Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), bilim dünyasındaki gelişmeleri ve akademik fırsatları ele alan önemli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. SUBÜ Konuşmaları'nın 128'inci konuğu, Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Asli Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ersöz oldu.
“Bilimden Dünyaya; Uluslararası Projeler ve Fırsatlar” başlığıyla gerçekleştirilen ve YouTube üzerinden canlı yayınlanan programın moderatörlüğünü SUBÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Keziban Atacan üstlendi.
Söyleşide bilimsel araştırmaların planlanmasından uluslararası burs ve proje fırsatlarına, yapay zekânın akademide kullanımından disiplinler arası çalışmalara kadar birçok konu ele alındı.
“EN BÜYÜK PROBLEM ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ”
Türk akademisyenlerin ve öğrencilerin uluslararası bilim ortamlarında daha aktif olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Ersöz, yabancı dil ve özgüven eksikliğinin aşılmasının önemine dikkat çekti.
Ersöz, “Bilimin en temel unsurlarından biri iletişimdir. Kendinizi geliştirirken ortak iletişim dili olan yabancı dil konusundaki eksikliklerinizi mutlaka kapatmanız gerekir. Türk akademisyenleri ve öğrencileri arasında gördüğümüz en büyük problemlerden biri özgüven eksikliğidir. Bu çekinceleri aşıp uluslararası ortamlarda yer almamız şarttır” ifadelerini kullandı.
Farklı ülkelerden akademisyenlerle kurulacak iletişim ağlarının bilimsel üretkenliği artıracağını vurgulayan Ersöz, uluslararası seminerlerin ve ortak çalışmaların araştırmacılara önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA “5N 3K” KURALI
Başarılı bir bilimsel araştırmanın doğru gözlem ve sorularla başladığını ifade eden Ersöz, proje hazırlama süreçlerinde “5N 3K” yaklaşımının önemine değindi.
Araştırmacıların bir çalışmaya başlamadan önce ne, neden, nerede, nasıl, ne zaman, kime, kiminle ve kaç paraya sorularını yanıtlaması gerektiğini belirten Ersöz, bilimsel projelerin amacının, bütçesinin ve hangi ihtiyaca karşılık vereceğinin önceden belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Ersöz, araştırmaların güçlü bir hipoteze dayanmasının, tekrarlanabilir olmasının ve bilimsel literatürdeki bir eksikliği gidermesinin önem taşıdığını dile getirdi.
ÖĞRENCİLERE ULUSLARARASI BURS ÇAĞRISI
Lisans ve lisansüstü öğrencilerine uluslararası proje ve burs programlarını yakından takip etmeleri tavsiyesinde bulunan Ersöz, TÜBİTAK desteklerinin bilimsel araştırma kültürü kazanılması açısından önemli olduğunu vurguladı.
Özellikle lisans öğrencilerine yönelik TÜBİTAK 2209 programlarının araştırma deneyimi kazanmak için önemli bir başlangıç olduğunu belirten Ersöz, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yalnızca Türkiye'deki burs programlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği'nin Marie Skłodowska-Curie Doktora Ağları ve COFUND programlarına dikkat çeken Ersöz, öğrencilerin Euraxess, Academic Positions, Jobs.ac.uk ve LinkedIn gibi platformlardaki akademik fırsatları düzenli olarak incelemelerini önerdi.
“BİLİM ARTIK DİSİPLİNLER ARASI ÇALIŞMAYI GEREKTİRİYOR”
Günümüzde bilimsel araştırmaların farklı disiplinlerin ortak katkısıyla ilerlediğini belirten Ersöz, tek bir uzmanlık alanıyla yürütülen çalışmaların yerini çok disiplinli araştırmaların aldığını söyledi.
Kimya alanında geliştirilen iki boyutlu malzemelerin enerji ve elektronik uygulamalara dönüştürülmesinde fizik, elektronik ve bilgisayar mühendisliği gibi farklı alanların birlikte çalışması gerektiğini anlatan Ersöz, makine öğrenimi ve bilgisayar destekli yöntemlerin bilimsel üretimde giderek daha önemli hale geldiğini kaydetti.
SOSYAL BİLİMLER İÇİN DE BÜYÜK FIRSATLAR VAR
Uluslararası proje desteklerinin yalnızca fen ve sağlık bilimleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Ersöz, sosyal bilimler alanında da önemli fon kaynakları bulunduğunu belirtti.
Avrupa Birliği programlarında kültürel miras, ekonomi, politika, sosyoloji ve psikoloji alanlarında proje fırsatları sunulduğunu ifade eden Ersöz, kültürel değerlerin dijital teknolojiler ve yapay zekâ yardımıyla gelecek nesillere aktarılmasının da önemli bir araştırma konusu olabileceğini söyledi.
Sosyal bilimler alanındaki akademisyenlerin uluslararası iş birliklerine daha fazla yönelmesi gerektiğini dile getirdi.
YAPAY ZEKÂ İÇİN KRİTİK UYARI: “ASİSTANINIZ OLMALI”
Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekânın bilimsel araştırmalarda kullanımı oldu.
Yapay zekâ ve makine öğreniminin araştırma süreçlerini hızlandırdığını belirten Ersöz, bu teknolojilerin araştırmacıların yerini almaması gerektiğini vurguladı.
Ersöz, “Yapay zekâ sizin bir asistanınızdır. İşinizi hızlandırır ve kolaylaştırır ama çıktılarını mutlaka kendi süzgecinizden geçirip kontrol etmelisiniz” dedi.
Yapay zekânın özellikle laboratuvar çalışmalarında zaman kazandırabildiğini ancak elde edilen sonuçların bilimsel denetimden geçirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
GENÇ ARAŞTIRMACILARA COST VE UFUK AVRUPA TAVSİYESİ
Programın son bölümünde genç araştırmacılara uluslararası bilim ağlarına katılmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Ersöz, COST (Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği) programlarının akademik bağlantılar kurmak açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Marie Skłodowska-Curie Personel Değişimi programları ile TÜBİTAK Ufuk Avrupa çağrılarının da takip edilmesi gerektiğini belirten Ersöz, araştırmacıların uluslararası projelerde görev alarak hem akademik deneyimlerini hem de bilimsel iş birliklerini geliştirebileceklerini ifade etti.
SUBÜ Konuşmaları'nın 128'inci programı, bilimsel araştırmalarda uluslararası iş birliğinin önemi ve akademisyenlerin küresel fırsatlardan yararlanmasına yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.



