Küresel verilere göre ağustos sonu itibarıyla dizelin ortalama litre fiyatı 1,59 dolara yükseldi. Son 12 aylık dönemde benzin fiyatları ortalama yüzde 19,38 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 32,86 olarak gerçekleşti.
Böylece dizel ile benzin arasındaki fark yalnızca pompa fiyatlarında değil, artış hızında da belirginleşti.
Türkiye’de dizel 6,7 puan daha hızlı zamlandı
31 Ağustos itibarıyla Türkiye’de üç aylık dönemde benzin fiyatları yüzde 14,3 yükseldi. Dizeldeki artış ise yüzde 21 oldu.
Bu verilerle dizel, benzinden 6,7 puan daha hızlı zamlandı.
Uzmanlara göre bu ayrışmanın temel nedenlerinden biri dizelin ekonomideki rolü. Benzin daha çok binek araçlarda kullanılırken dizel; kamyon, otobüs, gemi, tren, traktör ve ağır iş makineleri gibi çok daha geniş bir alanda tüketiliyor.
Bu nedenle dizel talebi fiyatlar artsa bile kısa sürede önemli ölçüde düşmüyor.
Üretim ve lojistiğin temel yakıtı
Dizel özellikle taşımacılık, tarım, sanayi ve inşaat sektörlerinin temel enerji kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Malları taşıyan kamyonların, tarlada çalışan traktörlerin, ağır iş makinelerinin ve çeşitli ticari araçların dizel tüketmesi, bu yakıta olan talebi daha az esnek hale getiriyor.
Bu durum, arzda yaşanan herhangi bir aksamanın dizel fiyatlarına benzine göre daha hızlı yansımasına neden oluyor.
Asıl sorun rafineri kapasitesinde
Son dönemdeki fiyat hareketlerinin dikkat çeken bir başka yönü ise ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki ayrışma oldu.
Piyasada yalnızca ham petrol arzı değil, petrolü kullanılabilir yakıta dönüştürecek rafineri kapasitesi de önem kazanıyor.
Dizel piyasasındaki sıkışıklığın önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen “crack spread”, rafine dizelin fiyatı ile onu üretmek için kullanılan ham petrol arasındaki fiyat farkını gösteriyor.
ABD’de dizel crack spread göstergesinin ağustos ayında varil başına 100 doların üzerine çıktığı, 17 Ağustos’ta ise 102,20 dolara ulaştığı belirtildi.
ABD’de dizel fiyatları rekor seviyeye çıktı
Eylül ayı başında ABD’de dizel fiyatlarının galon başına 5,82 dolara kadar yükseldiği ifade edildi.
Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırılar, İran ve Orta Doğu merkezli jeopolitik gelişmeler ile taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar dizel piyasasındaki sıkışıklığı artıran faktörler arasında gösteriliyor.
ABD’de dizel stoklarının da kritik seviyelere gerilemesi fiyat baskısını artırıyor.
Avrupa’da Rusya etkisi
Avrupa’da ise dizel arzındaki sorun daha yapısal bir görünüm sergiliyor.
Rusya’dan yapılan dizel ithalatının azalmasının ardından Avrupa ülkelerinin alternatif tedarikçilere daha fazla bağımlı hale geldiği belirtiliyor.
Orta Doğu’daki arz ve lojistik sorunları da Avrupa piyasasındaki baskının artmasına neden oluyor.
Almanya’da son üç ayda benzin fiyatları yüzde 12,2 artarken dizel yüzde 16,9 yükseldi. Fransa’da benzin yüzde 1,4 gerilerken dizel yüzde 3,9 arttı.
Polonya’da benzin yüzde 2,7 yükselirken dizeldeki artış yüzde 11,3’e ulaştı. Macaristan’da ise benzin yüzde 0,3 gerilerken dizel yüzde 10,7 zamlandı.
Her ülkede aynı tablo yok
Dizelin benzinden daha hızlı yükselmesi küresel ölçekte her ülkede aynı şekilde yaşanmıyor.
Çin’de son üç aylık dönemde benzin fiyatları yüzde 7,8, dizel ise yüzde 8,4 geriledi.
Endonezya’da ise benzin yüzde 28,7 yükselirken dizel yüzde 2,2 düştü.
Uzmanlar bu nedenle asıl riskin özellikle dizel arz açığı bulunan büyük pazarlarda ortaya çıktığına dikkat çekiyor.
Dizel neden daha hızlı yükseliyor?
Dizel fiyatlarının benzinden daha hızlı artmasının arkasında birkaç temel unsur bulunuyor.
Dizel stoklarının benzine göre daha sınırlı olması, olası arz şoklarına karşı piyasayı daha kırılgan hale getiriyor. Bunun yanında dizelin küresel ticaret, tarım, ağır sanayi ve lojistikte yaygın biçimde kullanılması talebin güçlü kalmasını sağlıyor.
Rafinerilerin kısa sürede yalnızca dizel üretimini artırmasının mümkün olmaması da fiyatları yukarı çeken başka bir faktör olarak öne çıkıyor.
Rusya ve Orta Doğu kaynaklı üretim ve sevkiyat riskleri de dizel arzı üzerindeki baskıyı artırıyor.
Enflasyon açısından yeni risk
Dizel fiyatlarındaki hızlı yükseliş yalnızca sürücüleri ilgilendiren bir gelişme olarak görülmüyor.
Dizel zamları taşımacılık maliyetlerini artırdığı için tarımdan sanayiye, gıdadan perakendeye kadar çok sayıda sektörde maliyetlerin yükselmesine yol açabiliyor.
Özellikle nakliye maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansıması, enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabiliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yalnızca ham petrol fiyatlarının seyri değil, rafinerilerin ne kadar dizel üretebildiği ve bu ürünün ihtiyaç duyulan pazarlara ne kadar kolay ulaştırılabildiği de belirleyici olacak.
Rafineri kesintileri ve lojistik sorunlarının devam etmesi halinde dizelin benzinden daha hızlı yükselen fiyat performansının küresel ekonomi açısından yeni bir enflasyon riski oluşturabileceği değerlendiriliyor.




