Karaman’dan Rumeli’ye göç eden Yörük Türkmenlerinden bir aileye mensup olan Zübeyde Hanım, 1857 yılında Selanik’e bağlı Langaza’da dünyaya geldi. Sınırlı eğitim imkânlarına rağmen okuma yazma öğrenen Zübeyde Hanım, çocukluk yıllarını ailesinin çiftliğinde geçirdi. Genç yaşta Ali Rıza Efendi ile evlenen Zübeyde Hanım’ın altı çocuğu oldu. Ancak dönemin ağır sağlık koşulları nedeniyle çocuklarının bir kısmını salgın hastalıklarda kaybetti.

Oğlunun Eğitimine Büyük Önem Verdi

1890 yılında Ali Rıza Efendi’nin vefatının ardından çocuklarıyla birlikte zor bir hayat mücadelesi veren Zübeyde Hanım, özellikle oğlu Mustafa’nın eğitimine büyük önem verdi. Mustafa Kemal’in askeri okula yönelmesinde ve eğitim hayatını sürdürmesinde en büyük desteği yine annesi sağladı. Selanik Askeri Rüştiyesi, Manastır Askeri İdadisi ve ardından Harp Akademisi’nde devam eden bu eğitim süreci, Türk tarihinin seyrini değiştirecek bir liderin yetişmesine zemin hazırladı.

Mustafa Kemal, askerlik görevleri nedeniyle annesinden uzun yıllar ayrı kaldı. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarında anne-oğul arasındaki hasret, mektuplarla giderilmeye çalışıldı. Zübeyde Hanım, Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının idama mahkûm edildiği haberleri üzerine büyük üzüntü yaşadı ve kısmi felç geçirdi.

Son Nefesini İzmir’de Verdi

Kurtuluş Savaşı’nın sonlarına doğru Mustafa Kemal tarafından Ankara’ya getirilen Zübeyde Hanım, sağlık sorunlarının artması üzerine 18 Aralık 1922’de İzmir’e götürüldü. Latife Hanım Köşkü’nde tedavi gören Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923’te 66 yaşında hayata veda etti. Cenazesi, İzmir Karşıyaka’daki Ferik Osman Paşa Camisi avlusuna defnedildi.

Zübeyde Hanım için yapılan anıt mezar, Atatürk’ün isteği doğrultusunda sade bir şekilde düzenlendi. Mezar taşında, “Atatürk’ün anası Zübeyde burada gömülüdür. Ölümü: 1923” ifadeleri yer aldı. Anıt mezarın çevresi ise Zübeyde Hanım’ın çocuklara olan sevgisi nedeniyle bir çocuk parkıyla çevrildi.

Her Yıl Anılıyor

Zübeyde Hanım, her yıl 14 Ocak’ta anıt mezarı başında düzenlenen törenlerle anılıyor. Resmi kurum temsilcileri ve vatandaşların katıldığı anma programlarında, onun Türk kadınına ve Cumhuriyet’e bıraktığı manevi miras bir kez daha hatırlatılıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kemal Arı, Zübeyde Hanım’ın hayatının büyük bölümünün oğluna duyduğu hasretle geçtiğini belirterek, anne-oğul arasındaki güçlü bağın Atatürk’ün kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.

Vefatının 103. yılında Zübeyde Hanım, yalnızca Atatürk’ün annesi olarak değil, sabır, direnç ve fedakârlığın simgesi bir Türk kadını olarak saygıyla anılmaya devam ediyor.

Kaynak: AA