Sakarya Büyükşehir Belediyesi, su kaynaklarının korunması, Sapanca Gölü’nün geleceği ve sürdürülebilir kullanımına dikkat çekmek amacıyla Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde “Dünya Su Günü Programı” programı düzenledi. Programa; Vali Rahmi Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya Üniversitesi Rektörü Hamza Al, SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, belediye başkanları, daire müdürleri, STK ve siyasi partilerin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.
SU VARSA HAYAT VAR
Programın açılış konuşmasını yapan Sakallıoğlu, etkinliğin bu yıl “su ve insan” temasının ön plana çıkarılmasıyla düzenlediklerini belirterek, “Bu tema, insanlık ile su arasındaki kopmaz bağı en güçlü şekilde ifade etmektedir. Çünkü su yalnızca bir doğal kaynak değil; yaşamın kendisi, sağlığın temeli ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli emanettir, insan suya muhtaçtır. Su varsa hayat vardır.” dedi.
SU STRESİ YAŞANIYOR
Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Sakallıoğlu, “Ülkemizin mevcut su potansiyeline baktığımızda yıllık 501 milyar metreküp yağış olmasına rağmen bunun yalnızca yüzde 22’si kullanılabilir durumdadır. Bu noktada suyun hangi alanlarda tüketildiği büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde tüketilen suyun yalnızca yüzde 10’u içme suyu olarak kullanılmaktadır. Bu tablo su yönetiminin ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” İfadelerini kullandı.
YAĞIŞLAR AZALDI
Sakallıoğlu, “Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre uzun yıllar ortalaması 806 milimetre olan yağış miktarı, 2025 yılında maalesef 525 milimetre olarak gerçekleşmiştir. Yağış rejimindeki düzensizlikler, mevsimsel değişimler ve artan tüketim baskısı suyun sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Bu da suyun yalnızca bir kaynak değil, stratejik bir değer olduğunu göstermektedir.” dedi.
KAÇAK SU KAYBI
Sapanca Gölü’nün öneminden bahseden Sakallıoğlu, “Şehrimizde yıllık 148 milyon metreküp su temin edilmekte olup bunun yüzde 51’i Sapanca Gölü’nden karşılanmaktadır. Kalan kısmı ise barajlar, yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarından sağlanmaktadır. Bu doğrultuda Sapanca Gölü Havzası’ndaki kaçak ve zararlı yapılarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Su kayıplarının önlenmesi adına son iki yıl içerisinde 350 milyon liralık yatırımla 174 bin metre içme suyu şebekesi yenilenmiştir. 2 bin 150 kilometrelik hat taraması yapılarak bin 240 adet arıza tespit edilmiş ve 18 milyon metreküp su kaybının önüne geçilmiştir.” dedi.
BALLIKAYA BARAJI!
Ballıkaya Barajı projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte Sapanca Gölü üzerindeki baskının azalacağını ifade eden Sakallıoğlu, “Toplamda 18 proje kapsamında yaklaşık 15 milyar 305 milyon liralık yatırım başlatılmıştır. Ayrıca Ballıkaya Barajı ile 11 ilçeye yıllık 109 milyon metreküp su temin edilerek Sapanca Gölü üzerindeki baskı azaltılacaktır.” diye belirtti.
İNANIYORUZ!
Konuşmasının sonunda başarı ve hedeflerinden bahseden Sakallıoğlu, “Biz inanıyoruz ki su yönetiminde başarı, yalnızca yeni kaynaklar bulmakla değil, mevcut suyu doğru yönetmekle mümkündür. Hedefimiz; suyu koruyan, altyapıyı güçlendiren, kayıp kaçakları en aza indiren ve geleceği planlayan bir yönetim anlayışını sürdürmektir. Sapanca Gölü yalnızca bir içme suyu kaynağı değil; ekosistemi, doğal güzelliği ve ekonomik katkısıyla hayatımızın merkezindedir. Bu eşsiz değeri korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diyerek sözlerini noktaladı.
ÇALIŞMALARA DEVAM!
