Bakan Ersoy paylaşımında, yaklaşık 300 bin kişinin katıldığı oylama sonucunda seçilen “dijital vicdan” kavramının, dijital çağda vicdanın sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir “tıklama”ya indirgenmesini tartışmaya açtığını belirtti. Ersoy, kavramın bireysel ve toplumsal duyarlılıklara ayna tutan güçlü bir anlam taşıdığını vurgulayarak, çalışmaya katkı sunan TDK, Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) ile değerlendirme kurulunda yer alan akademisyen ve uzmanlara teşekkür etti.

Beş Kavram Halk Oylamasına Sunuldu

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ankara Üniversitesi İLAUM iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, halktan gelen öneriler ve alanında uzman isimlerden oluşan 23 kişilik değerlendirme kurulu tarafından belirlenen 5 kelime ve kavramın TDK’nin internet sitesinde halk oylamasına sunulduğu hatırlatıldı. Oylamaya sunulan kavramların “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olduğu bildirildi.

TDK’dan “Dijital Vicdan” Açıklaması

TDK tarafından yapılan gerekçeli açıklamada, vicdanın kişiyi kendi davranışları hakkında yargıda bulunmaya iten ve ahlaki değerler üzerine düşünmesini sağlayan bir duygu olduğu ifade edilerek, dijital çağda bu kavramın farklı bir boyut kazandığına dikkat çekildi.

Açıklamada, insanların gerçek hayatta sorumluluk almak istemedikleri ya da almadıkları durumlarda, sosyal medyada yapılan bir paylaşım veya beğeniyle “vicdanlarını rahatlatma” eğilimine girdiği belirtildi. Bu durumun, bireysel duyarlılığı pasifleştirerek vicdanı “tıklanabilir bir işlem”e dönüştürdüğü vurgulandı.

Beğeni, paylaşım ve yorumların, bireylere insani görevlerini yerine getirdikleri hissini verdiği ancak merhamet ve insaf duygusunun sembolik bir görünürlükle sınırlı kaldığı ifade edildi. Bu nedenle “dijital vicdan” kavramının, vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan önemli bir kavram olarak dilde yer alması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun gündeminde olan insanlık dramlarının sosyal medyada beğenilmesi veya bu konularda içerik üretilmesinin, bireyde sanal bir vicdani rahatlama yarattığı ve gerçek sorumluluktan uzaklaştırdığına dikkat çekildi. Dijital vicdanın, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olduğu vurgulandı.

Kaynak: AA