Sakarya'nın Karasu ilçesinde yaşayan, evli ve iki çocuk babası Semih Kıvanç, gündüzleri inşaatlarda mermer ustalığı yaparken müziğe olan ilgisini de sürdürüyor.
Henüz 5-6 yaşlarındayken müzikle tanışan Kıvanç, hiçbir profesyonel eğitim almadan ve nota öğrenmeden birçok enstrümanı çalmayı başardı.
Babasının düğünlerde keman ve zurna çalması sayesinde küçük yaşlardan itibaren müzikle iç içe büyüyen Kıvanç'ın ilk enstrümanı ise bir turşu bidonu oldu.
İlk enstrümanı turşu bidonu oldu
Müziğe olan ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını anlatan Kıvanç, babası evde keman çalarken kendisinin de turşu bidonunu darbuka gibi kullanarak ona eşlik ettiğini söyledi.
Zaman içerisinde farklı müzik aletlerine ilgi duymaya başlayan Kıvanç, kendi çabalarıyla parmak zili, darbuka, keman, cümbüş ve klarnet çalmayı öğrendi.
Müzik yolculuğunu anlatan Kıvanç, "43 yaşındayım, evliyim ve iki çocuk babasıyım. İnşaatlarda mermer ustalığı yapıyorum. 5-6 yaşımdan beri müzikle ilgileniyorum. Babam düğünlere gider, keman ve zurna çalardı. Babam evde keman çalarken benim de ilk müzik aletim turşu bidonu oldu. Darbuka çalmayı onunla öğrendim. Onun yanında ona eşlik ederdim" dedi.
Nota bilmiyor, duyduğu sesleri çalıyor
Herhangi bir müzik eğitimi almadığını belirten Kıvanç, enstrümanları tamamen kulaktan öğrenerek çalmaya başladığını ifade etti.
Duyduğu melodileri taklit ederek kendisini geliştiren mermer ustası, müzik aletlerinin yapısını keşfetmenin de öğrenme sürecinde önemli rol oynadığını anlattı.
Kıvanç, "Her enstrümandan bir şeyler çıkarmaya başladım. Bu merak beni daha da heveslendirdi ve kendimi yavaş yavaş geliştirdim ancak hiçbir eğitim almadım, nota bilgim de yok. Kulaktan duyma çalıyorum. Hâlâ başka enstrümanlara merakım var. İnsana bir kere bulaştığı zaman bırakamıyorsunuz" ifadelerini kullandı.
"En çok klarnette zorlandım"
Birçok enstrümanı kendi kendine öğrenen Kıvanç, en fazla zorlandığı müzik aletlerinden birinin klarnet olduğunu söyledi.
Klarnetin hem üfleme tekniği hem de tuş yapısı nedeniyle öğrenilmesinin kolay olmadığını belirten Kıvanç, kemanın da oldukça zor bir enstrüman olduğunu ancak babasının etkisiyle kemana daha kolay alıştığını dile getirdi.
Kıvanç, "Bugüne kadar en zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet oldu. Gerek üflemesi gerekse tuşeleri dolayısıyla kendi kendine kolay öğrenilecek bir şey değil. Keman da çok zor ama babamdan dolayı sürekli çalışma yaptığım için benim için daha kolay oldu" diye konuştu.
Bilmediği enstrümanları bile çalmaya çalışıyor
Müziğe olan merakının yıllar geçmesine rağmen azalmadığını belirten Kıvanç, daha önce hiç görmediği enstrümanları bile inceleyerek ses çıkarmaya çalıştığını anlattı.
Yeni bir müzik aletiyle karşılaştığında öncelikle yapısını anlamaya çalıştığını ifade eden Kıvanç, enstrümanları öğrenirken görüntülerden çok seslere odaklandığını söyledi.
Kıvanç, "Hiç bilmediğim yabancı bir enstrümanı elime aldığımda, biraz kurcalayıp yapısını öğrendiğimde ondan bir şeyler çıkarabiliyorum. Bazen videolardan izliyorum ama ellerine bakmam, sadece sesi dinlerim. O mevkiden çıkarabildiğimi çıkarmaya çalışırım" dedi.
Müzik sevgisi kızına da geçti
Kıvanç'ın müziğe olan tutkusu ailesine de yansıdı. Küçük kızının gitar, keman ve darbukaya ilgi duyduğunu anlatan Kıvanç, kızının müzik eğitimini profesyonel şekilde almasını istediğini belirtti.
Kendisinin hiçbir eğitim almadan müzik öğrenmesine rağmen kızının daha bilinçli bir eğitim sürecinden geçmesini tercih ettiğini ifade eden Kıvanç, "Ailem de küçük kızım da müziğe meraklı. Gitar, keman ve darbukaya hevesi var. Ben onun profesyonel olarak eğitim alarak öğrenmesinden yanayım. Bu yüzden ona pek bir şey göstermek istemiyorum" şeklinde konuştu.
"Her insan bir enstrüman çalmalı"
Çocuk yaşlarda turşu bidonuyla başlayan müzik serüvenini bugün birçok farklı enstrümanla sürdüren Kıvanç, müziğin hayatında vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu söyledi.
Gündüzleri mermer ustalığı yaparak geçimini sağlayan Kıvanç, müzik sevgisini yıllardır yaşatırken herkese en az bir enstrüman çalmayı tavsiye etti.
Müziğin insana yaşattığı duyguların kelimelerle anlatılamayacağını belirten Kıvanç, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bence her insan bir enstrüman çalmalı. Çok güzel bir şey. Anlatılmaz, yaşanır."





