Her zaman söylüyoruz, Sakarya iktidarın nimetlerinden yeterince faydalanamadı…
Her seçimde AK Parti’ye verilen olağanüstü desteğin karşılığını göremedi şehrimiz…
13 yıldır süren bir tek başına iktidar var…
Allah aşkına 13 yıl önceki Sakarya ile şimdinin Sakarya’sı arasından ne fark var?
Her seçim öncesi incir çekirdeğini doldurmayan birtakım vaatler duyuyoruz lakin onlar da bir türlü hayata geçirilemiyor…
2011 seçimleri öncesinde neler vaat etmişlerdi Sakarya’ya hatırlar mısınız…
Sakarya Nehri rekreasyonu, yeni bir stat, bölge adliye mahkemesi, Mollaköy’de kürek parkuru falan filan...
Hangisi yerine geldi bu sözlerin?
5 etaplı Sakarya Nehri rekreasyon projesinin sadece ilk etabı tamamlanabildi…
Ballandıra ballandıra anlatılan lakin işin özüne indiğimizde şehre aman aman bir katkı sağlamayacak olan Bölge Adliye Mahkemesi inşaatı hala devam ediyor…
Sakaryaspor’un stat inşaatı devam ediyor…
Mollaköy’e yapılacak kürek parkuruyla ilgiliyse bir icraat yok…
Peki, bunların haricinde de vaatleri yok muydu hükümetin?
Örneğin Karasu liman ve demiryolu projesi, tersaneler falan…
Yılladır bir masal gibi dinliyoruz ama ortada hiçbir şey yok…
Belediyelerin işleri desen ha keza aynı…
Hangi işe başlasalar bitmesi yılları buluyor…
Bütün bunlar olurken elimizdeki değerleri de kaybediyoruz…
TZDK kapandı, Şeker Fabrikası kapandı kapanacak, Vagon Fabrikası’nın akıbeti belirsiz…
Hızlı tren hikâyeleriyle elimizdeki Adapazarı-Haydarpaşa treni de uçup gitti…
Seneler sonra rayları yeraltına alıp treni merkeze getirmeyi akıl ettiler…
Peki, ne zaman gelir sizce tren merkeze?
3 yıl mı sürer, 5 yıl mı?
Bekle babam yaz gelsin…
Görünen o ki önümüzdeki aylarda seçimler yenilenecek…
Emin olun yukarıda saydığım projelerden bahsedecekler yeniden…
Birçoğu bitirilemeyen, çoğu yarıda kalan ve büyük bölümüne henüz hiç başlanamayan projelerden…
Ve de geçen 13 senelik iktidar dönemine ve her seçimde verilen olağanüstü desteğe rağmen…
TOÇOĞLU- İNCİ SEVGİSİ BİR KALPTE BİRLEŞİR Mİ?
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ile Hendek Belediye Başkanı Ali İnci sürekli olarak karşı karşıya getirilen iki isimdir partide…
Tatlı tatlı atışmalarına da şahit olursunuz zaman zaman, kapalı kapılar ardından sert tartışmalarına da…
Genelde Başkan Toçoğlu’na yakın olanlar Ali İnci’den pek hazzetmez…
Aynı şekilde Ali İnci’yle arası iyi olanlar da Toçoğlu’na mesafeli yaklaşır…
İşin özü birine aşırı muhabbeti olan, diğerini çok da fazla sevmez…
Oysa bendeniz Zeki Toçoğlu ve Ali İnci sevgisinin bir kalpte birleşebileceğinin en somut örneğiyim…
Her iki başkana da ayrı bir sevgim ve muhabbetim vardır…
İkisinin de farklı ve kendine has özellikleri olduğunu yazar dururum senelerdir…
Zeki Toçoğlu’nun partiye ağabeylik yapma anlamında artısının daha fazla olduğunu, gel gelelim Ali İnci’nin de belediyecilik anlamında eline kimsenin su dökemeyeceğini savunurum…
Şimdi biri Büyükşehir’in başında, diğeri de milletvekili…
Ama her zaman ve zeminde mukayese edilmeye devam ediyorlar…
Tatlı bir rekabetin kimseye bir zararı olmaz…
Lakin dizginlenemeyen hırs ve ihtiraslar bu iki ismin yanı sıra partiye de büyük zarar verir…
Hele ki yeni bir seçim kapıdayken…
Bilmem anlatabildim mi…
ŞİKÂYET KUTUSU
………….
