Bir dizi ziyarette bulunmak üzere Sakarya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen Sapanca Gölü Eylem Planı Tanıtım Toplantısına katıldı.
KİMLER KATILDI
Toplantıya; Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Sosyal Politikalar Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hülya Terzioğlu, AK Parti MKYK Üyesi Abdurrahman Akyüz, TBMM KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan, AK Parti Milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Ali İnci, Murat Kaya, Radiye Sezer Katırcıoğlu, MHP Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş ve çok sayıda kişi katıldı
"SAPANCA'YA ARITILMAMIŞ SU GÖNDERMİYORUZ"
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Sapanca Gölü Eylem Tanıtım Planı filminin izlenmesi ile devam etti. Programın açılış konuşmasını yapan Kocaeli Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Konu aslında çok boyutlu. Büyükşehir Belediyesi olarak bizim en büyük görevimiz korumak. İmar planları için çalışıyoruz ve gölümüze yük gelmemsi için çalışıyoruz. Atık su için de artması yapılmamış su gönderilmiyor. Kullanma da çok önemli biz Kocaeli olarak şuana kadar tahsis edilen suyun yüzde 40'ını kullandık. Şebekeye verilen sularda kayıp kaçak oranlarının da önüne geçtik. Kayıp kaçak ile mücadele de Türkiye'de üçüncü ülkeyiz. Şuana kadar 160 milyon metre küp su tasarrufu sağladık. Sapanca Gölünü koruma anlamında Büyükşehir Belediyemiz üzerine düşeni yapıyor" şeklinde konuştu.
"BASKIYI AZALTACAĞIZ"
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, " Sapanca Gölümüzün eylem planı için buradayız. Ortak kullanımda olan Sapanca Gölü Eylem Planı artık yürürlüğe giriyor. Kuraklılıklarla birlikte su havzalarımıza daha çok önem vermeliyiz. Sapanca Gölü milyonlarca insanımızın tek içme kaynağı. Sapanca Gölünü sadece bir göl olarak görürsek hata yaparız. Sapanca Gölünü kaybettiği vizyonu tekrara kazandırmaya çalışıyoruz. Eğer önlemler almazsak Sapanca Gölümüzü kaybedeceğiz. Kayıp kaçakları önlerken ve Gölünü havasını korumak için çalışıyoruz. Kayıp kaçakların önğne geçmek için çalışıyoruz. Ballıkaya Barajı isale hattını bitirerek önümüzdeki yıl inşallah Sapanca Gölü üzerindeki baskıyı azaltacağız" şeklinde konuştu.
"TARİHİ BİR ÖNCÜLÜK"
AK Parti Milletvekili Çiğdem Erdoğan, " Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı' ya teşekkürlerimi iletmek ve bugün tarihi bir şeye öncülük ettiğini söylemek isterim. Sapanca'yı koruyup kollamak ve geleceğe aktarmak için gösterdiğiniz çaba çok önemli. Sapanca, Sakarya'nın misafir odasıdır ve biz Sapanca ile çok övünürüz. Sakaryalılar yazlık için bile başka noktaları tercih etmezler. Aslında, Sapanca bizim hayatımıza ruhen dokunan bir merkezdir. Buradan Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar'a da su havzasının korunması ve misafirlerimizin gölle buluşması için çok önemli adımlar attığı için emeği, gayreti, mücadelesi için çok teşekkür ediyoruz." dedi.
HASSASİYET VURGUSU
Suyun insanlık için çok önemli olduğunu vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Hülya Terzioğlu, "Allahın bize emanet ettiği dünyayı hassasiyetle korumak gerektiğini vurgulamak istiyorum." dedi.

"OSB SORUNUMUZ VAR"
Vali Rahmi Doğan, " Sakarya'da 12 tane OSB var. Bu OSB'lerin toplam alanına baktığımızda, sabah hesapladım, 30 bin dönüm civarında bir araziden bahsediyoruz. Bu arazilere ilaveten 4 tane de özel endüstri bölgesi ilan edildi. Bu endüstri bölgelerinden iki tanesi Karadeniz'e yakın bölgelerdeki Kaynarca ve Karasu bölgesinde. Diğer endüstri bölgesi de yine çok nadide bir bölge olan Akyazı bölgemizde. Biz elbette ki sanayiye karşı değiliz. Biz elbette ki sanayiyle büyüyeceğiz ama altyapısıyla, arıtmasıyla birlikte. Bir tane örnek vermek istiyorum. Bizim Ferizli OSB'mizde 44 tane fabrika olmasına rağmen arıtma tesisi yoktur. Bugün 44 tane fabrika arıtma tesisi olmadan çalışıyor." şeklinde konuştu.
