Alerjik hastalıkların son yıllarda ciddi oranda arttığını ifade eden Gökırmak, “20 yıl önce toplumda yüzde 5 oranında görülen alerjik hastalıklar bugün yüzde 30’lara yaklaşmış durumda. Bu tablo artık çağımızın sessiz pandemisi olarak değerlendiriliyor” dedi.

“Hava Kirliliği ve Yaşam Alışkanlıkları Etkili”

Alerjik hastalıkların artışında birçok çevresel faktörün etkili olduğunu belirten Gökırmak, genetik yatkınlığın yanı sıra değişen yaşam koşullarının da risk oluşturduğunu söyledi.

Gökırmak, “Hava kirliliği, egzoz dumanları, küresel ısınma, artan polen ve küf yükü alerjik hastalıkları artırıyor. Bunun yanında işlenmiş gıdalar, deterjanlar, oda kokuları ve kronik stres de önemli etkenler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Bahar Alerjilerinde En Sık Görülen Belirtiler

Özellikle ilkbahar döneminde polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte şikâyetlerin belirgin hale geldiğini belirten uzman doktor, en sık görülen belirtileri şöyle sıraladı:

  • Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı
  • Burun akıntısı
  • Burun tıkanıklığı
  • Sık hapşırık

Dr. Gökırmak, bu şikâyetleri yaşayan vatandaşların belirtiler başlamadan yaklaşık iki hafta önce doktor kontrolünde tedaviye başlamasının önemli olduğunu söyledi.

“İhmal Edilirse Astıma Dönüşebilir”

Alerjik rahatsızlıkların hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Gökırmak, tedavi edilmeyen vakalarda astım gelişme riskinin bulunduğunu belirtti.

Gökırmak, “Tedavi edilmeyen alerjik rahatsızlıkların yaklaşık yüzde 40’ında astım gelişebiliyor. Özellikle çocuklarda gece burun tıkanıklığı nedeniyle ağız açık uyuma sonucu damak ve diş problemleri oluşabiliyor” dedi.

Polen Saatlerine Dikkat

Vatandaşlara günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken konularda da uyarılarda bulunan Gökırmak, polen yoğunluğunun sabah saatlerinde daha yüksek olduğunu belirtti.

Uzman doktor, “Sabah 05.00 ile 10.00 saatleri arasında dışarıda daha az vakit geçirilmesini öneriyoruz. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması önemli” diye konuştu.

“Alerji Geçici Değil, Kronik Hastalıktır”

Alerjik hastalıkların geçici rahatsızlık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak, “Alerjik hastalıkları bağışıklık sisteminin iyi yönetilmesi gereken kronik hastalıklar olarak değerlendirmek gerekir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BASIN BÜLTENİ