Alevi ve Bektaşi inancının akademik araştırmalarla gelecek nesillere aktarılmasını ve bu inanca dair bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi amacıyla düzenlenen 4. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri Töreni, Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, ödül töreninin çok önemli olduğunu belirterek, 'Hakikatin peşinden koşan ve kalemini, zihnini bu kadim kültüre vakfeden dostlarımızla beraberiz. Bu buluşma Aleviliğin bir inanç ve kültür hafızasının gerçek manada bilimsel temellerle aslında anlatılması için bir yol açıyor. Buradaki ödüller çok sembolik ödüller. Önemli olan burada niyet. Bizim için can olmak, beraber olmak, bir olmak... İşte bu felsefenin peşinden hep birlikte yürümek.' dedi.

Birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, geçmişten gelen ortak değerlerin bilimsel çalışmalarla daha sağlam temellere oturtulmasının önemine dikkati çeken Yazgı, bilimsel üretimin, doğru bilginin genç kuşaklara aktarılmasında en önemli unsur olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

'Bizim tarihimiz başkalarının, başka milletlerin tarihi gibi değil. Bizim tarihimiz hep acılarla, kahramanlıklarla, omuz omuza mücadelelerle dolu. Ve bunların bilimsel bir şekilde ele alınıp genç arkadaşlarımız ve deneyimli profesörlerimizin doktora, yüksek lisans tezi gibi çalışmalarıyla ortaya konması, işte tüm dünyaya gerçek manada Aleviliğin ve Bektaşiliğin anlatılmasında, anlamayanlara bir kere daha anlatılmasında çok önemli bir mücadele. Takdire şayan bir mücadele. Bu mücadelede biz Bakanlık, devlet, Başkanlığımız olarak elimizden gelen her türlü desteği sağlamaya çalışacağız.'

- 'Nerede bir can yanıyorsa, Alevi toplumu olarak kalbimiz orada atar'

AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan da etkinliğin amacının, Alevilik ve Bektaşilik alanında uluslararası akademik çalışmalar yürütecek gençleri, dünyanın farklı bölgelerinde bu alanda çalışan akademisyenlerle buluşturmak ve onlara vizyon kazandırmak olduğunu belirtti.

Etkinliğin yalnızca bir ödül töreni olmanın ötesinde, uluslararası bir Alevi akademi ağı oluşturmanın temel adımlarından biri olduğunu ifade eden Doğan, 'Bilginin, eğitim ve akademik çalışma yoluyla Alevi toplumuna sunulması zorunlu ve artık kaçınılmaz bir tarihi sorumluluktur. Federasyon olarak en temel görevimiz, Alevi inancını tanıtmak, farkındalık yaratmak, görünür kılmak ve uluslararası düzeyde yaymaktır.' diye konuştu.

Eğitime öncelik vererek üniversite öğrencilerinin barınma sorununa karşı cemevlerini açtıklarını ve lisansüstü düzeydeki burs eksikliğini gidermek amacıyla Alevilik ve Bektaşilik alanında akademisyenlere yönelik bir burs programı başlattıklarını kaydeden Doğan, '2021 yılında 8'i yüksek lisans, 4'ü doktora olmak üzere 12 lisansüstü öğrencimize burs vermeye başladık. Bugün, burslarımız sayesinde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlayan bu değerli uzmanlarımızın olması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır.' ifadelerini kullandı.

Eğitimin sadece eğitim değil, üretim, hizmet ve Alevi toplumsallaşmasını sağlayan bilinçli bir hareket olduğunu aktaran Doğan, şöyle devam etti:

'Ancak bugün ne yazık ki sadece ülkemiz değil, tüm coğrafyamız büyük bir karanlığın ve vekalet savaşlarının kıskacındadır. Bugün burada bilimi ve akademik emeği onurlandırırken, yanı başımızda yaşanan büyük acılara gözümüzü kapatmamız mümkün değildir. Orta Doğu'da süregelen savaşların bir an önce son bulması en büyük temennimizdir. Özellikle Gazze'de yaşanan ve 21. yüzyılın soykırımı olarak nitelendirdiğimiz katliamlara karşı sessiz kalmıyoruz. Masum çocukların, kadınların ve sivillerin katledilmesi insanlık onuruna indirilmiş ağır bir darbedir. Aynı şekilde, bölgesel gerilimlerin ortasında zor günler geçiren, baskı ve yaptırımlarla mücadele eden komşumuz İran halkının esenliği için de dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Bizim için mazlumun kimliği, dili veya inancı yoktur, nerede bir can yanıyorsa, Alevi toplumu olarak kalbimiz orada atar. Tarih boyunca ayrımcılık ve ötekileştirmeye maruz kalmış bir toplum olarak, bugün bölgemizde yeniden körüklenmek istenen mezhep çatışmalarına karşı son derece dikkatli olunması gerektiğini vurguluyoruz.'

En temel beklentilerini dile getiren Doğan, '2016 yılında AİHM'de kazanılan davalar sonucu verilen kararlarda olduğu gibi Cemevlerinin kültür merkezi statüsünden çıkarılarak ibadethane statüsüne kavuşturulması, bunun yasal güvence altına alınması, genel bütçeden Alevilere de adilce pay ayrılması ve dedelerimizin ve babalarımızın kamu hizmetinden faydalanmasıdır. Bizler, devletin etnik ve dinsel dayatmalardan arındırılarak, özgür ve eşit yurttaşlık temelinde yapılandırılmasını kritik önemde görüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.

Ödüllerin verilmesinin ardından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle program sona erdi.

Öte yandan, etkinliğe katılması beklenen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programa katılmadı.

Kaynak: AA