Söyleşinin moderatörlüğünü Sakarya Meslek Yüksekokulu Gazetecilik ve Habercilik Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Zülfikar Özçelik üstlendi. Program aynı zamanda SUBÜ Konuşmaları’nın 11’inci sezonunun ilk etkinliği oldu.

“Vatandaşın hakkını korumakla yükümlüyüz”

Cumhuriyet Başsavcılığının görev ve sorumluluklarına değinen Başsavcı Hasan Uğurlu, ihbar, şikâyet ya da resen öğrenilen bir fiil üzerine soruşturma başlatıldığını belirtti. Uğurlu, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160 ve 161’inci maddeleri gereğince suç şüphesi oluştuğunda soruşturma başlatırız. Suç unsuru varsa iddianame düzenleyerek kamu adına dava açar, suç unsuru yoksa takipsizlik kararı veririz. Hukuk devleti ilkesi çerçevesinde vatandaşın hakkını korumakla yükümlüyüz. Bizler kimsesizlerin kimsesi olan bir sistemin parçasıyız” dedi.

“Hiçbir dijital iz tamamen kaybolmaz”

Bilişim suçlarının son yıllarda ciddi şekilde arttığına dikkat çeken Uğurlu, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılık, yasa dışı bahis, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve sosyal medya üzerinden işlenen suçların yükseldiğini ifade etti.
Uğurlu, “Bu suçların önemli bir kısmı sınır aşan nitelik taşıyor ve failler çoğu zaman yurt dışı bağlantılı hareket ediyor. Dijital suçlarda iz sürmek zaman ve teknik uzmanlık gerektirir ancak hiçbir dijital iz tamamen kaybolmaz” diye konuştu.

IBAN tuzağına dikkat

Kolay para kazanma vaadiyle kurulan IBAN tuzaklarına karşı uyarılarda bulunan Başsavcı Uğurlu, dolandırıcıların genellikle kendi adlarına kayıtlı hesap ve hat kullanmadığını belirtti.
Uğurlu, “Dolandırıcılar öğrencilerin ve iyi niyetli vatandaşların banka hesaplarını kullanmak ister. Zincirin sonunda görünen kişi hesabını kullandıran olur ve bu kişiler dolandırıcıyla aynı cezai sorumluluğu taşır. Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesine göre bu suç 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Üstelik mağdur sayısına göre cezalar ayrı ayrı verilebilir” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ ile yeni dolandırıcılık yöntemleri

Yapay zekâ teknolojilerinin yeni suç yöntemlerini de beraberinde getirdiğini belirten Uğurlu, özellikle deepfake (derin kurgu) teknolojisine dikkat çekti.
Uğurlu, “Bir kişinin sesi ve görüntüsü yapay zekâ ile gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilebiliyor. Ünlü isimlerin ağzından yatırım ya da kripto para çağrıları yapılarak vatandaşlar dolandırılabiliyor. Bu içerikler çoğu zaman profesyonel hazırlanıyor ve güven duygusu üzerinden manipülasyon yapılıyor” dedi.

“Dijital dünyada özgürlük kadar sorumluluk da var”

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) bireylerin verilerini koruma amacı taşıdığını vurgulayan Uğurlu, sosyal medya paylaşımlarının da hukuki sorumluluk doğurabileceğini ifade etti.
Uğurlu, “Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi veya yayılması suç teşkil edebilir. Sosyal medyada yapılan her paylaşım hukuki sorumluluk doğurur. Hakaret, tehdit veya suç unsuru içeren ifadeler adli sürece konu olabilir. ‘Hesabım çalındı’ şeklindeki savunmalar teknik incelemeler karşısında çoğu zaman yeterli görülmez. Dijital dünyada özgürlük kadar sorumluluk da vardır” dedi.

Kaynak: SUBÜ