Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20-23 Eylül tarihleri arasında ABD’de bulunması beklenirken, New York’taki temasları kapsamında çeşitli liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor. Ancak bu görüşme trafiğinde Mitsotakis’in yer alıp almayacağı belirsizliğini koruyor.
Yunan basınında daha önce yapılan değerlendirmelerde, Erdoğan ile Mitsotakis arasında bir görüşmenin gerçekleşmesinin iki ülke arasındaki iletişim kanallarının açık kaldığını göstereceği, görüşme olmamasının ise ilişkilerdeki mevcut mesafeye dair önemli bir işaret olacağı belirtilmişti.
Pozitif gündem zorlanıyor
Türkiye ile Yunanistan arasında 2023 yılından itibaren öne çıkarılan “pozitif gündem” yaklaşımı, uzun süredir iki ülke arasındaki sorunların tamamen çözülmesinden ziyade yönetilebilir tutulmasını amaçlıyordu.
Bu çerçevede ticaret, turizm, afetlerle mücadele ve güven artırıcı önlemler gibi daha az tartışmalı başlıklara ağırlık verilmişti.
Şubat 2026’da Ankara’da düzenlenen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı da iki ülke arasında diyaloğun sürdüğünü gösteren önemli temaslardan biri olmuştu.
Ancak yaz aylarıyla birlikte Ege, deniz yetki alanları, savunma iş birlikleri ve deniz parkları gibi başlıklarda yaşanan yeni gelişmeler pozitif gündemin sürdürülebilirliğini daha da zorlaştırdı.
Ege’de temel anlaşmazlıklar sürüyor
Türkiye, Ege Denizi’nde birden fazla çözülmemiş sorun bulunduğunu savunuyor.
Ankara’nın gündeme getirdiği başlıklar arasında karasularının genişliği, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR uygulamaları, egemenliği anlaşmalarla Yunanistan’a devredilmediği belirtilen ada, adacık ve kayalıkların statüsü ile Doğu Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsü bulunuyor.
Yunanistan ise Türkiye ile Ege’deki temel anlaşmazlığın kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması olduğu görüşünü sürdürüyor.
İki ülkenin sorunların kapsamına dair dahi farklı yaklaşımlara sahip olması, müzakere sürecini zorlaştıran en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Yunanistan’ın İsrail ile savunma anlaşması dikkat çekti
Son dönemde Atina’nın savunma alanındaki adımları da Ankara tarafından yakından takip ediliyor.
Yunanistan, 31 Ağustos’ta İsrail ile “Aşil Kalkanı” projesine imza attı. Proje kapsamında İsrail’in Yunanistan’a yaklaşık 3 milyar euroluk çok katmanlı hava savunma sistemi kurması planlanıyor.
İsrail tarafı, anlaşmayı iki ülke arasındaki savunma iş birliğinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
Söz konusu anlaşmanın, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında oluşturulan savunma mekanizmasının İstanbul’daki toplantısıyla aynı güne denk gelmesi de bölgesel güvenlik dengeleri açısından dikkat çekti.
Erdoğan’dan Yunanistan’a mesaj
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kırgızistan dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin sağduyulu yaklaşımının zayıflık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan, Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade ederek Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrar için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.
Bu açıklamalar, Ankara’nın Ege’deki silahlanma faaliyetlerine ilişkin rahatsızlığının devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.
Mitsotakis’in diplomasi trafiği yoğunlaşıyor
Yunanistan Başbakanı Mitsotakis’in önümüzdeki günlerde Mısır’a giderek Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile görüşmesi bekleniyor.
Görüşmenin ardından Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında üçlü toplantı yapılması da planlanıyor.
Mitsotakis’in ilerleyen dönemde Suudi Arabistan’a da ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.
Ankara tarafından daha önce Mısır’ın Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma iş birliğine katılabileceğine ilişkin açıklamalar yapılmış olsa da Kahire’nin bu yönde somut bir adımı bulunmuyor.
Son üst düzey temas Atina’da gerçekleşti
Türkiye ile Yunanistan arasındaki son üst düzey resmi temaslardan biri MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Atina ziyareti oldu.
Kalın, Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Themistoklis Demiris ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ise en son 10 Haziran’da Sofya’da görüşmüştü.
Bu görüşmede Türkiye’de hazırlıkları sürdürülen Deniz Yetki Alanları Kanunu çalışmalarının da gündeme geldiği belirtilmişti.
“Mavi Vatan yasası” Atina’nın gündeminde
Türkiye’de kamuoyunda “Mavi Vatan yasası” olarak anılan Deniz Yetki Alanları Kanunu çalışmaları da Yunanistan tarafından yakından takip ediliyor.
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları söz konusu düzenlemeyi Karadeniz, Akdeniz ve Ege’deki deniz yetki alanlarına ilişkin iç hukuk boşluğunu gidermeyi amaçlayan bir çerçeve olarak tanımlamıştı.
Taslağın hangi aşamada olduğu ve yeni yasama döneminde TBMM gündemine gelip gelmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı.
Karasuları tartışması yeniden gündemde
Yunanistan Başbakanı Mitsotakis’in 6 Eylül’de yaptığı açıklamada, ülkesinin karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuğunu söylemesi Ege’deki tansiyonu artıran bir başka gelişme oldu.
Yunan basınında Atina’nın Girit’in güneyindeki karasularını 12 mile çıkarma hakkına bu kadar açık şekilde ilk kez vurgu yaptığı yönünde yorumlar yapıldı.
Türkiye ise TBMM’nin 1995 yılında aldığı karar doğrultusunda Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını 6 deniz milinin üzerine çıkarmasını “casus belli”, yani savaş nedeni olarak değerlendiriyor.
Deniz parkları yeni gerilim alanı oldu
Türkiye ile Yunanistan arasındaki son tartışma başlıklarından biri de deniz parkları oldu.
Yunanistan, 21 Temmuz 2025 tarihinde Ege ve İyon denizlerinde iki ayrı deniz parkı kurulacağını açıklamıştı.
Türkiye bu adıma tepki göstererek Ege ve Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde tek taraflı uygulamalardan kaçınılması gerektiğini belirtmişti.
Yaklaşık bir yıl sonra Türkiye de 16 Ağustos 2026 tarihinde Ege ve Akdeniz’de iki milli deniz parkı ilan etti.
Parklardan biri Muğla’nın Fethiye ile Antalya’nın Kaş ilçeleri açıklarında Meis Adası yakınındaki deniz sahasını, diğeri ise Çanakkale ve Gökçeada açıklarındaki Kuzey Ege sahasını kapsıyor.
Yunanistan ise Türkiye’nin ilan ettiği deniz parklarının kendi kıta sahanlığı ve uluslararası hukuk açısından sorunlu olduğunu savunuyor.
Gözler New York’taki olası görüşmede
Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde bir yandan diplomatik temaslar sürerken diğer yandan Ege, deniz yetki alanları, silahlanma ve bölgesel ittifaklar nedeniyle gerilim başlıkları çoğalıyor.
Bu nedenle Erdoğan ile Mitsotakis’in BM Genel Kurulu kapsamında New York’ta bir araya gelip gelmeyeceği, iki ülke arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde izleyeceği yön açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.




