Yiğit, şiddetin hiçbir gerekçeyle kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, destek almak isteyen herkesin devletin sunduğu hizmetlerden yararlanabileceğini söyledi.
Toplumda şiddet denildiğinde çoğunlukla kadınların yaşadığı mağduriyetlerin gündeme geldiğini belirten Sakarya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Vekili Lütfiye Yiğit, erkeklerin de aile içinde farklı şiddet türleriyle karşı karşıya kalabildiğini ifade etti.
Yeni Sakarya Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Yiğit, şiddetin cinsiyet ayrımı yapılmadan ele alınması gereken bir insan hakları ihlali olduğunu belirterek, “Şiddet yalnızca kadınların değil, erkeklerin de karşı karşıya kalabildiği bir sorundur” dedi.
Erkekler de Destek Hizmetlerinden Yararlanabiliyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sunulan hizmetlerin şiddete maruz kalan tüm bireyleri kapsadığını belirten Yiğit, erkeklerin de gerekli durumlarda destek alabileceğini söyledi.
Yiğit, “Şiddet, cinsiyeti ne olursa olsun kabul edilemez bir insan hakları ihlalidir. Aile içi şiddete maruz kalan erkekler de İl Müdürlüğümüz, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ve Sosyal Hizmet Merkezlerimize başvurarak psikososyal destek, danışmanlık, rehberlik, ilgili kurumlara yönlendirme ve hukuki süreçler hakkında bilgilendirme hizmetlerinden yararlanabilir” ifadelerini kullandı.
Amaçlarının şiddete maruz kalan her bireyin kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunu belirten Yiğit, ihtiyaç duyulan desteğe en kısa sürede ulaşılmasının önemine dikkat çekti.
“Erkekler Yaşadıkları Şiddeti Dile Getirmekte Çekinebiliyor”
Erkeklerin şiddet karşısında destek talep etmesinin önünde toplumsal önyargıların bulunduğunu ifade eden Yiğit, bu durumun başvuru sayılarına da yansıdığını söyledi.
Sakarya’da zaman zaman şiddete maruz kalan erkeklerden de başvuru aldıklarını belirten Yiğit, “Ancak bu başvurular kadınlara yönelik başvurulara kıyasla oldukça düşük düzeydedir. İlimizde hizmet alan kişiler içerisinde erkeklerin oranı yaklaşık yüzde 9 civarındadır” dedi.
Bazı erkeklerin yaşadıkları şiddeti anlatmakta veya yardım istemekte zorlanabildiğini ifade eden Yiğit, “Oysa şiddet kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin kabul edilemez. Destek istemek bir zayıflık değil, sorunu çözmeye yönelik önemli ve cesur bir adımdır” diye konuştu.

Aile İçi Şiddet Sadece Eşler Arasında Yaşanmıyor
Aile içi şiddetin yalnızca eşler arasında yaşandığı yönündeki algının doğru olmadığını vurgulayan Yiğit, aile bireyleri arasındaki farklı şiddet vakalarının da hizmet kapsamına alındığını söyledi.
6284 Sayılı Kanun’un aile içi şiddete maruz kalan tüm bireyleri korumayı amaçladığını belirten Yiğit, “Şiddet gören erkek denildiğinde çoğu zaman sadece eşler arasındaki şiddet akla geliyor. Oysa aile içi şiddet; kardeşler arasında, baba ile oğul arasında ya da diğer aile bireyleri arasında da yaşanabiliyor” ifadelerini kullandı.
Erkek başvurularında en sık psikolojik ve duygusal şiddet, ekonomik şiddet ve zaman zaman fiziksel şiddet iddialarıyla karşılaşıldığını belirten Yiğit, her başvurunun kendi özel koşulları içinde değerlendirildiğini söyledi.
Şiddeti Önlemeye Yönelik Çalışmalar Sürüyor
Şiddetle mücadelenin yalnızca mağduru korumaktan ibaret olmadığını belirten Yiğit, şiddetin tekrarını önlemeye yönelik çalışmaların da yürütüldüğünü ifade etti.
6284 Sayılı Kanun kapsamında hakkında tedbir kararı bulunan kişilere yönelik çeşitli eğitim ve rehabilitasyon programları uygulandığını belirten Yiğit, bu çalışmaların amacının bireylerin davranışlarında olumlu değişim oluşturmak olduğunu söyledi.
Programlarda öfke kontrolü, stresle başa çıkma, etkili iletişim, çatışma çözme ve şiddeti önlemeye yönelik farkındalık konularında çalışmalar yapıldığını aktaran Yiğit, sağlıklı iletişim becerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yeni Projeler Hayata Geçirilecek
Sakarya Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı kapsamında yeni projelerin hazırlanacağını belirten Yiğit, erkeklerin ve gençlerin sürece daha aktif katılımını sağlamaya yönelik çalışmalar yapılacağını söyledi.
Yiğit, “Erkeklerin ve gençlerin sürece aktif katılımını sağlayacak eğitimler, farkındalık programları, atölye çalışmaları, kurumlar arası iş birlikleri ve toplum temelli faaliyetler hayata geçirilecektir” dedi.
Özellikle olumlu babalık anlayışının güçlendirilmesine yönelik etkinlikler düzenleneceğini belirten Yiğit, empati duygusunu geliştiren, şiddet içermeyen davranış modellerini destekleyen sanat, drama ve farkındalık çalışmalarının da planlandığını ifade etti.
“Şiddetle Mücadele Ortak Sorumluluktur”
Şiddetle mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının görevi olmadığını vurgulayan Yiğit, toplumun tüm kesimlerinin bu mücadelede sorumluluk taşıdığını söyledi.
Yiğit, “Şiddetin hiçbir türü kabul edilemez. Kadına, erkeğe, çocuğa, yaşlıya ya da engelli bireylere yönelik her türlü şiddetin karşısındayız” dedi.
Şiddete maruz kalan, şiddete tanık olan veya kendisinde şiddet uygulama riski olduğunu düşünen herkesin destek mekanizmalarına başvurması gerektiğini belirten Yiğit, vatandaşlara 112 Acil Çağrı Merkezi, ALO 183 Sosyal Destek Hattı ve ilgili kurumlara ulaşmaları çağrısında bulundu.
Yiğit, erken destek almanın hem bireylerin hem de toplumun geleceğini koruyan en önemli adımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.
Fotoğraf: Gülten Kuzgun





