Daire, zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin yürürlüğe girmesinden önce açılan bir davanın, arabuluculuk sürecine başvurulmadığı gerekçesiyle usulden reddedilemeyeceğine hükmetti.
Karar Resmi Gazete’de yayımlandı
4 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/300 esas ve 2023/1212 karar sayılı dosyasına ilişkin verildi.
Uyuşmazlık, bir sigorta şirketinin ödediği hasar bedelini apartmandaki kat maliklerinden rücuen tahsil etmek istemesi üzerine başladı.
Ankara’nın Keçiören ilçesindeki bir dairede 29 Ocak 2020 tarihinde su hasarı meydana geldi. Sigorta şirketi, binanın ortak giderindeki tıkanma nedeniyle geri tepen suların sigortalının dairesine ulaştığını ve bu nedenle 10 bin 720 TL tazminat ödediğini belirtti.
Mahkeme davayı usulden reddetti
Sigorta şirketi, ödediği bedelin tahsili için icra takibi başlattı. Borçluların takibe itiraz etmesinin ardından şirket; itirazların iptali, duran takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle dava açtı.
Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davayı usulden reddetti. Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, dosyanın kanun yararına temyiz edilmesini istedi.
1 Eylül 2023 tarihine dikkat çekildi
Dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının 7445 sayılı Kanun ile dava şartı haline getirildiğini hatırlattı.
Ancak söz konusu düzenlemenin 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girdiğine dikkat çekildi.
Somut davanın ise 11 Ağustos 2022’de açıldığı belirlendi. Yargıtay, dava tarihinde kat mülkiyeti uyuşmazlıkları açısından zorunlu arabuluculuk şartının bulunmadığını kaydetti.
Bu nedenle davanın arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedildi.
Karar kanun yararına bozuldu
Yargıtay ayrıca görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve taraflar ileri sürmese dahi mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Daire, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini kabul ederek Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını “sonuca etkili olmamak üzere” kanun yararına bozdu.
Kararın 8 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle alındığı bildirildi.




