Yapay zekânın sunduğu hazır bilgilerin temel bilimlerin yerini tutamayacağını belirten Şen, “Orijinal bir fikriniz veya projeniz varsa sakın yapay zekâya sormayın” diyerek özgün düşüncelerin korunması gerektiğine dikkat çekti.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları, bilim ve teknoloji dünyasından önemli bir ismi ağırladı. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen, 'Bilim, Akıl ve Geleceğin Dünyası' başlıklı söyleşiyle programın 131'inci konuşmacısı oldu.

SUBÜ Haber YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan söyleşinin moderatörlüğünü SUBÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörü Prof. Dr. Halil Arslan üstlendi.

Programda yapay zekâ, bilimsel düşünce, doğru soru sorma, etik sorumluluk ve geleceğin eğitim anlayışı gibi konular ele alındı.

"ÖZGÜN FİKİRLERİNİZİ YAPAY ZEKÂYA SORMAYIN"

Yapay zekânın sunduğu hazır bilgilerin bilimsel düşüncenin yerini alamayacağını belirten Prof. Dr. Zekai Şen, özellikle özgün fikirlerin korunması gerektiğini söyledi.

Yapay zekânın sunduğu bilgilerin arka planındaki mantığın ve bilimsel temellerin anlaşılmasının önemine değinen Şen, matematik, fizik ve kimya gibi temel bilimlerin lise döneminde öğrencilere iyi öğretilmesi gerektiğini ifade etti.

Şen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün yapay zekâ çağındayız. Önümüze internetten ve yapay zekâdan hazır bilgiler geliyor. Ancak hazır bilgi edinmek, onun mantığını ve felsefi arka planını kavradığımız anlamına gelmez. Matematik, fizik ve kimya lise çağında tam anlamıyla kavratılmalıdır.

Yapay zekâ bir ağacın önümüze sunduğu tatlı meyveler gibidir ancak o ağacın gövdesi, dalları ve kökleri vardır. Orijinal bir fikriniz veya projeniz varsa sakın yapay zekâya sormayın. Çünkü o platformlarda ciddi bir bilgi sömürüsü vardır. Özgün fikirleriniz başkalarına mal edilebilir. Genel bilgiler için faydalanın ancak özgün düşüncelerinizi orada paylaşmayın.”

"BİLİM MUTLAK VE DEĞİŞMEZ DEĞİLDİR"

Bilimsel bilginin sürekli sorgulanması gerektiğini belirten Şen, akıl ve şüphe kavramlarının bilimsel gelişimin temelini oluşturduğunu vurguladı.

İnsanın beden, akıl ve ruh olmak üzere üç temel boyutu bulunduğunu ifade eden Şen, bilimsel bilginin akıl süzgecinden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Karl Popper'ın yanlışlanabilirlik yaklaşımına da değinen Şen, bir bilginin bilimsel kabul edilebilmesi için yanlışlanabilir olması gerektiğini belirtti.

Bilimin belirli kabuller ve basitleştirmeler üzerinden ilerlediğini ifade eden Şen, bu nedenle bilimsel bilginin mutlak ve değişmez olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

CABİR BİN HAYYAN ÖRNEĞİYLE ETİK VURGUSU

Bilimsel üretimde hayal gücünün yanı sıra etik ve meslek ahlakının da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Zekai Şen, tarihsel örnekler üzerinden bilim insanlarının sorumluluklarına dikkat çekti.

Demokritos'un atom fikrini ortaya koyan düşüncelerini ve Cabir bin Hayyan'ın atomun parçalanmasına ilişkin değerlendirmelerini anlatan Şen, bilimsel gelişmelerin insanlığa karşı sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Şen, konuyla ilgili şu sözleri kullandı:

“Bilimde hayal gücü yani tahayyül şarttır. Antik Çağ'da Demokritos maddelerin bölünerek atoma ulaşacağını hayal etmiştir. Ondan 800 yıl sonra yaşayan Müslüman bilgin Cabir bin Hayyan ise atomun parçalanabileceğini ancak parçalandığında Bağdat gibi bir şehri yok edebileceğini söyleyerek etik ve insani bir sorumluluk vurgusu yapmıştır.”

Şen, Yunus Emre'nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin ya bu nice okumaktır” sözlerinin de bilgi ve insan arasındaki ilişkiyi anlamak açısından önemli olduğunu dile getirdi.

"SORU SORULMAYAN SINIFTA ZİHİNLER KÖRELİR"

Eğitimde merak etmenin ve soru sormanın önemine değinen Şen, öğrencilerin düşüncelerini özgürce ifade edebildiği eğitim ortamlarının bilimsel gelişim açısından önemli olduğunu söyledi.

Bir sınıfta öğrencilere soru sorma imkânı tanınmamasının düşünme becerilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Şen, soruların yalnızca öğrencilerin değil, akademisyenlerin de kendilerini geliştirmesine katkı sağladığını ifade etti.

Şen, “Bir sınıfta hoca soru sordurmuyorsa orada zihinler körelir.” diyerek eğitimde sorgulayıcı yaklaşımın önemini vurguladı.

Soru soran kişinin merakını gidererek öğrendiğini, öğrenilen bilgilerin başkalarına aktarılarak yayıldığını belirten Şen, eğitim sürecinde karşılıklı bilgi alışverişinin önemine dikkat çekti.

Ezberci anlayışa karşı ortak sınav modeli
Ezberci anlayışa karşı ortak sınav modeli
İçeriği Görüntüle

İDEAL ÜNİVERSİTE MÜFREDATINI AÇIKLADI

Üniversite eğitiminin ana dil, düşünme becerileri ve temel bilimler üzerine kurulması gerektiğini savunan Prof. Dr. Zekai Şen, ideal bir üniversite müfredatında hangi derslerin bulunması gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaştı.

Yeni bir üniversite kurması halinde ana dil, bilim tarihi, hikmet ve felsefe, mantık, geometri, fizik ve matematik derslerine öncelik vereceğini belirten Şen, temel düşünme becerilerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Akademik gelişimi ahilik geleneği üzerinden değerlendiren Şen, lisans eğitimini çıraklık, yüksek lisansı kalfalık, doktora ve profesörlüğü ise ustalık dönemi olarak nitelendirdi.

"KAÇ TANE GENÇ YETİŞTİRDİNİZ DİYE SORUN"

Söyleşide kendi akademik hayatından da örnekler paylaşan Prof. Dr. Zekai Şen, bilimsel üretimin yalnızca yayın ve makale sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

1966 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'ni kazandığını ve 1971'de mezun olduğunu belirten Şen, doktora eğitimi için Londra'daki Imperial College'a gittiğini anlattı.

İngiltere'de kütüphanelerde geçirdiği zamanın bilime olan ilgisini artırdığını ifade eden Şen, Suudi Arabistan'da geçirdiği 11 yıllık akademik dönemde birçok öğrenci yetiştirdiğini belirtti.

Şen, “Bana kaç tane makalem olduğunu sorduklarında bundan pek hoşlanmam. 'Kaç tane genç yetiştirdiniz?' diye sorarsanız daha mutlu olurum. Yazdığım eserlerde tek gayem vatanımın adının geçmesidir.” dedi.

SUBÜ Konuşmaları kapsamında gerçekleştirilen söyleşi, bilimsel düşünce, yapay zekâ kullanımı, eğitim ve akademik sorumluluk konularındaki değerlendirmelerle sona erdi.

Kaynak: basın bülteni