Çark Caddesi gibi şehrin prestij mekanı için hizmet etmek adına yola çıkmış iki dernek bulunmakta...
ÇARKDER Başkanı Numan Mert ve Yönetim Kurulu önceki gün, Vali Mustafa Büyük'ü makamında ziyaret ederek caddenin giderek ilgi alanı haline geldiğini, bu durumun esnafın yüzünü güldürdüğünü belirterek, giderek ve hızla artan park sorununu gündeme getirmişler...
Konuya analitik bir anlayışla yaklaşan Numan Mert ve arkadaşları bununla da yetinmeyip sıkıntının giderilmesi adına çarpıcı öneriler de sunmuşlar...
Vali Bey'e "Şehrimizde derslik sayısına şiddetle ihtiyaç duyulmakta. Bunun için yeni yeni okullara yönelmeliyiz. Bu doğrultuda kaynak oluşturmak için düşüncelerimiz var" dedikten sonra görüşlerini ortaya koymuşlar...
Atatürk ve Nuri Bayar İlköğretim Okulları'nın yerlerinin Özel İdare ya da belediyelerce değerlendirilmesi halinde yenilerinin yapılmasına gidilebilir. Çünkü bu yerler artık şehrin merkezinde ve çok değerli arsalar haline gelmiştir...
İlk planda tepkiyle karşılanabilecek bu görüş üzerine gidilir ve sağlıklı düşünce ortaya konursa, meselenin halli için olumlu bir tablo ortaya çıkabilir denilmektedir...
Bu doğrultuda bir fikir jimnastiği kimseye bir şey kaybettirmez ancak çok şey kazandırabilir Milli Eğitim camiasına ve şehrimize...
Zira bu iki okulun yerine yapılacak çok katlı otopark, caddenin trafik yükünü ve park sorununu halledebilecek sağlam gelir kapıları olarak hizmete girebilir...
Burdan elde edilecek kaynaklarla cadde yakınlarında müsait yerlere çok sayıda okul binası inşa edilebilir...
Yeni, modern ve sağlam okullara olan ihtiyaç da bu yolla giderilebilir görüşünü savunmuş Numan Mert ve arkadaşları...
O nedenle ÇARKDER'in teklifine önyargıyla değil, aklıselim ile yaklaşmanın doğru olacağını söylemek mümkün...
Bu arada isim benzerliği nedeniyle karıştırılan derneklerde ÇARKDER'in başkanının Numan Mert, CADDER'in başkanının ise Vural Türkmen olduğunun altını çizerek bir yanlışlığın da giderilmesini sağlamış olalım...
Bilmem bu konudaki gelişmelere Vali Mustafa Büyük ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun yaklaşımları nasıl olur...
Biz hayırlısı ne ise o olsun deyip, çekilelim aradan, işin doğrusunu bilir Yüce Yaradan diyerek, taraflara Bizim Bahçe'den "mimozalar" gönderelim istedik...
BİZ ADAM OLUR MUYUZ?
Kendisini “Bu Şehrin Fahri Müfettişi” olarak nitelendiren bir okuyucumuz bize yine bir e-posta göndermiş. Yine dertli. Yine efkârlı. “Biz adam olur muyuz? Ya da adam olmamak için bir sebebimiz var mı?” diye soruyor ve Şöyle diyor:
"Geçtiğimiz gün bir hastam vesilesiyle Korucuk Araştırma Hastanesi’ne gittim. Çok güzel bir tesis yapılmış. Hemen arkasında dev gibi, beş katlı bir binanın kaba inşaatı bitmiş. Sordum. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ait olduğunu söylediler. İnşallah yakında biter.
