Havaların soğumaya başlaması ile birlikte bitkisel ve doğal ürünlere olan ilgi her geçen gün artıyor. Ancak doğal olarak tüketilen her ürünün faydalı ve zararsız olduğu düşüncesi gerçeği yansıtmıyor. Bilinçsiz ve kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler, özellikle ilaçlarla birlikte tüketildiğinde çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Konu ile ilgili sitemize özel açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Yasin Çakıl, doğal olan her ürünün güvenli olmadığını vurgulayarak çeşitli uyarılarda bulundu.
HEPSİ FAYDALI DEĞİL
Halk arasında “doğal” kelimesi güvenli ve faydalı olarak algılansa da doğal olan her ürün güvenli veya faydalı olmadığını belirten Çakıl, “Doğada bulunan bazı bitkilerden oldukça güçlü ve toksik maddeler elde edilebiliyor. Bu nedenle “bitkisel” olarak ifade ettiğimiz her ürünün mutlaka bize fayda sağlayacağını ya da sağlığımıza katkıda bulunacağını düşünmek doğru değil. Bitkisel ürünlerin arasında vücudumuza çeşitli şekillerde zarar verebilecek ürünler de bulunabiliyor. Bunlar yalnızca fiziksel olarak değil, sinir sistemi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabilir; sersemlik, uyku hali, dikkat ve koordinasyon bozukluğu gibi nörolojik sorunlara yol açabilir. Bazı ürünler ise alerjik reaksiyonlara veya daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.” dedi.
DOZ AYARLANMALI
Bitkisel ürünlerde kullanılan dozun büyük önem taşıdığını belirten Çakıl, “İlaçların belirli bir dozu vardır ve bu doz ambalajının üzerinde açıkça belirtilir. Her bir tabletin ya da kapsülün içerisinde ne kadar etkin madde bulunduğu bellidir. Bu nedenle ilacı kullanan kişi, ne kadar madde aldığını ve hangi dozda kullanması gerektiğini bilir. Ancak doğadaki bitkisel ürünlerde aynı standarttan söz etmek her zaman mümkün değildir. Bir bitkinin içerdiği etkin maddelerin miktarı; bitkinin yetiştiği coğrafyaya, iklim koşullarına, toprağın yapısına, topraktan aldığı minerallere, ne zaman toplandığına ve nasıl işlendiğine kadar pek çok faktöre bağlı olarak değişebilir. Aynı isimle satılan iki farklı bitkisel ürünün bile içerdiği etken madde miktarı birbirinden farklı olabilir.” şeklinde konuştu.
DENGEYİ BOZABİLİR
Doğal ürünlerin etkisinin genellikle karaciğer ve böbrekler üzerinde ortaya çıktığını vurgulayan Çakıl “Karaciğer, adeta vücudun laboratuvarı gibi çalışıyor. Vücuda alınan birçok maddenin işlenmesi, parçalanması ve zararlı maddelerin etkisiz hâle getirilmesi süreçlerinde önemli bir rol oynuyor. Böbrekler de bu maddelerin ve metabolizma sonucu oluşan atıkların vücuttan uzaklaştırılmasında görev yapıyor. Dolayısıyla karaciğerin veya böbreklerin çalışma düzenini etkileyebilecek herhangi bir bitkisel ürün, kullandığımız ilaçların vücuttaki etkisini de değiştirebilir. Bazı bitkisel ürünler ilaçların etkisini azaltabilirken, bazıları ise ilaçların vücuttaki etkisini artırabilir. Bu durum da ilacın yeterli etki göstermemesine ya da tam tersine, olması gerekenden daha güçlü etki göstererek yan etkilere neden olmasına yol açabilir.” dedi.
RİSK ALTINDA
Özellikle karaciğer veya böbrek hastalığı bulunanlar ile kronik rahatsızlığı olan kişiler bu ürünleri kullanırken daha fazla risk altında.” diyen Çakıl, “Bitkisel ürünlerin yan etkileri de daha çok karaciğer ve böbrekler üzerinde görülebilir. Bunun yanı sıra ciddi alerjik reaksiyonlara ve ciltte döküntülere neden olabilir. Bazı durumlarda anafilaksi olarak adlandırılan, hayati tehlikeye yol açabilecek çok ciddi alerjik reaksiyonlar da gelişebilir. Ayrıca sersemlik, uyku hali ve çeşitli nörolojik problemlere de neden olabilir. Bu nedenle her sağlık sorununun çözümünü aktarlarda ya da bitkisel ürünlerde aramamak gerekiyor. Modern tıp ön planda tutulmalı, bitkisel ürünler ise gerektiğinde yalnızca destek amacıyla değerlendirilmelidir. “Modern tıp dışında her şeyi bitkilerle halledebilirim” düşüncesi doğru olmadığı gibi, kişinin sağlığı açısından ciddi riskler de oluşturabilir.” şeklinde konuştu.
AŞIMA YOL AÇABİLİR
Çakıl, “Burada en önemli konulardan biri de doz. Örneğin bir bardak bitki çayı içip kendini iyi hisseden bir kişinin, “Üç bardak içersem daha fazla fayda görürüm” diye düşünmesi doğru değil. Çünkü alınan miktar arttıkça istenmeyen etkilerin ortaya çıkma ihtimali de artabilir. Modern tıpta ilaçların dozu, olası yan etkileri ve kişinin mevcut hastalıkları dikkate alınarak tedavi planlanıyor. Ancak bitkisel ürünlerde “bir tutam”, “bir kaşık” gibi ölçüler kişiden kişiye değişebiliyor. Bir kişinin kullandığı miktarla başka bir kişinin kullandığı miktar aynı olmayabilir ve bu durum farkında olmadan doz aşımına yol açabilir.” ifadelerini kullandı.
KONTROLLÜ KULLANILMALI
Doğal ürünleri kullanırken kişinin mevcut sağlık durumunun dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Çakıl, “Kullanılan bitkisel ürünün mevcut ilaçlarla nasıl etkileşime gireceği de her zaman bilinmeyebilir. Örneğin bazı bitkisel ürünlerin kanama riskini artırabilecek etkileri olabilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bir kişide bu durum ciddi sorunlara, hatta mide-bağırsak kanaması gibi önemli sağlık problemlerine yol açabilir. Bunun yanında gaz, şişkinlik, karın ağrısı, ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemi sorunları da ortaya çıkabilir. Bu nedenle bitkisel ürünlerin de bilinçli, kontrollü ve kişinin mevcut sağlık durumu dikkate alınarak kullanılması gerekiyor.” dedi.




