Henüz 16 yaşındayken evlenen Güliye Altındiş, o yıllarda kendi gelinliğini ve gelin tacını dikerek sanat yolculuğuna ilk adımını attı. Dikiş dikmeye olan ilgisi zamanla farklı sanat dallarına yönelen Altındiş, yaşamın getirdiği sorumluluklar nedeniyle uzun yıllar sanat tutkusunu geri planda bırakmak zorunda kaldı.

44 yaşındayken eşini kaybeden ve çocuklarını büyütmek için mücadele veren Altındiş, yıllar sonra yeniden sanatla buluştu. Adapazarı Halk Eğitim Merkezi'nde açılan kurslara katılan azimli kadın, çiniden rölyefe, ebrudan keçe sanatına, tüp vitraydan yağlı boya resme kadar birçok alanda eserler üretmeye başladı.

Sanatın kendisi için bir yaşam kaynağı olduğunu belirten Güliye Altındiş, "16 yaşımda evlendim, gelinliğimi kendim dikmiştim, gelin tacımı da kendim yapmıştım. Ben sanatı çok seviyorum. Devamlı bir şeylerle uğraşıyorum. Evde bile kalsam yine bir şeyler yapıyorum" dedi.

Adapazarı Halk Eğitim Merkezi'nin desteğiyle kişisel sergi açma fırsatı da bulan Altındiş, sergisinde birbirinden farklı sanat dallarında hazırladığı eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Açılan serginin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade eden Altındiş, "Çiniden rölyefe, ebrudan keçe sanatına, tüp vitraydan yağlı boya resimlere kadar birçok eserim sergilendi. Çok mutlu olmuştum" diye konuştu.

İlerlemiş yaşına rağmen üretmeye devam eden Güliye Altındiş, azmi ve sanat sevgisiyle çevresindekilere ilham verirken, sanatın yaşının olmadığını da bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: İHA