Ağır sıklet boksunda Türkiye’nin en önemli isimlerinden biri olarak gösterilen Sam; dayanıklılığı, sert yumrukları ve ringdeki mücadeleci tavrıyla dünya boks camiasında büyük saygı kazandı. Kariyeri boyunca Avrupa Boks Birliği (EBU) ile Dünya Boks Konseyi (WBC) kıtalararası ve Akdeniz kategorilerinde altın kemer kazanan milli sporcu, Türk boksunda birçok ilke imza attı.
Amatörde Dünya Şampiyonluğuna Uzandı
1974 yılında Almanya'nın Frankfurt kentinde doğan Sinan Şamil Sam, amatör kariyerinde 9 kez Türkiye şampiyonu oldu. 1992’de Edinburgh’daki Avrupa Gençler Şampiyonası’nda finale yükselerek dikkatleri üzerine çeken Sam, aynı yıl Kanada Montreal’deki Dünya Gençler Şampiyonası’nda 18 yaşında dünya şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı.
1993’te Bursa’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda gümüş, Akdeniz Oyunları’nda ise altın madalya kazanan milli sporcu, 1995’ten itibaren ağır sıklete geçti ve Dünya ile Avrupa Şampiyonaları’nda bronz madalyalar elde etti. 1999’da Houston’da düzenlenen Süper Ağır Sıklet Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak kariyerinin en parlak başarılarından birine ulaştı.
Ağır Sıklette Avrupa Şampiyonu Olan İlk Türk
Sam, 15 Nisan 2000’de profesyonel boks kariyerine adım attı ve ilk 18 maçını üst üste kazandı. 17 Ekim 2002’de Polonyalı Przemyslaw Saleta’yı nakavt ederek EBU Ağır Sıklet Şampiyonu oldu. Bu başarı, onu ağır sıklette Avrupa şampiyonluğuna ulaşan ilk Türk boksör yaptı.
İki kez WBC Kıtalararası Ağır Sıklet Şampiyonluğu kazanan milli boksör, Akdeniz Şampiyonluğu’nu da kariyerine ekleyerek Türkiye’nin dünya boksundaki en önemli temsilcilerinden biri haline geldi.
35 Maçta 31 Galibiyet
Profesyonel kariyerinde çıktığı 35 maçın 31’ini, bunların 16’sını ise nakavtla kazanan Sam, 2009 yılında sağlık sorunları nedeniyle ringlere veda etmek zorunda kaldı.
Uzun süre karaciğer yetmezliği ile mücadele eden milli sporcu, 30 Ekim 2015’te henüz 41 yaşındayken hayata veda etti.
Türk Sporunun Unutulmaz İsimleri Arasında
Sinan Şamil Sam, Türk spor tarihinde yalnızca kazandığı kemerlerle değil, karakteri, ring içi cesareti ve Türk bayrağını uluslararası arenalarda gururla temsil eden duruşuyla da derin bir iz bıraktı.
“Boğaz’ın Boğası”, vefatının 10’uncu yılında spor camiası, sevenleri ve boks dünyası tarafından minnetle anılıyor.





