Karataş, uluslararası siyasetin yalnızca kamuoyuna yansıyan açıklamalarla değil, görünmeyen diplomasi masalarında şekillendiğini belirterek, dünyada yeni bir güç dengesi oluştuğunu ifade etti.

“Bugün televizyon ekranlarına bakanlar yalnızca krizleri görüyor; oysa satır aralarını okuyanlar, çok daha büyük bir dönüşümün ayak seslerini duyuyor” ifadelerini kullanan Karataş, devletlerin kararlarını duygularla değil, çıkarlarla aldığını vurguladı.

Yazısında enerji hatları, Karadeniz güvenliği, Orta Doğu’daki gelişmeler, Kafkasya dengeleri, terörle mücadele ve Çin’in yükselişi gibi başlıkların ülkeleri yeni iş birliklerine yöneltebileceğini dile getiren Karataş, stratejik ortaklığın her konuda aynı fikirde olmak anlamına gelmediğini belirtti.

Türkiye’nin jeopolitik konumuna da dikkat çeken Karataş, Türkiye’nin yalnızca bir NATO ülkesi olmadığını; Karadeniz’in güvenliği, enerji koridorları ve Avrupa-Asya bağlantısı açısından kritik bir aktör olduğunu ifade etti.

Karataş, Amerika’nın küresel liderliğini sürdürme çabasına, Rusya’nın ise yaptırımlara rağmen jeopolitik ağırlığını koruma isteğine değinerek, iki ülkenin bazı alanlarda rekabet ederken bazı alanlarda iş birliğine yönelebileceğini kaydetti.

“Geleceğin haritası çizilirken, haritayı çizen eller görünmeyebilir” değerlendirmesinde bulunan Karataş, önümüzdeki dönemde yüksek sesle ilan edilen ittifaklardan çok, sessizce oluşturulan stratejik mutabakatların belirleyici olabileceğini yazdı.

Yazısının sonunda yeni dünya düzenindeki güç dengelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Osman Karataş, “Belki de tarih, yıllar sonra bugünü anlatırken birbirine rakip görünen güçlerin çıkar ekseninde kurduğu sessiz stratejik dengeyi anlatacaktır” ifadelerine yer verdi.

Karataş yazısını “Ne Zaman İnsan Oluruz? Devletimize Güvenmeye Devam Ettiğimizde” sözleriyle tamamladı.

FOTOĞRAF: SOSYAL MEDYA

Kaynak: haber merkezi