Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Fatih Orhan, Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında çocukluk çağı lösemileri, hastalığın belirtileri, tedavi yöntemleri ve kök hücre bağışının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Toplumda lösemiye ilişkin yanlış algıların bulunduğunu belirten Orhan, hastalığın artık tedavi edilemez bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Modern tıbbın sunduğu imkânlarla tedavi başarısının önemli ölçüde arttığını vurguladı.

Löseminin belirtilerine dikkat!

Halk arasında kan kanseri veya kemik iliği kanseri olarak bilinen löseminin çocuklarda farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Doç. Dr. Mehmet Fatih Orhan, aileleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Orhan, çocukluk çağı lösemilerinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı:

  • Vücutta nedeni açıklanamayan morarmalar

  • Kemik ve eklem ağrıları

  • Uzun süren ve nedeni belirlenemeyen ateş

  • Sürekli halsizlik ve yorgunluk

  • Belirgin kilo kaybı

  • Gece terlemeleri

Bu belirtilerin başka hastalıklarda da görülebileceğini belirten Orhan, şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

"Lösemi tanısı umutsuzluk anlamına gelmiyor"

Lösemi hakkında toplumda en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden birinin hastalığın tedavi edilemeyeceği inancı olduğunu belirten Orhan, ailelerin tanı sonrasında büyük endişe yaşayabildiğini söyledi.

Günümüzde uygulanan modern tedavi yöntemleri sayesinde çocukluk çağı lösemilerinde önemli başarılar elde edildiğini ifade eden Orhan, her hastanın risk durumuna göre değerlendirilerek uygun tedavi planının oluşturulduğunu aktardı.

Tedavi sürecinde ailelerin düzenli olarak bilgilendirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Lösemi tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor?

Çocukluk çağı lösemilerinde temel tedavi yönteminin kemoterapi olduğunu belirten Doç. Dr. Orhan, ilaçların hastalığın türüne ve tedavi planına göre ağızdan, damar yoluyla veya bel bölgesinden uygulanabildiğini söyledi.

Yüksek risk grubundaki bazı hastalarda ise kök hücre naklinin önemli bir tedavi seçeneği olduğunu ifade etti.

Uygun kök hücre bağışçısının aile bireyleri arasından veya ulusal ve uluslararası donör havuzlarından bulunabildiğini kaydetti.

Kan ve kök hücre bağışı hayati önem taşıyor

Lösemi tedavisinde kullanılan ilaçların büyük ölçüde devlet tarafından karşılandığını belirten Orhan, ailelerin en fazla desteğe ihtiyaç duyduğu konulardan birinin uygun kan bağışçısına ulaşmak olduğunu söyledi.

Toplumun kan bağışı konusunda daha duyarlı olması gerektiğine dikkat çeken Orhan, Türk Kızılay aracılığıyla kök hücre bağışçısı olmanın mümkün olduğunu hatırlattı.

Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğiyle yürütülen TÜRKÖK projesinin önemine değinen Orhan, gönüllü bağışçılardan alınan kan örnekleriyle doku uyumunun değerlendirildiğini, uygun eşleşme bulunması halinde bağışçıyla iletişime geçildiğini anlattı.

Kök hücre bağışı nasıl yapılıyor?

Doç. Dr. Mehmet Fatih Orhan, kök hücre bağışının iki farklı yöntemle gerçekleştirilebildiğini belirtti.

SUBÜ, TYÇ logolu programlarıyla Türkiye’de ilk 20’ye girdi
SUBÜ, TYÇ logolu programlarıyla Türkiye’de ilk 20’ye girdi
İçeriği Görüntüle

Periferik kök hücre bağışı: Bağışçıya uygulanan ilaçlarla kandaki kök hücre miktarı artırılıyor. Ardından özel bir cihaz yardımıyla kök hücreler kandan toplanıyor.

Kemik iliğinden kök hücre bağışı: Genel anestezi altında kalça kemiğinden kemik iliği alınarak kök hücreler elde ediliyor.

Bağış sürecine ilişkin doğru bilgilendirmenin gönüllülerin endişelerini azaltabileceğini belirten Orhan, nakledilen kök hücrelerin hastanın vücudunda yeni kan hücreleri üretmeye başladığını ifade etti.

Nakil sonrasında ise hücrelerin gelişiminin kimerizm testiyle takip edildiğini aktardı.

"Bir çocuğa hayat verebilirsiniz"

Löseminin daha önce tamamen sağlıklı olan çocuklarda da kısa sürede ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Orhan, hastalığın yalnızca belirli aileleri ilgilendiren bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla topluma çağrıda bulunan Orhan, kan ve kök hücre bağışının önemine işaret ederek gönüllü bağışçıların bir çocuğun yeniden sağlığına kavuşmasında hayati rol oynayabileceğini belirtti.

Devletin sağladığı desteklere dikkat çekti

Lösemiyle mücadelede sağlık kuruluşlarının, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının büyük çaba gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Mehmet Fatih Orhan, devletin tedavi süreçlerinde sağladığı desteklerin de önemine değindi.

Orhan, lösemi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, erken tanının öneminin anlaşılması ve gönüllü bağışçı sayısının çoğaltılması gerektiğini belirterek, kan ve kök hücre bağışının bir çocuğun hayatını kurtarabileceğini vurguladı.

Kaynak: SAÜ