Türkiye neyi tartışıyor?
Bu soruya, herkesin vereceği bir cevap vardır mutlaka! Ama Türkiye’de her şey arap-saçı! Sadece elmalar ile armutlar değil, her şey karışmış!
Gazeteler farklı telden çalıyor!
Radyolarda müzikli dakikalar fing atıyor!
Televizyonlarda ise bildik yüzler, atışlarını sürdürüyor!
Siyasette ise dünü arar hale geldik!
Büyük çoğunluğu elinde bulunduran iktidarın lideri her yerde..
Toplantılarda..
Törenlerde..
Açılışlarda..
Seminerlerde..
Parti içi buluşmalarda..
Dış gezilerde mikrofon başında..
Gelişlerde..
Gidişlerde..
İnanılacak gibi değil?.
Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar konuşan, bu kadar medyatik olan ve bu kadar çene çalan bir lider görmedim!.
Amerika başkanlık seçimlerinde konuşanları bile bizimkisi geride bıraktı!?
Konuş baba konuş!
Bizim yokuş, aynı yokuş!
* * *
Türkiye’nin başına bela edilen ‘ terör’ konusu hala uykuları kaçırıyor!
Binlerce vatan evladına mal olan ‘terör mücadelesinde’ bir adım öteye geçildiğini kimse söyleyemez!..
Başbakanın söylediği gibi Elazığ’dan öteye gidemiyoruz!
O nedenle askerlerimizi havadan taşımaya karar verdik..
Terör örgütü mensupları, hala yol kesiyor, karakol basıyor, öğretmenimizi, insanımızı kaçırıyor, okulları yakıyor, kentleri yaşanılmaz hale getiriyor!..
Öte yanda açlık grevleri bir başka sorun olarak ortaya çıkarıldı!
Verilen gizli sözler?..
Laşka duruş!
Teröre taviz!
Tutuklamalar..
Bitmeyen davalar..
Bir Türkiye gerçeği olarak karşımızda duruyor..
* * *
Ülkenin lideri konuşuyor;
Yol yaptık, geçit açtık, köprü inşa ettik, okullar diktik, duble yollar düzdük..
Barajlar, HES’ler( Elektrik santraları), raylar, trenler, KDV’li telefonlar..
Ah başbakan, ah!
Bu millet bu hizmetler için size oy verdi, bu hizmetler!
Bunlar, sizin siyasi iradenizin bütçesinde yer alanlardır..
Yani devletin imkanları, kabiliyetleri adına bu millete yapmayı taahhüt ettiklerinizdir..
Başka projeleriniz var mı?
Barış üzerine, sevgi üzerine, birlik üzerine?..
Bu işleri Amerikalılar, Ruslar ve uzaylılar yapacak değil ya!
Ülkenin siyasi iktidarı yapacak, siyasi iktidarı..
Ah ulan muhalefet!
Bunları neden görmüyorsunuz?
Yemezler!
* * *
Türkiye dışarıdan böyle gözüküyor! Üzülerek yazıyorum, Türkiye dışarıdan iç kavgalı gözüküyor!
Sorunlu, kavgalı, çalkantılı, bulanık!..
Dışarıdaki ön yargılar ise içe taşınmış..Kimsenin, kimseyi dinlediği yok!
Varsa, yoksa bizimkisi!
Herkes doğru ve bildiğini söylüyor!
Dağdaki çoban ise bildik havasını kavalına üflüyor!
Öte yanda bizimkisi konuşuyor!
Güzel kuşum kanaryam!
Vatan, Millet, Sakarya’m!
Türkiye biraz daha ayrışıma doğru yol alıyor!..
Dinli, dinsiz..
Dindar, Laik..
Alevi, Suni..
Türk, Kürt..
Cumhuriyetçi, Hilafetçi..
On yılda, çok müteahhit yetiştirdik her yaştan!
Ve ne kadar tekrar edersek, o kadar fayda var!
Konuş babam, konuş!
* * *
Sevgili okurlar,
Cumhuriyet’in 89. Yılı yurt içinde ve yurt dışında kutlandı. Bu yıl olduğu kadar kavgalı bir kutlamaya tanık olmadık!
Ortaokul ve lise yıllarında Akyazı’daki kutlamalar aklıma geldi..
Tüm okullar ilçe meydanında yerlerini alır, ilçe kaymakamı, ilçe belediye başkanı, ilçe garnizon komutanı bir araç üzerinde bayram tebriklerini sunardı.
Ve sonra şiirler okunur, günün anlam ve önemi belirtilirdi..
En önemlisi o resmi geçit anı başlardı..
Bando takımları önde Konuralp İlkokulu, Atatürk İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu ve Akyazı Orta Okulu, Akyazı Lisesi öğrencileri geçerdi..
Allah’ım ne kalabalıktı o günler, ne kalabalık..
İğne atsan yere düşmezdi..
Başında fötr şapkası ile Belediye Başkanı Ahmet Sarıçizmeli, Necati Temel ve diğerleri bu bayramın seçilmişleriydi..
O yıllarda bayramlarda birliktelik başkaydı, başka!
Her yerde tek bayrak vardı, tek ülkü..
Yüzler, yokluğa rağmen güleç idi..
Şimdi bayramlarda bile bölündük!
Bu gidiş, gidiş değil!