Şehirlerin geçmişten gelen bir hafızası olduğunu vurgulayan Sarıhan, Adapazarı’nın da tarihini; tarihi eserlerde, sokak isimlerinde, eski belgelerde ve unutulmaya yüz tutmuş yapılarda taşıdığını ifade etti.

“Aynalıkavak sadece bir ağaç ismi değil”

Adapazarı’nın geçmişten günümüze ticaretiyle öne çıkan önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu belirten Sarıhan, yazısında “kavak” kavramının bilinen ağaç anlamından farklı bir tarihi karşılığı olduğuna dikkat çekti.

Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde “kavak” kelimesinin bazı kaynaklarda gümrük ve kontrol noktaları anlamında kullanıldığını aktaran Sarıhan, İstanbul’daki Anadolu ve Rumeli Kavağı, Haliç’teki Aynalıkavak örnekleri ve Erzurum’daki Kavak Kapı gibi yerlerin bu anlayışa örnek olduğunu belirtti.

Sarıhan, Adapazarı’ndaki Aynalıkavak Çarşısı’nın da bu ticari anlayış içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Uzun Çarşı, Pirinç Pazarı, Un Kapanı, Kömür Pazarı, Gümrük Önü ve Kapalı Çarşı gibi ticari alanların arasında bulunan Aynalıkavak Çarşısı’nın adını sadece bir ağaçtan aldığı düşüncesi doğru değildir” değerlendirmesinde bulundu.

“Fotoğraflarda kavak ağacına rastlamadım”

Geçmişte Aynalıkavak Çarşısı hakkında yazılan bazı yazılarda bölgede bir kavak ağacı bulunduğu yönündeki anlatımlara değinen Sarıhan, yaptığı incelemelerde bu iddiayı destekleyen bir görsele ulaşamadığını belirtti.

Sarıhan, “Geçmişten günümüze bu alanla ilgili resimleri inceleme imkânım oldu. Fakat ne fotoğraflarda ne de resimlerde burada kavak ağacına rastlamadım” ifadelerini kullandı.

“Şehir merkezlerine kavak ağacı dikilmezdi”

Aynalıkavak isminin ağaçtan geldiği yönündeki görüşe başka bir açıdan da yaklaşan Sarıhan, Osmanlı, Selçuklu ve diğer Türk devletlerinde şehir merkezlerine kavak ağacı dikilmediğini belirtti.

O kuyumcuyu bu kez polis açtı!
O kuyumcuyu bu kez polis açtı!
İçeriği Görüntüle

Kavak ağacının polenleri ve kök yapısı nedeniyle şehir merkezlerinde tercih edilmediğini ifade eden Sarıhan, “Kavak ağaçları kırsalın ağacıdır. Aynalıkavak Çarşısı ise tam anlamıyla şehrin merkezidir” dedi.

“Aynalıkavak’ın hikâyesi ticari ahlakı anlatıyor”

Sarıhan, çarşının ismiyle ilgili halk arasında anlatılan hikâyenin ise bölgenin geçmişteki ticari ahlakını göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

Rivayete göre çevre köylerden Adapazarı’na gelen vatandaşlar, getirdikleri yoğurt ve benzeri ürünleri çarşıdaki ağaçlara asar, alışverişlerini tamamlamak için şehir içine giderdi. Döndüklerinde ürünlerinin satıldığını, paralarının ise aynı yere bırakıldığını görürlerdi.

Bu anlatının toplumdaki güven, dürüstlük ve dayanışma kültürünü yansıttığını belirten Sarıhan, “Bu hikâyenin hangi tarafından bakarsanız bakın tam bir toplumsal dürüstlük ve güzel ahlak görürsünüz” ifadelerini kullandı.

Recep Sarıhan, yazısında Adapazarı’nın tarihi değerlerinin yeniden araştırılması ve şehrin hafızasının gün yüzüne çıkarılması gerektiğine dikkat çekti.

FOTOĞRAF: SOSYAL MEDYA

Kaynak: haber merkezi