Genel seçimler biter bitmez tatile çıktım…

Zira uzun ve yorucu seçim takvimi beni de hayli bunaltmış ve yıpratmıştı…

Gazeteydi, radyoydu, sosyal medyaydı, oydu buydu derken birkaç ayda birkaç yaş yaşlandığımı hissettim…

O yüzden seçim sonuçlarını bir hafta tehirle değerlendirmek durumundayım…

Öncelikle şunu söylemeliyim ki seçimden çıkan sonuç birçok insan gibi beni de hayli şaşırttı…

HDP’nin barajı geçebileceğini öngörüyordum ancak AK Parti’nin tek başına iktidarı yitireceğini tahmin etmiyordum…

Her hâlükârda AK Parti tek başına iktidar olur tezini savunuyordum…

Olmadı…

Milletin takdiri bir koalisyon hükümeti kurulmasından yana oldu…

Belki millet de böyle olmasını arzu etmiyordu, belki hükümete ders vereyim derken kantarın topuzunu biraz fazla kaçırdı; lakin sonuçta memleket koalisyona mahkûm oldu…

Tatilde de olsam seçim sonrası yapılan değerlendirmeleri an be an takip ettim…

Parti liderlerinin yaptığı açıklamaları dikkatle dinledim…

Söylenenlere ve yapılan yorumlara bakılırsa koalisyon hükümetinin kurulması hiç de kolay olmayacak…

CHP ve MHP’nin ortaya sürdüğü şartları AK Parti’nin kabul etmesi zor gözüküyor…

AK Parti’siz bir koalisyonun kurulması da MHP ile HDP arasındaki derin anlaşmazlık nedeniyle olası görülmüyor…

O halde ya kısa süreli bir azınlık hükümeti kurulacak ya da 45 günlük sürenin sonunda yeni bir seçime gidilecek…

Ben erken seçim ihtimalini daha kuvvetli görüyorum…

Sonbaharda olmasa bile, en fazla 2 yıl içinde yeniden seçim yapılacak gibi duruyor…

Allah hakkımızda hayırlısını eylesin…

 

AK Parti’ye verilen ders

AK Parti’nin aldığı netice muhalefet partileri tarafından “hezimet” olarak nitelendi…

Oysa seçim sonuçlarına baktığımızda AK Parti yüzde 41 oyla birinci parti oldu ve de her bölgede ve şehirde varlığını da, gücünü de ispatladı…

13 senenin vermiş olduğu yıpranma ve karşısındaki cephenin olağanüstü muhalefetine karşılık tek başına iktidarı 15-20 milletvekili ile “kıl payı” kaybetti…

Buna karşılık kendisine koyduğu başarı çıtasının yüksekliği nedeniyle tek başına iktidar olamaması AK Parti’nin yenildiği şeklinde yorumlandı…

Ben çıkan sonucu yenilgiden ziyade bir ders verme olarak yorumluyorum…

Seçmen AK Parti’ye bir ders verdi…

Bir şeylerin yanlışlığına işaret etti halkımız…

AK Parti şayet bu dersi alır ve eksiklerini giderirse ilk seçimde tekrar eski gücüne kavuşur…

Peki, nedir bu dersler?

Tabii herkesin kendine göre yorumu var bu konuda…

Kimisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uyarı yapıldığı yönünde kanaat bildiriyor…

Kimisi yolsuzlukların üstünün örtülmek istendiğine dem vuruyor…

Kimisi de toplum üzerinde oluşturulan baskı ve tehditlerinin katlanılmaz boyutlara ulaştığını ve hükümetin bu tutumu nedeniyle kan kaybettiğini söylüyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir uyarı yapıldığı hususuna tamamen katılıyorum…

Her ne kadar halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olsa da Erdoğan’ın bu denli siyasetin içinde yer alması ve taraf olması insanımızın pek hoşuna gitmedi…

Yolsuzluklar meselesinde de hükümetin çok fazla hassasiyet gösterdiğini söyleyemeyiz…

Sadece bakanlar nezdinde değil, belediyeler eliyle de birçok yanlış işe imza atıldığına dair pek çok iddia gündeme geldi geçen 13 sene zarfında…

AK Parti’nin artık gerek milletvekili, gerekse belediye başkan adaylarını belirlerken ince eleyip sık dokuması lazım…

Her şeyden önce insan kalitesine yönelmeli ve toplum nezdinde tartışma konusu olmayan isimlere ağırlık verilmeli…

“Kimle olursa olsun kazanırım” ve “Ne olursa olsun kazanırım” anlayışı bir kenara bırakılmalı…

Muhalefet partilerinin güçsüzlüğü ve yeteneksizliği bahane edilerek seçimlerin çantada keklik olduğu tezi de rafa kaldırılmalı…

Kısacası AK Parti bu milletin kendisini başa getirdiği gibi, alaşağı da edebileceğinin idrakine varmalı ve politikalarını ona göre dizayn etmeli…

Millete kızmadan, milletin kararını tartışmaya açmadan, başkalarını suçlamadan bir iç hesaplaşma yapılmalı ve bu yenilgiden gereken dersler çıkarılmalı…

Aksi halde sonu diğer merkez sağ partilerinin akıbeti gibi olacak ve bir rüya son bulacak…

 

Malumun ilanı

Ülke genelinde seçim sonuçları bir şaşkınlık yaratırken Sakarya özelinde ise pek bir şeyin değişmediğini gördük…

AK Parti oransal olarak birkaç puan düşse de rakamsal olarak oyunu korudu…

Neticede bu dönem de AK Parti Sakarya’da 5 milletvekili ile temsil edilecek…

Sakarya kamuoyunun kahir ekseriyeti sonucun 5-1-1 olacağı hususunda hemfikirdi…

CHP’nin tekrar vekil çıkarıp çıkaramayacağı ve de MHP’nin sayıyı 2’ye çıkarıp çıkaramayacağına yönelik konuşmalar yapılıyordu sadece…

Ama sürpriz yaşanmadı ve yine beklendiği gibi bir sonuç çıktı…

Bu seçimle birlikte Sakarya hakikaten “AK Parti’nin kalesi” olduğunu bir kez daha göstermiş oldu…

 

Muhalefet partileri

açısından sonuçlar

Ben ülke genelinde elde edilen neticelere bakınca bu seçimin galibinin HDP olduğunu düşünüyorum…

CHP az da olsa oy kaybederek ve yine belli bölgelerde varlık göstererek yerinde saymaya devam etti…

MHP de oyunu birkaç puan artırmasına rağmen ancak ve ancak bir koalisyon hükümetinin küçük ortağı olabilecek neticeyi elde etti…

Çoğu kişinin hoşuna gitmese de CHP ve MHP liderlerini eleştiri oklarından ve olası bir istifadan HDP ve onun lideri Selahattin Demirtaş kurtardı…

Şayet HDP barajı geçemeseydi CHP ve MHP açısından işler hiç de iyi gitmeyecekti…

Sakarya’ya baktığımızda da MHP oylarında bir artış oldu ancak bu artış 2. milletvekilliğini kazanmaya yetmedi…

CHP ise bir önceki seçimde aldığı oyun aynısını alarak yerinde saymış oldu…

Bir önceki seçime bakarak konuşursak partiler mevcut durumlarını koruduğu için başarılı, vekil sayılarını artıramadıkları için de başarısız olarak değerlendirilebilir…

Büyük başın derdi de büyük oluyor, “Küçük olsun benim olsun” anlayışında olanlar içinse pek fazla bir şey değişmiyor…