2025 yılı, ABD’de Donald Trump’ın ikinci kez başkanlık koltuğuna oturmasının ardından dile getirdiği tarife politikalarının küresel ticareti olumsuz etkileyebileceği endişeleriyle başladı. Çelik, alüminyum ve bakır gibi otomotiv sektörünün temel girdilerine yönelik gümrük vergileri, maliyet baskılarını artırdı. İthal otomobil ve otomobil parçalarına getirilen yüzde 25’lik gümrük vergileri de sektördeki belirsizliği derinleştirdi.
Bu süreçte Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin jeopolitik risklerin devam etmesi ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar da otomotiv hisselerinin seyrini etkiledi. Artan girdi maliyetleri ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler, borsada işlem gören otomotiv şirketlerinin hisse performanslarında dalgalanmalara yol açtı.
Tofaş Zirvede, TürkTraktör En Sert Düşüşü Yaşadı
Geçen yıl Borsa İstanbul’da işlem gören 8 otomotiv şirketinden 4’ü yatırımcısına kazandırırken, 4 şirket yılı kayıpla tamamladı. Hisseleri en fazla değer kazanan otomotiv şirketi yüzde 29,09 artışla Tofaş oldu. Tofaş’ın performansında, Stellantis Türkiye operasyonlarının devralınmasına Rekabet Kurulu tarafından onay verilmesi etkili oldu. Bu anlaşmayla Tofaş, Peugeot, Citroën, Opel ve DS markalarının Türkiye’deki ithalat ve satış faaliyetlerini üstlendi.
Tofaş’ı yüzde 10,15 artışla Doğuş Otomotiv, yüzde 7,13 ile Ford Otosan izledi. Otokar hisseleri ise yılı yüzde 0,31’lik sınırlı bir artışla tamamladı.
Öte yandan, geçen yıl hisseleri en fazla değer kaybeden şirket yüzde 26,36 düşüşle TürkTraktör oldu. TürkTraktör’ü yüzde 24,03 ile Karsan Otomotiv, yüzde 15,20 ile Tümosan ve yüzde 10,73 ile Anadolu Isuzu takip etti.
Piyasa Değerinde Lider Ford Otosan
Halka açık otomotiv şirketleri arasında en yüksek piyasa değerine sahip şirket Ford Otosan oldu. Şirket, yılı yaklaşık 325,1 milyar lira piyasa değeriyle tamamladı. Ford Otosan’ı 123,5 milyar lira ile Tofaş ve 58,3 milyar lira ile Otokar izledi.
Otomotiv sektöründe geçen yıl yaşanan bu tablo, küresel ticaret politikaları, artan maliyetler ve jeopolitik risklerin etkisiyle sektör hisselerinin borsada “düşük viteste” ilerlediğini ortaya koydu. Sektör temsilcileri ve yatırımcılar, yeni dönemde küresel gelişmeler ve iç piyasadaki talep koşullarını yakından izlemeye devam ediyor.





