Aday listeleri belli olduktan sonra şimdi de hangi partinin kaç milletvekili çıkaracağına dair yorumlar yapılmaya başlandı…
Muhtemelen seçim gününe kadar da benzer yorumları okumaya ve yazmaya devam edeceğiz…
Yazılan ve konuşulanları toparlamak gerekirse şehirde yaşayan hiç kimsenin AK Parti ve MHP’nin milletvekili çıkaracağından şüphesi yok…
Bütün mesele CHP’nin milletvekili çıkarıp çıkaramayacağında düğümleniyor…
AK Parti’nin 6. sırasındaki isim de, MHP’nin 2. sırasındaki isim de en zayıf halka olarak gördükleri CHP’ye gözlerini dikmiş durumda…
Peki, ne oldu da CHP en zayıf halka durumuna düştü...
Bunun birçok nedeni var…
Her şeyden önce CHP için şartlar 2011’deki kadar avantajlı değil…
Öyle ya da böyle 30 küsur yıldır süren milletvekilliği özlemi ve açlığı giderilmiş durumda…
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2011’de estirdiği rüzgâr, şu an yaprakları dahi kıpırdatamıyor…
2011’de son derece güçlü rakipleri ekarte edip 1. sırayı elde eden ve bu meyanda tabanın takdirini kazanan Milletvekili Engin Özkoç bu defa güle oynaya ilk sıraya yerleşti…
Mevcut milletvekili aday listesindeki isimleri, şehir insanını geçtim partililerin dahi çoğu tanımıyor…
Örneğin bu listede il başkanlığı tecrübesi olan yılların politikacısı Ümit Usal ve sosyal demokrasinin marka isimlerinden Aydoğan Sezer yok…
Partinin aday gösterebileceği en makul bayanlardan biri olan Ayça Taşkent ve geçen dönem son sırada yer almış olsa da kalitesi tartışılmaz olan Melek Gürevin de listede değil…
Herkesin yakından tanıdığı Gürkan Canol ve ister beğenin ister beğenmeyin bir dinamizmi ve kendine has özellikleri olan, partiye maddi ve manevi güç katan Ecevit Keleş de yok…
Yani 2011’deki rüzgârdan da, milletvekili listesinden de eser yok…
Bunun yanında parti darmadağın vaziyette…
Sürekli yaşanan iç kavgalar ve istenmeyen olaylar aile içinde çözülemediği gibi adeta kamuoyunun önünde cereyan ediyor…
İlçe örgütleri doğru dürüst toplantı dahi yapamadığı gibi, kadın ve gençlik kolları da il yönetimi ile uyuşamıyor…
Parti tabanındaki ön seçim beklentisi yerine getirilemediği için çoğu partilinin çalışmaya niyeti de yok, isteği de, şevki de…
Ön seçim yapılmadığı gibi partililerin kongre talebi de görmezden gelindi ve atama bir yönetim iş başına getirildi…
Son kongrede delegenin sandığa gömdüğü isimler tepeden inerek yönetici oldu…
2011’de CHP sol görüşlü seçmenin tek alternatifi iken bu defa HDP diye çok ciddi bir rakibi var…
Ve HDP listesinin başında CHP tabanına hayli yakın bir isim olan İHD eski Başkanı Neslin Gümüş yer alıyor…
Küskün CHP’lilerin gözünü dahi kırpmadan oy verebileceği, hatta açıktan destek verebileceği bir isim Neslin Gümüş…
Sakarya gibi yerlerde hayli önemli olan etnik birtakım unsurların getirdiği avantaj da yitirilmiş durumda…
MHP’nin 1. sıra adayı Zihni Açba ve bağımsız milletvekili adayı Coşkun Samur da Engin Özkoç gibi Abhaz kökenli…
Ki bu isimlerden Coşkun Samur’un geçen seçimde Özkoç’a destek verdiği biliniyor…
Son yerel seçimde CHP’nin üçüncü parti konumuna inmesi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde edilen netice de parti oylarında bir düşüş olduğunun en somut göstergesi…
AK Parti’nin her seçimde artan oyunu bu seçimde de artırması halinde milletvekili kazanmak için gerekli oyun 80-90 binlere, hatta daha da yukarılara çıkması ihtimal dâhilinde…
Bu gibi gerekçeleri çoğaltmak mümkün…
Ve bu gerekçelerden yola çıkarak CHP’nin işinin 2011’e nazaran daha zor olduğunu söyleyebiliriz…
CHP’nin kendi içinde yaşanan nahoş hadiseleri ve oluşturulan listenin zayıflığını görmezden gelerek; AK Parti’deki yükselişin devamını ve MHP listesinin tabanda yarattığı heyecanı es geçerek; son yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimindeki neticeleri ve hâlihazırdaki kamuoyu anketlerini değerlendirme dışı tutarak, HDP’nin sol seçmene yakınlığını yok sayarak ve Sakarya’ya özgü birtakım şartların CHP aleyhine döndüğünü hesaba katmayarak “CHP kesin milletvekili çıkarır” demek için feci şekilde CHP’li olmak gerekiyor…
Bilakis bilimsel, objektif ve reel ölçülerle değerlendirme yapmak gerekirse, pek tabii kiCHP’nin bu dönem de milletvekili çıkarabileceğini söyleyebiliriz…
Ancak bunun 2011 seçimlerindeki kadar kolay olmayacağını da göz ardı edemeyiz…
Zira ne demiş atalarımız: Görünen köy kılavuz istemez…
ENGİN ÖZKOÇ NEREDE HATA YAPTI?