Hastane içinde bir süre dolaştım. Her yer kalabalık. İnsanlar bir o yana bir bu yana koşuşturuyorlar. Zannedersiniz ki tüm insanlar hasta ve bu hastaneye hücum etmişler. Ne diyelim, hastalık işte… İstenmez ki… Başa gelince de çare aranır. Burada koşuşturan insanlar da eminim öyle… Buraya kadar her şey normal ve olağan…
Şimdi sıkı durun… Anormalliğe geldi sıra… Benim derdim de işte bu… Hastane içinde dolaşanların ellerinde birer telefon… Her taraftan telefon zili geliyor. Çiftetelli çalanlar, harmandalı çalanlar, marş söyleyenler, korna çalanlar, zurna çalanlar, melankolik bir şekilde melodi mırıldananlar… Hangi tür müzik isterseniz çok sayıda örneği var… Insanlar, telefon görüşmesi yapmak için başka bir yer bulamamışlar da buraya akın etmişler, sanki… Oh ne güzel… Şu sıcak günlerde her yer klimalı… Sağolsunlar binayı yapanlar klimayı da unutmamışlar. Elindeki evrakı ilgili kayıt memuruna verirken bile elindeki cep telefonu ile konuşmaktan geri kalmıyorlar… Ahh hastalar ah… Bunların hepsinin, belki rahatsızlıkları farklı, ama hepsinin ortak yanı “cep telefonu kullanma hastalığı”… Zannedilir ki New York borsasından hisse satın alıyor ve bir dakika ihmal etmeden Tokyo borsasında satıyorlar. İnsan üzülüyor. Benim güzel yurdumun insanı, bu “cep telefonu” denen mükemmel aleti, hayatı kolaylaştırıcı cihazı, neden gerektiği gibi kullanmaz? Toplu yaşanan yerlerde bunları kapalı ya da sessiz pozisyonlarda tutulması gerektiğini anlamazlar? Camilerde, dolmuşlarda ve otobüslerde de aynı durumla sık sık karşılaşılır… Aynı müzik ve zil sesleri ibadet edenlerin huzurunu kaçırır… Niçin yüksek sesle yapılan konuşmalar insanlara zorla dinletilip, eziyet edilir? Ortalıkta sahipsiz koşuşturan küçük çocukların hastalara verdikleri huzursuzluklar da işin tuzu biberi…
Ne dersiniz, biz adam olur muyuz? Acaba hastane yetkilileri birer uyarı levhası koyarak telefonları kapatınız dese, bir faydası olur mu? Yani biz adam olur muyuz ya da adam olmamamız için bir sebep var mıdır?
Siz gazetecisiniz, daha iyisini bilirsiniz… Bir çözüm yolu arasanız…"
Çevresine gösterdiği hassasiyet nedeniyle "Bu Şehrin Fahri Müfettişi"ne Bizim Bahçe'den "laleler" gitsin istedik...
YETKİ KÖSEMUSUL'DA...
İlin, hatta bölgenin en hijyenik ve prestijli mekanlarından biri olduğu tartışma götürmeyen "Elegante Cafeterya"nın restaurant bölümünü, kiralamak yoluyla SATSO üyelerine açmaya hazırlanıyor...
Teklif önceki gün toplanan SATSO Meclisi'nde gündeme getirilmiş...
Şehrin merkezinde çağdaş bir donanıma sahip böyle görkemli bir tesisin bir bölümünün dahi SATSO üye ve misafirlerine açılması hiç kuşkusuz kurum adına atılmış önemli ve dahi yararlı bir teşebbüs olacaktır...
İşte bu konu tartışmaya açılmış SATSO'nun son oturumunda...
Üyelerin olumlu görüş belirtmesi üzerine Başkan Mahmut Kösemusul'a anlaşma konusunda tam yetki verilmiş...
İkili görüşme sonucu gerçekleşecek sözleşme ile "Elegante"ye hareket, SATSO'ya yeni bir prestij geleceğe benziyor...
Yapılacak sözleşmenin taraflara hayırlı olması adına Bizim Bahçe'den "mor sümbüller" gönderelim istedik, işlerin çiçek gibi renkli ve dahi bereketli olması dileğiyle...
HAKAN TENEKECİ’DEN BİR ŞUBE DAHA...
Son günlerin en popüler yatırım aracı olan altının fiyatı gün geçtikçe daha artıyor...
Düğünlerin vazgeçilmez hediyesi olan altının değer artışı kuyumcuları olduğu kadar vatandaşları da zora sokuyor...
Ramazan öncesi artan düğünler için hediye altın almak isteyenlerin işi bir hayli zorlaşırken yastık altındaki altınlarını fiyat artışı nedeniyle bozdurmak istemeleri kuyumculardaki nakit akışını etkiliyor...
Bazı kuyumcular altın bozmaktan usanırken ilimizin müteşebbis genç iş adamlarından Hakan Tenekeci, Çark Caddesi Dar Sokak köşesinde yeni bir şubesini hizmete sokuyor...
Bugün saat 14:00’de işyerinin resmi açılışını yapacak olan genç yatırımcıya, Bizim Bahçe’den hayırlı işler dileğiyle "zambaklar" gitsin istedik...