Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet süresinin belirlenmesinde yalnızca SGK kayıtlarının değil, tanık anlatımları ve işyeri kayıtlarının da dikkate alınabileceğine hükmetti.

Karar, geçmişte çalışmasına rağmen sigorta bildirimi eksik yapılan kişilerin hizmet tespit davalarında yeni bir emsal niteliği taşıyabilecek.

23 yıllık çalışma tartışma konusu oldu

Bir üretim tesisinde 1994 yılında çalışmaya başlayan M.D., 2017 yılı Temmuz ayında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrendi. Bunun üzerine iş sözleşmesini fesheden M.D., İş Mahkemesi’ne başvurdu.

Davacı; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ödenmeyen ücretler ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etti.

İşveren ise M.D.’nin SGK’ya bildirilen dönemlerde çalıştığını, uzun yıllar sezonluk görev yaptığını ve 2017 yılında kendi isteğiyle işten ayrıldığını savundu.

İlk mahkeme 23 yıllık çalışmayı kabul etti

İş Mahkemesi, M.D.’nin işyerinde 1995-2017 yılları arasında kesintisiz 23 yıl 2 ay çalıştığına hükmetti.

Mahkeme ayrıca iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini kabul ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödenmesine karar verdi.

İstinaf SGK kayıtlarını esas aldı

İşverenin itirazı üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.

İstinaf mahkemesi, hizmet süresinin ispat yükünün işçide olduğuna dikkat çekerek tanıkların davacının yakın akrabası olmasını ve tüm çalışma süresince birlikte çalışmamış olmalarını değerlendirdi.

Bu nedenle SGK kayıtları esas alınarak M.D.’nin kesintili şekilde 13 yıl 2 ay 25 gün çalıştığı kabul edildi.

Yargıtay kararı bozdu

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirme yaptı.

Yüksek mahkeme, davacı tanığının işçiyle akraba olmasının tek başına tanıklığının geçersiz sayılması için yeterli olmadığına dikkat çekti.

Tanığın işyerindeki çalışma süresi ve olaylara ilişkin bilgisi dikkate alınarak, M.D.’nin 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmedildi.

Bu tarihten sonraki dönemler için ise SGK kayıtlarının esas alınması gerektiği belirtildi.

Adapazarı’nda asfalt çalışmaları hız kazandı
Adapazarı’nda asfalt çalışmaları hız kazandı
İçeriği Görüntüle

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verdi.

Hangi deliller dikkate alınabilir?

Kararda çalışma süresinin belirlenmesinde yalnızca SGK kayıtlarının yeterli olmadığına da dikkat çekildi.

Hizmet süresinin tespitinde şu tür delillerin değerlendirilebileceği belirtildi:

  • SGK kayıtları
  • İşveren ve işyeri kayıtları
  • İşe giriş ve çıkışı gösteren belgeler
  • İşyeri iç yazışmaları
  • Aynı işyerinde çalışan kişilerin tanıklıkları
  • Komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları
  • Dosyada bulunan diğer deliller

EYT açısından neden önemli?

Karar özellikle EYT için gerekli prim gününü az farkla tamamlayamayan çalışanlar açısından önem taşıyor.

Geçmişte fiilen çalıştığı halde sigorta bildirimi yapılmayan veya eksik yapılan kişiler, hizmet tespit davalarıyla bu sürelerin SGK kayıtlarına eklenmesini talep edebiliyor.

Ancak her başvurunun kendi delilleri ve çalışma koşulları üzerinden değerlendirildiği için karar, otomatik olarak tüm EYT başvurularına uygulanacak bir düzenleme anlamına gelmiyor.

Buna rağmen Yargıtay’ın tanık anlatımları ve diğer işyeri delillerinin de dikkate alınabileceğini vurgulaması, eksik prim günleri nedeniyle emeklilik hakkını kaçıran çalışanlar açısından önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor.

Kaynak: basın bülteni