Sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen canlı yayınlar, özellikle gençler arasında giderek daha fazla ilgi görüyor. Beğenilme, takipçi kazanma ve para elde etme isteğiyle yapılan yayınlarda sergilenen davranışlar ise uzmanların dikkatini çekiyor.

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, sosyal medyanın gençlerin psikolojik gelişimi, kimlik oluşumu ve sosyal ilişkileri üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"Kalabalık dünyada giderek yalnızlaşıyoruz"

Günümüzde insanların sosyal kabul ve aidiyet ihtiyaçlarını yüz yüze ilişkiler yerine dijital platformlarda karşılamaya başladığını belirten Çelik, modern dünyanın önemli bir yalnızlaşma sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Çelik, "Dünya tarihinin en kalabalık dönemindeyiz ama yalnızlaşmanın da en fazla olduğu dönemi yaşıyoruz. Bireyler artık sosyal kabullerini yüz yüze iletişimden veya bir araya gelerek yaptıkları etkileşimden değil, sanal mecralar üzerinden gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.

Sosyal medya platformlarının insanların kabul görme, beğenilme ve bir gruba ait olma ihtiyaçlarını karşılayan alanlara dönüştüğünü belirten Çelik, bu durumdan en fazla etkilenen grupların başında gençlerin geldiğini vurguladı.

"Bir beğeniyi başarı olarak görüyorlar"

Gençlerin sosyal medya üzerinden aldıkları beğeni ve yorumlarla kendilerini değerlendirmeye başladığını ifade eden Çelik, dijital dünyada elde edilen popülerliğin gerçek hayattaki başarı algısını değiştirebildiğine dikkat çekti.

2024-2025 yıllarında yapılan araştırmalara değinen Çelik, 11-15 yaş grubunda sosyal medya kullanımının yüzde 40'ın, 15 yaş üzerindeki bireylerde ise yüzde 90'ın üzerine çıktığını belirtti.

Sel felaketinin ardından Sakarya'da hava nasıl olacak? Meteoroloji açıkladı!
Sel felaketinin ardından Sakarya'da hava nasıl olacak? Meteoroloji açıkladı!
İçeriği Görüntüle

Çelik, "Aldıkları bir beğeni, başarılı oldukları anlamına geliyor. Ama gerçekte tabii ki öyle değil. O kabulü, o başarılı olma hissini sosyal medyada tattıkları için gerçek dünyada, gerçek temaslarda bu ihtiyacı hissetmiyorlar" dedi.

Canlı yayınlarda para kazanmak için farklı davranışlar sergiliyorlar

Sosyal medya canlı yayınlarında gelir elde etme isteğinin gençlerin davranışlarını değiştirebildiğini belirten Çelik, izleyicilerden takdir görmek isteyen kişilerin zamanla kendi kişiliklerinden uzaklaşabildiğini söyledi.

Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Bireyler canlı yayında seyirci kitlesinin beğenisini almak, onların kabulünü, takdirini almak için kendisinin varoluşunun dışında bazı davranışlar sergiliyorlar. Bu davranışları sergiledikçe aslında o davranışlar onların kendi özü haline gelmiş oluyor."

Canlı yayınlarda sergilenen davranışların zamanla günlük hayata da taşınabildiğini anlatan Çelik, daha fazla izlenme ve kazanç elde etmek isteyen gençlerin dikkat çekici hareketlere yönelebildiğini belirtti.

"Canlı yayınlarda büyük mahremiyet ihlalleri yaşanıyor"

Sosyal medya yayınlarının yalnızca psikolojik değil, kişisel güvenlik açısından da riskler taşıdığını vurgulayan Çelik, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin özel hayatlarına ilişkin bilgileri farkında olmadan paylaşabildiğini ifade etti.

"Canlı yayınlarda çok büyük bir mahremiyet ihlali oluyor" diyen Çelik, gençlerin özel yaşamlarına ait görüntü ve bilgileri paylaşmalarının onları dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı savunmasız bırakabileceğini söyledi.

Ailelere kritik uyarı: Yasaklamak yerine anlamaya çalışın

Çocukların sosyal medya kullanımında ailelerin önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Çelik, yalnızca yasaklayıcı ve cezalandırıcı yaklaşımların yeterli olmayacağını dile getirdi.

Ailelerin çocuklarının neden sosyal medyada vakit geçirmek istediğini anlamaya çalışması gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aileler çocukları bu noktada dışlamamalı. 'Neden sosyal medya mecrası içerisinde bulunma ihtiyacı hissediyorlar?' sorusuna odaklanmalı" dedi.

Çelik, ebeveynlerin gerektiğinde çocuklarıyla birlikte dijital platformlarda zaman geçirerek onların davranışlarını gözlemleyebileceğini, reddedici tutum yerine anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

"Kimlik gelişimi döneminde büyük tuzaklarla karşı karşıyalar"

Ergenlik döneminin kişilik ve kimlik gelişimi açısından kritik bir süreç olduğunu hatırlatan Çelik, gençlerin çevrelerinde gördükleri davranışları taklit etmeye daha yatkın olduklarını söyledi.

Sosyal medya fenomenlerinin davranışlarının gençler üzerinde etkili olabildiğini belirten Çelik, bu süreçte ailelerin çocuklarına rehberlik etmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

"Sosyal medya kilitsiz kapı gibi"

Okullardaki rehberlik servislerinin sosyal medya kullanımı konusunda daha aktif çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirten Çelik, dijital platformları "kilitsiz kapı" olarak nitelendirdi.

Çelik, "Sosyal medya kilitsiz kapı anlamına geliyor. Herkesin girip çıkabildiği, herkesin içerisinden bir parça alabildiği güvensiz bir mekân oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Çocukların dijital ortamlardaki riskleri anlayabilmesi için psikoeğitim çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Çelik, aileler ve eğitimcilerin iş birliği içerisinde hareket etmesi çağrısında bulundu.

"Sosyal medya bizi yönetmesin"

Sosyal medya kullanımında yaş sınırlarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Çelik, önemli olanın dijital platformları bilinçli ve kontrollü kullanmak olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın faydalı içeriklere ve iletişim imkânlarına da sahip olduğunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sınır koymak önemli ama kontrolü ele geçirmek gerekiyor. Yani sosyal medya bizi yönetmesin, biz sosyal medyayı dilediğimiz zaman kullanalım. İçerisinde faydalı içerikler de bulunabiliyor, iyi haberleşme kanalları da var. Daha çok oralarda kullanmaya yönelik bir yönlendirmeyle bunun önüne geçilebilir diye düşünüyorum."

Kaynak: İHA