Özcan ifadesinde, “İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı” dedi.
“Ben Bu Şirketlerin Hiçbir Kademesinde Görevli Değilim”
İfadesinde vakfın kuruluş sürecine de değinen Özcan, Bolu’yu Seviyorum Vakfı’nın (BOLSEV) mahkeme kararıyla kurulduğunu belirterek, vakfın iştiraklerinden olan şirketlerde yönetici olmadığını söyledi.
“Bolu Bel A.Ş. yüzde 100 belediyeye ait bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim” diyen Özcan, vakfın amacının ihtiyaç sahibi ailelere, öğrencilere, engellilere ve yatalak hastalara yardım etmek olduğunu, nihai hedefin ise büyük bir huzurevi yapmak olduğunu ifade etti.
Bilboardlar aracılığıyla kamuoyuna çağrıda bulunduğunu belirten Özcan, Bolu’nun önde gelen iş insanlarından ve hayırseverlerden vakfa destek talep ettiğini kaydetti.
“Zorla Reklam Sözleşmesi İstemedim”
Market temsilcileriyle yapılan toplantının vakfa bağış toplamak amacıyla düzenlendiğini söyleyen Özcan, toplantıda herhangi bir baskı ya da zorlamada bulunmadığını öne sürdü.
“‘Bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da… vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Avukatım, böyle bir ifadeyi bu kadar kişinin bulunduğu bir ortamda kullanmayacak bilgiye sahibim” diyen Özcan, reklam konusunun market yetkililerinin önerisiyle gündeme geldiğini savundu.
Toplantı günü herhangi bir yazılı reklam sözleşmesi teklifinin sunulmadığını belirten Özcan, kimsenin olumlu ya da olumsuz bir cevap vermediğini dile getirdi.
“Açıkça Yardım İsterim”
Yardım taleplerini açıkça dile getirdiğini ifade eden Özcan, SMA hastası bir bebek için yürütülen kampanyaya da değinerek, “Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Sadece kendi vakfımız için değil, Bolu’nun yararına olan her şey için yardım talep ederim” dedi.
Toplantı sonrası hatıra fotoğrafı çekildiğine ilişkin iddialara da değinen Özcan, “Gerçek bir icbar söz konusu olsaydı toplantı sonrasında fotoğraf çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu” ifadelerini kullandı.
“10 Bin TL’lik Sözleşme Yapmak İstemezdim”
Bazı büyük zincir marketlerle ilgili iddialara da yanıt veren Özcan, bu firmalarla doğrudan bir görüşmesi olmadığını savundu. Büyük firmalar için 10 bin TL’lik bir reklam sözleşmesi yapmak istemeyeceğini belirten Özcan, vakfa yapılan yardımlar nedeniyle teşekkür videosu çektiğini söyledi.
Gözaltı süreci nedeniyle vakfın burs ödemelerinde aksama yaşanabileceğini ifade eden Özcan, “İhtiyaç sahibi öğrencilere bursların yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum” dedi.
Soruşturma süreci devam ederken, yargının vereceği karar kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.





