Türkiye’nin demografik yapısı, son 15 yılda yaşanan hızlı gerilemeyle kritik bir sürece girdi. 2009 yılında ülke genelinde 2,1 seviyesinde olan toplam doğurganlık hızı, 2025 itibarıyla 1,36’ya kadar geriledi. Uzmanların “nüfusun kendini yenileyebilme eşiği” olarak tanımladığı bu sınırın altına düşülmesi, uzun vadede nüfusun yaşlanması ve iş gücünde daralma riskini beraberinde getiriyor.
Bu düşüşten en fazla etkilenen illerin başında ise Sakarya geliyor.
Sakarya’da Doğum Hızı 15 Yılda Çakıldı
Sakarya’da doğurganlık hızı, yıllar içinde istikrarlı şekilde düşerek kritik seviyelerin altına indi. Verilere göre;
-
2009 yılı: 1,87
-
2025 yılı: 1,35
-
Toplam düşüş: Yaklaşık %28
Bu tablo, Sakarya’nın nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken 2,1 seviyesinden her geçen yıl daha da uzaklaştığını ortaya koyuyor. Kentteki gerileme, Marmara Bölgesi genelindeki düşük doğurganlık eğilimiyle paralel seyrediyor.

Bölge Bölge Türkiye’nin Doğum Haritası
Türkiye genelinde doğurganlık hızları bölgelere göre önemli farklılıklar gösteriyor:
-
Marmara & Ege: 1,2 – 1,5
En düşük seviyeler, kritik eşik altında -
Sakarya: 1,35
Yenilenme eşiğinin çok altında -
İç Anadolu & Akdeniz: 1,6 – 1,9
Sınırda seyir -
Doğu & Güneydoğu Anadolu: 2,5 ve üzeri
Türkiye’nin son kalesi, ancak düşüş eğiliminde
Uzmanlar Uyarıyor
Demografi uzmanları, doğurganlık hızındaki bu düşüşün; yaşlanan nüfus, artan sosyal güvenlik yükü ve azalan iş gücü gibi sorunları beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Sakarya gibi sanayi ve üretim potansiyeli yüksek illerde nüfus yapısındaki bu değişimin, önümüzdeki yıllarda ekonomik ve sosyal etkilerinin daha belirgin hissedilmesi bekleniyor.
Uzmanlara göre, sürdürülebilir nüfus yapısı için aile destekleri, çalışma hayatı düzenlemeleri ve genç nüfusu teşvik eden sosyal politikalar kritik önem taşıyor.




