Erdoğan, bu süreçte diplomasinin alanının daraltılması yerine genişletilmesi gerektiğini ifade ederek Türkiye'nin çatışmaların daha geniş coğrafyalara yayılmasını önlemeyi, diplomatik kanalları açık tutmayı ve tarafların yeniden müzakere zemininde buluşmasına katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti.
İran-ABD gerilimine diplomasi vurgusu
İran ile ABD arasındaki gerilime ilişkin de konuşan Erdoğan, Türkiye'nin her iki tarafla temas kurabildiğine işaret etti. ABD'nin NATO müttefiki, İran'ın ise Türkiye'nin komşusu olduğunu hatırlatan Erdoğan, tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi gerektiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticareti doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek ve ticaret yollarının güvenliğini korumak olduğunu söyledi.
“Herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak değil”
Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurguladı. Anlaşmayı daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir gelecek için üstlenilen ortak sorumluluğun ifadesi olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngördüğünü belirten Erdoğan, saldırı durumunda verilecek karşılığın saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini kaydetti.
“Kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz”
Erdoğan, anlaşmaya ilişkin Türkiye'nin yaklaşımını, “Güvenliğimizi tahkim etmek, caydırıcılığımızı artırmak ve bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz” sözleriyle açıkladı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı 7 Ağustos 2026'da imzaladığı açıklanmıştı. Anlaşmanın kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi, savunma iş birliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçladığı bildirilmişti.