CHP Milletvekili Engin Özkoç, şu anda partisinin Sakarya’daki tek hâkimi konumunda…
Ön seçim yapılmaması ve yönetimin atamayla göreve gelmesi tamamen kendisinin eseri…
Milletvekili sıralamasını oluşturan ve mevcut isimleri adaylığa ikna eden de kendisi…
Bir yönüyle eleştirilerin, bir yönüyle de övgülerin odağındaki isim…
Doğrusunu söylemek gerekirse milletvekilliğinde gösterdiği performansa kimsenin diyeceği bir söz yok…
Hatta CHP’li olmayanlar kendisini daha fazla takdir ediyor…
Parti içinde gerek çekememezlik, kıskançlık gibi nefsani duygular, gerekse hakkının yendiği, önünün kesildiği gibi düşünceler nedeniyle birçok düşmanı var…
Partinin maddi manevi bütün yükünü omuzlamış durumda…
Milletvekili seçilir seçilmez partiyi kontrol etme ve konumunu bir sonraki seçimde de korumak adına hamleler yapmamış olsa şu an şüphesiz kendisiyle beraberkaç kişiyi meclise taşıyacağını konuşuyor olurduk…
Hiç olmasa politik davranıp herkesle iyi geçinseydi ve de sürekli kavgalarla gündem olmasaydı herkesin şehirde tek geçtiği milletvekiliydi…
Ama Özkoç bütün gemileri yakmayı ve de bütün riskleri almayı tercih etti…
Tepki çekeceğini bile bile yaptığı yanlışlarla milletvekilliğini riske attı…
Tekrar milletvekili seçilirse bugüne kadar mecliste Sakarya için gösterdiği üstün performans yanında CHP seçmeninin kadirşinaslığı sayesinde seçilecek…
Şayet kaybederse de tamamen kendi hataları nedeniyle kaybedecek…
Ben her şeye rağmen yeniden seçilmesinden yanayım…
Çünkü kendisinin gerçek manada Sakarya için ve de insanlara faydalı olmak için uğraştığını ve çaba harcadığını düşünüyorum…
Aynı hataları tekrarlamamak şartıyla bir dönem daha olsun isterim mecliste…
Kaldı ki boşuna dememiş atalarımız, “Eski dost, düşman olmaz” diye…
CHP NASIL BİR YOL İZLEMELİ?
CHP köklü bir geçmişi olan cumhuriyetle yaşıt bir parti…
Kemik bir seçmeni ve her hâlükârda kendisine hizmet edecek olan gözü kara partilileri var…
Bilhassa Sakarya gibi muhafazakâr ve AK Parti’nin kalesi olarak nitelenen bir yerde CHP’li olmak kolay hadise değil…
Bu seçimde de milletvekili çıkartmak istiyorlarsa öncelikle iç barışı sağlamaları gerekiyor…
Milletvekili adaylarının tamamı ve il, ilçe yönetimleri ile kadın ve gençlik kolları tam bir uyum içinde çalışmalı…
Herkesi potansiyel bir CHP’li olarak görüp vatandaşla gereksiz polemiklere girilmemeli…
Basın yayın ve kitle iletişim araçları etkin bir şekilde kullanılmalı…
Karalama siyasetinden ziyade proje bazlı ve çözüme yönelik konuşmalar yapılmalı…
Olumsuz algı ve imaj oluşturabilecek davranışlardan uzak durulmalı…
Bir milletvekilliği çantada keklik de görülmemeli, imkânsız gibi de…
Esas rakibin MHP veya HDP değil AK Parti olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalı…
Kurulacak tüm cümleler vatandaşların hassasiyetleri gözetilerek titizlikle ve büyük bir özenle seçilmeli…
Sakarya’nın her bölgesi karış karış gezilmeli…
Partililer etkili bir şekilde motive edilmeli…