HENDEK KART 54 BÜROSU İSTİYOR
T.C. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileri ulaşım konusunda bir dizi sıkıntısını dile getiriyor bir süredir... ODTÜ URAP sıralamasına göre alanında en iyi ikinci olan ve Hendek İlçesi’nde bulunan bu fakülte ile ilgili isteklere daha fazla kayıtsız kalınmamalı... Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocukları yetiştirecek olan öğretmenleri yetiştiren bu okula herkes sahip çıkmalı ve sorunları çözmeli... Kaldı ki bu sorunlar sadece Eğitim Fakültesi’nin değil ilçede bulunan Hendek Meslek Yüksek Okulu’nun, Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün yani 5 bin civarında öğrencinin sorunu… Buna yörede bulunan diğer öğrencileri de eklersek bu sayı artıyor... Öğrenciler özellikle ulaşım konusunda Kart 54’ten yana dertli... İlçede dolum merkezi olmasına rağmen diğer işlemlerin yapıldığı bir merkez bulunmuyor... Yani öğrenci kartı almak, kullanım süresi dolan kartların süresini uzatmak gibi işlemleri yapabilecek bir merkez yok... Bunun için öğrencilerin Adapazarı’na gelmesi ve Yeni Camii’de bulunan merkeze ya da Esentepe’de bulunan ana kampüse gitmesi gerekiyor... Ülkenin dört bir yanından gelen ve ilimizi yeterince tanımayan öğrenciler için bu durum sıkıntıya neden oluyor... Ayrıca sadece öğrenciler değil Hendek’ten Adapazarı’na gidip gelen ve Kart 54 kullanan lise öğrencileri var, öğretmenler var, diğer meslek grupları var... Bunlar için de bu durum bir sıkıntı... Benzer istekler nedeniyle üniversiteye bir dönem geçici bir merkez kurulmuş ancak bu yeterli olmamış… Bunun kalıcı olması lazım… İşin özü Hendek’e her türlü Kart 54 işleminin yapılabildiği bir merkez okullar açılmadan acilen kurulmalı… Okullar da 28 Eylül’de açılıyor…
KURALLAR ÇİĞNENMEK İÇİNDİR (!)
Kuralı koyuyorsun ama denetim yapmıyorsun… Böyle olunca da koyduğun kural hiçbir işe yaramıyor… Örneğin esnafın kaldırım işgaline yönelik başlatılan “Şehrime sahip çıkıyorum” projesi hayli yerinde bir projeydi… Bir zaman sıkı da denetim yapıldı ancak bugünlerde eski günlere dönüldü… Kaldırımlarda adeta yürüyecek yer bulamıyorsunuz… Bir başka örnek Çark Caddesi’ndeki bisiklet ve motosiklet yasağı… Kurala göre Çark Caddesi’nden bisiklet veya motosiklet üstünde geçemezsin… Allah aşkına çıkıp bir dolaşın caddede… Bisikletliler, hatta yanınızdan jet hızıyla geçen motosikletliler çarpmasın diye yürürken zigzaglar yapmak zorunda kalıyorsunuz… Bir de Gar Meydanı’nın hemen yanındaki meşhur manzara var… Yolun başında “Sadece toplu taşıma araçları kullanabilir” denmesine karşılık araç sürücüleri gönül rahatlığıyla bu yolu kullanabiliyor… Bir kural koyuyorsanız ve koyduğunuz bu kural şehrin ve insanların menfaatineyse takibini ve denetimini de yapıverin bir zahmet…