Bilirsiniz; laf ebesi ve bir de laf salatası vardır. Bir de büyüklerin bir sözü vardır. Eline, beline, diline hakim olacaksın. Bu aslında meşhur at, avrat, silah gibi bir şey yani. Başın ağrımadan yaşamak istiyorsan bu 3 unsura dikkat edeceksin. Eğer dikkat etmezsen kişilik balansın bozuluverir. İşte o zaman insanların gözündeki değerini yavaş yavaş hem de hiç hissedemeden kaybediverirsin.
İşte bu değeri kaybedenlerin laf ebesi olduğunu ve gereksiz laf salatası yaparak toplumu huzursuz ettiğini de hemen fark edersiniz. Hani siyasiler en doğru cevabı halk verir diyor ya. Gerçekten de öyle siz siyasi iseniz sandıkta, sıradan bir bireyseniz de toplum içerisinde zaten gereken cevabı alıverirsiniz. Bir bakmışsınız yapayalnız kalmışsınız. Çaldığınız kapılar yüzünüze gülse de kapılar kapandığın da suratını asıverir insanoğlu.
Bu bir hayat felsefesidir. Yaşam denen kısa yolda hiç unutulmaması gereken öneriler bunlar. Bu bürokratı içinde böyle siyasetçisi içinde ya da ben çok zenginim arkadaş diyen içinde. Ne yapacaksınız peki? Farkındalık yaratacaksınız. Toplumun zihninde, beyninde kalan çalışmalar ve projeler üreteceksiniz ki. Düştüğünüzde en azından insanlar sizi saygınlıkla anabilsin.
Gazetede ilk yazımı yazdığım gün şunu yazmıştım. Eleştiri yapacağız elbette, yanlış gördüğümüzü söyleyeceğiz. Fakat biz farklı bir şey yapacağız. Eleştirirken doğru örnekleri ve yapılması gerekenleri de beraberinde öneri olarak getireceğiz. Kabul edilir ya da edilmez. Kaale alınır ya da alınmaz ama en azından laf kalabalığı yapmadığımızı ortaya koyalım.
Yerel seçimlere her ne kadar çok zaman var gibi gözükse de. Günler su gibi akıp gidiyor. Doğal olarak belediye başkanı sıfatına sahip olmak isteyen adaylar ya da bu statüsünü sürdürmek isteyen mevcut belediye başkanları çalışmalarını projelerini kamuoyu ile paylaşıyorlar. Eleştirileri okuyorum. Bazı felaket senaryolarını da. Eğer yapılan muhalefetin etkili ve akılda kalır olması isteniyorsa alternatif projeleri ortaya koymak gerekiyor. Bu nazım imar planı içinde, kent meydanı içinde, rekreasyon projeleri içinde böyle.
Bana göre muhalefet partileri ne zaman kendi il teşkilatları içerisinde ar-ge sistemini güçlendirir ve alternatif projeleri ile halkın karşına geçerler işte o zaman halk tarafından daha fazla desteklenir hale gelecekler.
Çok çalışmaları, mahalle mahalle gezmeleri önemli tabiki. Fakat yapılan eleştiriler sadece cümlelerde kalıyorsa. İşte o zaman iktidar partisi her zaman tahmin ettiği oyu özellikle Sakarya’da rahatlıkla alacaktır.
Bakın benim bir tavsiyem var. Eğer Kent Park Projesini yeni nazım planı ya da raylı sistemi eleştiriyorsak alternatif bir proje çalışmasını halkla paylaşmamız gerekiyor. Çünkü kabul etsek te etmesek te yapılan eleştiriler halkın bir kulağından girip bir kulağından çıkıyor. Son 10 yılın seçim sonuçlarına bakarsak bunu rahatlıkla görebiliriz.
Ben tüm siyasi partilerin bünyesinde aktif alternatif projeler üretebilen bir Ar-Ge biriminin kurulmasını tavsiye ediyorum. Çünkü hem göze hem de kulağa hitap edilmesi gerekiyor. Bakın işte o zaman hedeflenilen oy oranına çok daha rahat ulaşılacaktır. Sadece açık aramak doğru bir siyaset olmasa gerek.
Haftaya tekrar buluşmak dileğiyle…