Resmî verilere göre 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki 6 Şubat depremlerinde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı ve 300 binden fazla binanın ağır hasar aldığı hatırlatılan açıklamada, adil ve kapsamlı bir yargılama sürecinin önemine dikkat çekildi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan değerlendirmede, deprem sonrası yürütülen ceza yargılamalarında özellikle zemin katlarda ve taşıyıcı sistemde yapılan müdahalelerin sıkça gündeme geldiği belirtildi. Açıklamada, taşıyıcı sistemin herhangi bir bileşenine yapılan müdahalenin yapıdaki yük aktarım zincirini değiştirdiği, sistem davranışını öngörülemez hale getirdiği ve binanın deprem karşısındaki dayanımını düşürdüğü ifade edildi.
Açıklamada, zemin katta duvar kaldırılması, asma kat eklenmesi, konsol kirişlerin kaldırılması ya da tesisat geçişleri sırasında kolon ve kirişlere verilen zararların, kolon kesmek kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Bu tür müdahalelerin yapının rijitliğini azalttığı, yük dağılımını bozduğu ve deprem kuvvetlerine karşı koyma kapasitesini düşürdüğü vurgulandı.
Özellikle zemin kat duvarlarının kaldırılmasının “yumuşak kat” oluşumuna yol açabileceğine dikkat çekilen açıklamada, bu durumun deprem enerjisinin zemin katta yoğunlaşmasına neden olabileceği ve yapının yıkım riskini artırabileceği ifade edildi. Akademik çalışmalara göre dolgu duvarların kaldırılmasıyla rijitliğin yüzde 30-40 oranında azalabildiği ve hasarın çoğunlukla zemin katta başladığı bilgisi paylaşıldı.
Dolgu duvarlarda sonradan açılan kapı, pencere ve tesisat boşluklarının da yapı dayanımını doğrudan etkilediği belirtilen açıklamada, açıklık oranının artmasıyla duvar rijitliğinin yaklaşık yüzde 50 azalabileceği ifade edildi. Ayrıca kiriş-kolon birleşimlerine yakın açılan boşlukların, yük aktarım yollarını bozarak yapısal risk oluşturduğu kaydedildi.
Asma kat uygulamalarının kısa kolon etkisi oluşturabileceği belirtilirken, kolon boyunun kısalmasının kesme kuvvetlerini artırdığı ve bu durumun deprem sırasında kırılma riskini yükselttiği ifade edildi. Konsol ve kapalı çıkmalarda kirişlerin kaldırılmasının ise sistem sürekliliğini bozarak göçme riskini artırabileceği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, tesisat ve yenileme çalışmaları sırasında kolon, kiriş ve döşemelerde açılan deliklerin kesit kaybına ve donatı hasarına yol açabileceği, bu tür müdahalelerin deprem sırasında kırılmanın başladığı kritik noktalar olabileceği ifade edildi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan yıkımın sorumlularının tespit edilmesi ve hukuki süreçlerin adil şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, benzer acıların tekrar yaşanmaması için bilimsel ve teknik gerçeklerin dikkate alınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.





