“Londra İklim Eylem Haftası” kapsamında konuşan Kurum, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatarak, küresel iklim gündeminin yoğunlaştığı bir dönemde kritik temaslar yürüttüklerini ifade etti.

Kurum, dünyada çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve borç yükü gibi birçok küresel krizin etkilerinin sürdüğünü belirterek, iklim krizinin de bu tabloyu daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekti. Özellikle El Nino hava olayının küresel ekonomiye yaklaşık 5 trilyon dolara kadar maliyet oluşturabileceğine yönelik araştırmalara değindi.

COP31 Başkanlığı sürecinde Türkiye’nin aktif rol üstlendiğini vurgulayan Kurum, “Kasım ayında Antalya’da bu gidişatı değiştirebileceğimize inanıyoruz” diyerek tüm tarafları ortak hedefler etrafında buluşmaya davet etti.

Konuşmasında enerji dönüşümüne de değinen Kurum, elektrifikasyonun küresel ölçekte hızla yükselen bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek, COP31 kapsamında “2035’e kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikten karşılanması” hedefi üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Kurum ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişiminin kritik olduğunu vurgulayarak, uluslararası bağışçı ülkelere taahhütlerini yerine getirme çağrısında bulundu.

Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi ve afet sonrası yeniden imar deneyimine de değinen Kurum, deprem bölgesinde inşa edilen 455 bin konutla enerji verimliliğinde yüzde 39 tasarruf sağlandığını ifade etti.

COP31 kapsamında; dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, enerji verimliliği, atık yönetimi ve iklim finansmanı gibi başlıkların öncelikli gündem olacağını belirten Kurum, Antalya’da düzenlenecek zirve için güçlü uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.

“Geleceğin COP’unu uygulama odaklı hale getirmeliyiz” diyen Kurum, tüm ülkeleri ortak aksiyon almaya davet ederek, iklim mücadelesinde küresel eylemin zorunluluk haline geldiğini vurguladı.

Kaynak: AA