Uçağın kara kutularına ilişkin ilk bulguları paylaşan Bakan Uraloğlu, kazadan önce ve sonra uçağın kuleyle sürekli temas halinde olduğunu belirtti. Pilotların görüşmeler sırasında elektrik arızası yaşadıklarını dile getirdiklerini aktaran Uraloğlu, bir süre sonra pilotların havalimanına dönme talebini ilettiğini söyledi.

Bu talebin, havacılıkta kullanılan en üst seviyenin bir altı olan “PAN-PAN, PAN-PAN, PAN-PAN” çağrısı ile yapıldığını ifade eden Uraloğlu, çağrının ardından kule tarafından yönlendirme çalışmalarının başlatıldığını kaydetti.

Esenboğa’da Tüm Uçuşlar Durduruldu

Uraloğlu, sistemlerin tamamen devre dışı kalması nedeniyle manuel yönlendirme çabalarına geçildiğini belirterek, dönüş sürecinde Esenboğa Havalimanı’nda tüm iniş ve kalkışların durdurulduğunu hatırlattı. Son aşamada pilotun en üst seviye acil durum çağrısı olan **“MAYDAY”**i sözlü olarak iletmediğini, ancak bu çağrıya karşılık gelen acil durum düğmesini devreye aldığını söyledi.

Uçağın yeterli irtifaya inip havalimanına yaklaşamadan Haymana bölgesinde kaza-kırıma uğradığını aktaran Bakan Uraloğlu, uçaklarda bulunan iki kara kutunun da ağır hasarlı olduğunu vurguladı.

Kara Kutular İngiltere’de İncelendi

Ağır hasarlı kara kutuların dünyada yalnızca Rusya, İngiltere, Fransa ve ABD’de çözümlenebildiğini belirten Uraloğlu, Libya tarafıyla yapılan istişareler sonucu üretici ülke olması nedeniyle İngiltere’de incelenmesine karar verildiğini açıkladı. Bakanlık kaza-kırım ekiplerinin hem olay yerindeki çalışmaları hem de İngiltere’deki incelemeleri yakından takip ettiğini söyledi.

“Jeneratörler Devre Dışı Kaldı”

Ses kayıt cihazındaki (CVR) bilgilere göre uçağın 23 Aralık 2025 saat 20.17’de havalandığını belirten Uraloğlu, pilotların kalkıştan kısa süre sonra ikinci ve üçüncü jeneratörlerin devre dışı kaldığını bildirdiklerini aktardı. Daha sonra tüm jeneratörlerin kapandığı, ardından sistemlerin kısa süreliğine tekrar devreye girdiğinin konuşmalara yansıdığını söyledi.

Uçağın havalanmasından düşüşüne kadar toplam 37 dakikalık bir süreç bulunduğunu belirten Uraloğlu, yaklaşık 27–28. dakikaya kadar uçakla sürekli iletişim sağlandığını, bu süreden sonra ise irtifa kaybı nedeniyle iletişimin zayıfladığını ifade etti.

“Nihai Karar Adli Süreç Sonunda”

Soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Uraloğlu, tüm teknik incelemelerin adli makamların bilgisi ve talimatı doğrultusunda sürdürüldüğünü söyledi.

Ses kayıt cihazındaki bilgilerin büyük ölçüde çözümlendiğini belirten Bakan, veri kayıt cihazının (FDR) ise çok eski ve ciddi hasarlı olması nedeniyle henüz okunamadığını aktardı. Uraloğlu, “Nihai değerlendirme adli kovuşturma ve bilirkişi raporları sonucunda yapılacak. Ancak mevcut ses kayıtları, kazanın sürecini anlamamız açısından önemli ölçüde yeterli bilgi sunuyor” dedi.

Kaynak: basın bülteni