Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik daralma, vatandaşın borç yükünü her geçen gün daha da ağırlaştırırken, Türkiye genelinde icra ve iflas dosyalarındaki artış dikkat çekiyor. Özellikle kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerindeki ödeme güçlüğü, milyonlarca vatandaşı yasal takip süreciyle karşı karşıya bırakıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Adnan İlkis, yaşanan tabloyu yalnızca hukukî değil aynı zamanda toplumsal bir kriz olarak değerlendirdi.

“Her 3-4 Yetişkinden Biri Takip Kıskacında”

İcra dosyalarındaki yükselişin sosyolojik bir alarm verdiğini belirten İlkis, Adalet Bakanlığı UYAP verilerine göre icra dairelerindeki derdest dosya sayısının tarihi seviyelere ulaştığını söyledi.

İlkis, “2026 yılının ilk çeyreğinde sisteme giren milyonlarca yeni dosya, ekonomik daralmanın ve alım gücü kaybının doğrudan sonucudur. Bugün Türkiye’deki icra ve iflas dosyalarının toplam sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Bu tablo, her 3-4 yetişkinden birinin yasal takip kıskacında olduğunu gösteren ciddi bir sosyolojik alarmdır.” dedi.

Vatandaşların artık borçlarını ödemek istemediği için değil, çoğu zaman ödeyemediği için icralık hale geldiğini vurgulayan İlkis, ekonomik baskının toplumun geniş kesimlerini etkilediğini ifade etti.

Kredi Kartı Borçları İlk Sırada

Son dönemde icra dosyalarının büyük bölümünü kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin oluşturduğunu belirten İlkis, geçmişte daha çok ticari senetlerden kaynaklanan takiplerin bugün bireysel borçlara dönüştüğünü söyledi.

“Vatandaş bir borcu kapatmak için başka bir krediye yöneliyor. Bu durum domino etkisi oluşturuyor.” diyen İlkis, kredi kartı kullanımındaki artışın ekonomik sıkışmışlığın en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.

Aynı Kişiye Birden Fazla İcra Takibi

Sahada birçok vatandaşın aynı anda birden fazla icra dosyasıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden İlkis, kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve ek hesap borçlarının tek kişide birleştiğini söyledi. Gelir-borç dengesinin bozulmasıyla birlikte farklı bankalar tarafından aynı kişi hakkında birden fazla icra takibi başlatıldığını belirten İlkis, bunun vatandaşları ciddi bir borç sarmalına sürüklediğini dile getirdi.

“Ödeme Emrini Görmezden Gelmeyin”

İcra sürecinde vatandaşların en büyük hatasının tebligatları dikkate almamak olduğunu vurgulayan İlkis, ödeme emrinin hukuk sisteminin yaptığı son çağrı olduğunu söyledi. Belirli süre içinde itiraz edilmediği takdirde takibin kesinleştiğini ifade eden İlkis, sonrasında maaş haczi, banka hesaplarına bloke ve elektronik haciz işlemlerinin gündeme geldiğini belirtti.

“Borçlar Yapılandırılabilir”

İcra takibine konu olan borçların tarafların anlaşmasıyla yeniden yapılandırılabileceğini söyleyen İlkis, özellikle banka alacaklarında yeni ödeme planları oluşturulabildiğini ifade etti. İcra İflas Kanunu kapsamında belirli şartları sağlayan borçlular için kanuni taksitlendirme imkânı bulunduğunu belirten İlkis, sürecin doğru yönetilmesi halinde vatandaşların nefes alabileceğini söyledi.

“En Büyük Mesele Borçlanmak Değil, Borcu Yönetebilmek”

Önümüzdeki dönemde icra dosyalarındaki artışın sürmesinin beklendiğini ifade eden İlkis, ekonomik sıkışmanın devam ettiği sürece belirgin bir düşüş beklemenin zor olduğunu belirtti. Faiz politikaları, yapılandırma düzenlemeleri ve vatandaşın gelir gücünün sürecin seyrini belirleyeceğini kaydeden İlkis, “Günümüzde artık en büyük mesele borçlanmak değil, borcu yönetebilmek haline geldi.” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Gülten KUZGUN

Muhabir: Şevval GEÇİN