Türkiye, 4 gün sonra tarihi bir gün yaşayacak. Milyonlarca seçmen, 14 Mayıs Pazar günü sandığa giderek görevini yerine getirecek. Öncesinde ise yurt genelinde seçim heyecanı yaşanmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı ve milletvekili adayları, mitingler düzenleyerek vatandaşlarla buluşuyor. Bu isimlerden biri de Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AK Parti Bursa 2. Bölge 1. Sıra Milletvekili Adayı olan Mustafa Varank. Aday olduğu kentte büyük bir mücadele ortaya koyan Bakan Varank, her gün yüzlerce vatandaşlarla bir araya geliyor.

Kapadokya rengi Togg ile geldi

Her programa ise yerli ve milli otomobil Togg ile katılan Varank, yoğun ilgi ve coşkuyla karşılanıyor. Bir kez daha Kapadokya rengi Togg ile İznik'e gelen Varank, meşaleler yakan vatandaşlar tarafından karşılandı.  Daha sonra Milli İrade Meydanı'nda İzniklilere hitap eden Varank, 14 Mayıs'ta bu coşkuyla ve heyecanla hizmet kervanının devam edeceğini söyledi.

"Bir kaptana ihtiyacımız var"

Varank'ın açıklamaları şu şekilde:

Türkiye çok zorlu bir coğrafyada gidiyor. Etrafımız ateş çemberi. Biz Türkiye gemisini bu dalgalı denizde, bu fırtınada ileriye götürmek için rotasından saptırmamak için bir kaptana ihtiyacımız var. Türkiye'nin hatta dünyanın en tecrübeli, en başarılı, en cesur milletiyle beraber bir kaptana ihtiyacımız var. İşte o Recep Tayyip Erdoğan.

"İktidara gelme sevdasıyla yanıp tutuşuyorlar"

Onları tarihin çöplüğüne göndereceğiz. Bu ülkede hizmet sevdası olanlar varken bizim aziz milletimiz bozgunculara, yıkım ekibine oy vermez. Onları iktidara taşımaz. Onlar, bu ülkeye kimin sevdayla tutkulu olduğunu, kimin bu memleket için çalıştığını ve kimin iş bildiğini çok iyi biliyor, onun için Allah'ın izniyle 14 Mayıs'ta doğru tercihi yapacak. Karşımızda bir yıkım ekibi var. Bunlar iktidara gelme sevdasıyla yanıp tutuşuyorlar. Öyle yanıp tutuşuyorlar ki eskiden biliyorsunuz koalisyonlar dönemi vardı. Kirli pazarlıklarla koalisyonlar kurulurdu. 'Sana iki bakanlık vereyim, üç milletvekilini transfer edeyim. Ben hükümeti kurayım, yolumu bulayım.' Hükümetler de 7 ayda, 1 yılda yıkılırdı. Sürekli seçimler yaşardık. Sürekli kaos düzeni yaşardık. Şimdi bu yıkım ekibi var ya bu yedili koalisyon var ya o eski Türkiye'yi gündeme getirmeye çalışıyor.

"Ne zaman yatırımlar yapmaya çalışsak, bizim karşımıza hep birileri dikildi"

Aslında baktığınızda biz 21 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde hep taş üstüne taş koymanın derdinde olduk, yatırımların derdinde olduk, projelerin derdinde olduk ama biz ne zaman iyi bir iş yapmaya kalksak, biz ne zaman yol yürümeye çalışsak, biz ne zaman yatırımlar yapmaya çalışsak, bizim karşımıza hep birileri dikildi. Biz 'ak' dedik, onlar 'kara' dedi. Biz 'doğru' dedik, onlar 'yanlış' dedi. Biz 'büyük' dedik, onlar 'küçük' dedi. Biz ne yapmak istesek karşımıza dikildiler.

"Kılıçdaroğlu'ndan cesaret alarak söylüyorlar"

PKK'yla pazarlık yapıyorlar. FETÖ'yle pazarlık yapıyorlar. PKK'nın sözde liderleri her gün açıklama yapıyor. Diyorlar ki '14 Mayıs'tan sonra biz hapishanedeki arkadaşlarımızın hepsini dışarı çıkaracağız.' Diyorlar ki '14 Mayıs'tan sonra Türkiye'de özerkliği getireceğiz.' Diyorlar ki 14 Mayıs'tan sonra bu ülkede farklı bir sabaha uyanacağız.' Şimdi bunları kimden cesaret alarak söylüyorlar? Kılıçdaroğlu'ndan cesaret alarak söylüyorlar. Kandil'dekiler diyor ki '14 Mayıs'tan sonra hapishanedeki arkadaşlarımızı çıkaracağız.' Kılıçdaroğlu diyor ki 'Eğer Selahattin Demirtaş hapisten çıksın istiyorsanız bize oy verin.' O PKK'lılar diyor ki '14 Mayıs'ta Recep Tayyip Erdoğan tekrar kazanırsa biz Kandil'de mahvoluruz diyor.' Burada Kılıçdaroğlu ne diyor? 'Ben Kuzey Irak'a asker gönderilmesine karşıyım. Buradaki tezkereye hayır oyu vereceğim' diyor. '14 Mayıs'tan sonra özerkliği biz getireceğiz' diyor. İşte bunlar aslında kucak kucağa. Bu kirli pazarlıkları yapıyorlar. Bizim aziz milletimiz terör örgütlerinin bu ülkede sesinin çıkmasına müsaade eder mi?

"Cumhurbaşkanı'mızın arkasında durduğunuz için karada Togg'u yürütüyoruz"

Siz Sayın Cumhurbaşkanı'mızın arkasında durduğunuz için karada Togg'u yürütüyoruz. Denizde TCG Anadolu'yu yüzdürüyoruz. Havada Kızılelma'yı uçuruyoruz. Uzaya İMECE uydusunu gönderiyoruz. Bunların hepsi birer başarı ama bu başarılar kendi kendine gelmiyor. Sağlam bir irade lazım. Adam gibi adam lazım. Onun arkasında da dimdik duran aziz bir millet lazım. Bunu yaptığımızda işte Türkiye'nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. İnşallah 14 Mayıs'tan sonra yolumuza devam edeceğiz.

HABER MERKEZİ