret, tehdit, gasp veya fiziksel şiddet söz konusuysa polis, jandarma veya Cumhuriyet Savcılığına mutlaka başvurulması gerektiğini söyledi. Şikâyetlerin yazılı olarak kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Adli Süreç Nasıl İşliyor?

Şikâyet sonrası süreçte, suça sürüklenen çocuklar için 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu uygulanıyor. İfadeler, çocuklara özel ortamlarda; psikolog, psikiyatrist ya da sosyal çalışmacı eşliğinde ve tek seferde alınıyor. Mağdur çocuklara vekil, suça sürüklenen çocuklara ise zorunlu müdafi atanıyor.

12 Yaş Altı Çocuklarda Ne Oluyor?

0–12 yaş arası çocukların ceza sorumluluğu bulunmadığını hatırlatan Saydam, bu durumda cezai yaptırım uygulanmadığını ancak eğitim, danışmanlık, tedavi ve barınma gibi koruyucu ve destekleyici tedbirlerin devreye alındığını belirtti. Sürecin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından denetlendiği ifade edildi.

Siber Zorbalıkta Hızlı Hareket Şart

Siber zorbalık vakalarında delillerin silinmeden saklanması gerektiğini vurgulayan Saydam, ekran görüntüleri, mesajlar ve hesap bilgilerinin muhafaza edilerek bilişim polisi ve savcılığına derhal başvurulması gerektiğini söyledi. Siber zorbalığın ağır mağduriyetlere yol açabildiği uyarısı yapıldı.

Psikolojik Destek Hakkı

Mağdur çocukların ücretsiz psikolojik destek ve tedavi hizmetlerinden yararlanabildiğini belirten Saydam, gerekli durumlarda ücretsiz avukat desteğinin de devlet tarafından sağlandığını ifade etti. Benzer destek mekanizmalarının zorbalığı uygulayan çocuklar için de mevcut olduğu vurgulandı.

“En Büyük Hata Sadece Okulla Yetinmek”

Ailelerin en sık yaptığı hatanın, yalnızca okul yönetimiyle yetinmek olduğunu söyleyen Saydam, suç unsuru oluşan her durumda adli mercilere başvurulması gerektiğinin altını çizdi. Kalabalık sınıflar ve yetersiz denetimin, güvenli eğitim ortamı sorununu derinleştirdiğine dikkat çekti.

Kaynak: Basın Bülteni