Sakarya’daki sürdürülebilir ve içilebilir su kaynaklarını korumak ve sürdürülebilir bir su temin sistemi oluşturmak ve Sakarya’nın, geleceğini garanti altına almak için altyapı ve üstyapı çalışmalarına aksatmadan devam ettiğini söyleyen Alemdar, “Asıl mesele, geleceğin yatırımını yapabilmek için elimizdeki su kaynaklarını korumak ve tasarruf etmektir. Bu anlayışla hareket ediyoruz. Son zamanlarda küresel ısınmanın etkisiyle dünyada su stresi artmakta, ülkemizde de su sıkıntısı giderek daha fazla hissedilmektedir. Eğer suyu dengeli kullanmaz, korumaz ve bu stresi azaltmazsak, gelecekte dünyanın bazı bölgelerinde yaşanan ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle bugünden itibaren suyu kullanma alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
“SU HAYATTIR!”
Halka uygun fiyatlı su sunup diğer yandan da suyu en tasarruflu kullanan şehirlerden biri olmayı hedeflediğini ve en önemli su kaynağının Sapanca Gölü olduğunu söyleyen Alemdar, “Son iki yılda çok sayıda yeni su kaynağı oluşturmak için çalışmalar yaptık. Ancak tüm bu çabalar, tasarruf olmadığı sürece yeterli olmayacaktır. Her vatandaşımızın suyu kullanırken bilinçli davranması, musluğu açarken yarını düşünmesi gerekmektedir. Çünkü su artık bir ülkenin ve milletin geleceğidir. Su hayattır. Susuz bir yaşam mümkün değildir. Bu nedenle Dünya Su Günü’nü sadece bir gün olarak değil, hayat boyu sürecek bir bilinç olarak görmeliyiz.” diye söyledi.
ŞEHİR HEPİMİZİN!
Çalışmalarından da bahsetmeyi ihmal etmeyen Alemdar, “Bugüne kadar Sapanca’da, Ballıkaya’da, Akçay’da yaptığımız çalışmalar, sondajlar, arıtma tesisleri ve altyapı yatırımlarıyla daha sürdürülebilir bir şehir oluşturmak için çalışıyoruz. Bizler her zaman şunu söylüyoruz: Biz hizmetkârız, vatandaşımızın yanındayız. Bu şehir hepimizin. Çocuklarımızın geleceğini daha aydınlık yapmak için hep birlikte sorumluluk almalıyız.” diyerek sözlerini noktaladı.
SU KORUNMALI!
Var olan su kaynaklarını korumanın öneminden bahseden Vali Doğan, “Özellikle içme suyu kaynaklarımızı ciddi anlamda korumak lazım. İşte hemen yanı başımızdaki Sapanca Gölü dünyadaki nadir göllerden bir tanesi. Bu göl birinci sınıf içme suyuna sahip bir göl. Bir milyar 300 milyon ton suyu olan Sapanca Gölü için bu tedbirler alınmadığı takdirde, karşılaşacağımız manzara hiç de istemeyeceğimiz şekilde olacak. Biz Sakarya anlamında baktığımızda yeterli su kaynaklarımız varmış gibi gözüküyor ama gerekli tasarrufları sağlamaz, su kaynaklarımızı korumaz ve ilave yeni kaynaklarla bunları desteklemezsek gelecekte hep birlikte bu sorunları yaşamak durumunda kalırız.” dedi.
KARARLIYIZ!
Sapanca Gölü etrafındaki uygunsuz yapıların ve gölü kirleten unsurların ortadan kaldırılması konusuna değinen Doğan, “Bir takım çevre sorunlarımızın olduğu aşikar. Bununla ilgili yapılan çalışmaları herkes yakından takip ediyor. Bu konuda kararlıyız. Sakarya bizim açımızdan birinci sınıf tarım arazisidir. Önceliğimiz budur. Mecburiyetindeyiz. Ondan sonra sanayimiz, turizmimiz, altyapımız… bunların tamamını da elbette destekleyeceğiz, birlikte yol yürüyeceğiz.” diye noktaladı. Program öğrencilere tiyatro gösterisiyle sonlandı.





