Sabahattin Ali bir hikayesinde “Hasan’ın” boğuluşunu dile getirir dramatik bir şekilde…

Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli de böyle bir olaya kurban gitti sanılmış Cebeci’de

Oysa Süleyman Dişli, yüzmede “Benim” diyen yüzücülere dahi taş çıkartacak bir diriliğe ulaşmış da Cebeci sahilinde azgın dalgalarla boğuşan birini görünce halkın meraklı gözlerle kıyıya doluşup “imdat” istemesi de böyle bir olaydan kaynaklanmış…

Siren sesleriyle ambulans, cankurtaran ve jetski harekete geçmiş…

Azgın dalgalar içinde bir batıp bir çıkan kişinin kim olduğu bilinmeden yardımına koşulmuş…

Varmışlar yanına güç bela…

Hemen denizden çıkarmaya çalışmışlar…

Bakmışlar ki dalgalarla boğuşan adamda boğulma tehlikesi yok…

Dişli “Hayrola beyler niye geldiniz” deyince şaşırıp kalmış cankurtaranlar…

“Kıyıda toplanan kalabalığı görmüyor musun! Yetişin diye ihbar ettiler.

Atla gel, bu havada denize girmek tehlikeli ve yasaktır. Son pişmanlık fayda etmez” diyerek ikna etmişler Dişli’yi ve getirmişler kıyıya…

Toplanan halk, alkışlarla kurtarıcıları kutlamış…

Süleyman Dişli havlusunu üstüne atarak ve kim olduğunu belli etmeden doğru evinin yolunu tutmuş…

Sonradan öğrenmişler, “Yetişin adam boğuluyor!” diye çağırdıkları cankurtaranın sahile getirip bıraktığı kişinin Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli olduğunu…

Şimdi Cebeci gecelerinde gündem, Başkan Dişli’nin dev dalgalarla boğuşması…

Süleyman Dişli’ye ne diyelim…

Geçmiş olsun desek ona yazık…

Demesek, bu olayı kıyıda seyreden halka yazık…

En iyisi, Karadeniz azgındır, denizle şaka olmaz. Bir affeder, iki affeder, üçüncüsünden Mevla korusun…

Bu duygularla bir yüzme aşığı olan Başkan Süleyman Dişli’ye Bizim Bahçe’den “Lotus çiçekleri” gönderelim istedik…

TAŞTAN’IN DEDELİK KEYFİ

Kuzuluk İhlas Kaplıca Evleri’nin çalışkan müdürü Mehmet Taştan, aynı zamanda başarılı bir köşe yazarı olarak bilinir…

Yerel bir gazetede Pazar günleri kendisine has yorum ve yazılarıyla dikkati çeken Taştan’ın şu sıralarda keyfi farklı bir olaydan kaynaklanıyor…

Cici kızı Nadire Demirer (Rahmetli annemin adı) ile damadı Hakan Demirer ismini Aybüke Nur olarak koydukları bir yavruya kavuşmuşlar…

Genç çifte yavrularının gelin olacağı günleri de görmeleri dileğiyle “beyaz”, dedeliğin yakıştığı güler yüzlü müdür Mehmet Taştan’a ise “sarı”, minik Aybüke’ye de çile dünyasında çilesiz bir ömür dileğiyle “kırmızı” hoş geldin “gülleri” gitsin istedik Bizim Bahçe’den…