STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, şirketlerin sürdürülebilirliği için yalnızca başarılı ürünlerin değil, yönetim kültürü ve kurumsal hafızanın da gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirterek, “Yeni neslin şirkete katılması bir risk değil, doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat” dedi.
Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip aile şirketlerinde kuşak değişimi, işletmelerin uzun vadeli geleceğini doğrudan etkileyen başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.
Kurucular tarafından oluşturulan şirket kültürü ve değerlerin korunması kadar ikinci ve üçüncü kuşağın değişen teknolojiye, pazarlara ve müşteri beklentilerine yönelik yaklaşımının yönetime dahil edilmesi de önem kazanıyor.
STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, aile şirketlerinde kuşaklar arası geçiş ve kurumsallaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“İyi bir ürün üretmek tek başına yeterli değil”
Bir şirketin uzun yıllar faaliyetlerini sürdürebilmesinin yalnızca ürün ve üretim başarısıyla mümkün olmadığını belirten Tecelli, kurumsal hafızanın önemine dikkat çekti.
Tecelli, “Bir şirketin yıllarca ayakta kalması için yalnızca iyi bir ürün üretmesi yeterli değil. Yönetim kültürünün ve şirketin kurumsal hafızasının da gelecek nesillere aktarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kuşak değişimi sadece koltuğun devredilmesi değil
Aile şirketlerindeki kuşak değişiminin yalnızca yönetim koltuğunun bir kişiden diğerine geçmesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Tecelli, yeni neslin yönetime katılmasıyla şirketlere farklı bakış açılarının da geldiğini söyledi.
Genç kuşağın teknoloji, yeni pazarlar ve değişen tüketici beklentileri konusunda farklı yaklaşımlar ortaya koyabildiğine dikkat çekti.
“Yeni neslin katılması önemli bir fırsat”
Yeni kuşakların şirket yönetimine dahil olmasının doğru planlandığında önemli avantajlar sağlayabileceğini belirten Tecelli, şöyle konuştu:
“Yeni neslin şirkete katılması bir risk değil, doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat. Çünkü genç kuşak farklı pazarlara, teknolojiye ve değişen müşteri beklentilerine daha farklı bakabiliyor.”
Profesyonel yönetim vurgusu
Şirketlerin büyümesiyle birlikte profesyonel yönetim anlayışının da güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Tecelli, aile kültürü ile kurumsallaşmanın birbirinin alternatifi olmadığını vurguladı.
Aileden gelen değerlerin korunmasının yanında görev, yetki ve sorumlulukların belirli sistemler çerçevesinde yürütülmesinin şirketlerin geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.
“Hedef sadece şirketi büyütmek değil”
Uzun vadeli şirket yönetiminin yalnızca ekonomik büyüklük üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Tecelli, gelecek nesillere aktarılabilecek güçlü bir yapı oluşturmanın önemine dikkat çekti.
Tecelli, “Bizim için hedef sadece şirketi büyütmek değil. Şirketin bizden sonra da aynı değerlerle yoluna devam edebilmesini sağlamak” dedi.
“Güçlü sistemlere dayanmalı”
Türkiye’deki aile şirketlerinin önümüzdeki dönemde karşılaşacağı önemli sınavlardan birinin ikinci ve üçüncü kuşaklara geçiş olacağını belirten Tecelli, sürdürülebilir şirket yapısının kişilere bağımlı olmaması gerektiğini ifade etti.
Tecelli, şirketlerin uzun yıllar faaliyet gösterebilmesi için güçlü yönetim sistemleri, kurumsal hafıza ve yeni kuşakların değişime açık yaklaşımının birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.