'KİRLETMEDEN ÜRETİM YAPILSIN'
Doğan, "Geçen sene şehrimizin gündemini çok yoğun bir şekilde işgal eden, meşgul eden Mudurnu Çayı kenarındaki birkaç fabrikanın Mudurnu Çayı'nı nasıl kirlettiğini hep beraber gördük. Biz fabrikayı valilik olarak 18 gün kapatabildik. Sonrasında mahkeme kararıyla bu fabrika tekrar faaliyetlerine devam etti. Şunun için ifade etmek istiyorum: Bizim toprağımızı, suyumuzu, havamızı kirletmeden üretim yapılsın istiyoruz. Bunun gayreti içerisindeyiz." dedi.
FAALİYETE DEVAM EDİYOR
Sapanca Gölü ve Sapanca Gölü ile ilgili eylem planın çok kıymeti olduğunu belirten Doğan, "Eylem planı bizim için çok değerli fakat bizim başka bir yaramız, sıkıntımız var. Şu anda gölümüzün etrafında tespit edilen 4 bin 677 tane kaçak bungalov var. Bu bungalovların büyük çoğunluğunun altyapısı ve arıtması yoktur. Kanalizasyon yapısı yoktur. Foseptiklerle bunlar faaliyetlerine devam ediyorlar." şeklinde konuştu.
'MÜMKÜN DEĞİL'
Yapılardan 2 bin 700 tanesi tarım arazilerinde ve sit alanı içerisinde olduğunu söyleyen Doğan, "Bu yapıların yıkımı konusunda Büyükşehir Belediye Başkanımızla yakın çalışma içerisindeyiz. Gölün etrafındaki var olan iskelelerin tamamını yıkarak şu anda gölün etrafını açmaya başladık. Biz bunu yaptığımızda birtakım tesislerin göle doğrudan kanalizasyonlarını bıraktıklarını tespit ettik. Asıl sorun şu: Bir müddet sonra Sapanca Gölü'nde foseptik kaynaklı kirlilik çıktığında, buraların içme suyu olarak kullanılması mümkün değildir denildiğinde asıl çanlar o zaman çalacak. Bu plan, bu eylem planı o yüzden çok kıymetli diye düşünüyorum." dedi.

"SU ALIP GÖTÜRÜYOR"
Vali Doğan, "13- 15 Ekim tarihlerinde de yaşan sel felaketinde yaşadık. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, bu bölge ciddi anlamda bir tehdit altında kaldı. En çok medyada ve sosyal medyada da Sakarya yer aldı. Sebep bizim dere yataklarımızdaki bungalovların sele kapılıp bu görüntülerin bütün Türkiye gündemine, kamuoyuna oturmuş olması. Bunların tamamı kaçak yapılar. Dere yatakları içerisinde, tespitlerimize göre 700 küsur tane bungalov var. Su akıp kendi mecrasını bulabiliyor ama siz derenin yatağını değiştirirseniz, siz derenin yatağına yapı yaparsanız su gelip hepsini alıp götürüyor. Dolayısıyla biz o sel felaketinde yaşadığımız sorunların tamamını bu dere yatakları içerisindeki bu yapılardan gördük." dedi.
TÜRKİYE RİSK ALTINDA
Türkiye'nin su stresi altında olan ülkeler arasında olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Dünyamızdaki su varlığının yalnızca %2,5’unu tatlı su kaynaklarının oluşturuyor. Bunun ise yalnızca %1’i kullanılabilir durumda. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor olsa da, 2,2 milyar insan hâlâ güvenli içme suyuna erişemiyor. Ülkemiz ise kişi başına düşen 1.297 metreküp kullanılabilir su miktarıyla, maalesef su stresi altındaki ülkeler arasında." dedi.
ASIL MESELE
"Değişen iklim şartlarında tatlı su kaynaklarının korunması ve güvenliğinin sağlanması her geçen gün daha da önemli hale geliyor." diye vurgulayan Bakan Yumaklı, "İklim değişikliği artık günlük hayatımızda, yağış rejimlerindeki düzensizlikler ve rekor sıcaklıklarla, bizzat tecrübe ettiğimiz bir gerçekliktir. Artık konu sadece “su azalacak mı?” sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele; suyun nerede, ne kadar ve ne kalitede olacağıdır." şeklinde konuştu.
PLAN UYGULAMADA
Ulusal Su Planı'nı uygulamaya aldıklarını söyleyen Yumaklı, "Biz, suyu, yönetilecek bir kaynak olmanın ötesinde, tüm sektörleri yönlendiren stratejik bir eksen olarak konumlandırıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı üzere “temiz su kaynaklarına erişimi beka meselesi” olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla, su kaynaklarımızın koruma-kullanma dengesi ekseninde yönetilmesi için, 10 yıllık vizyonumuz olan Ulusal Su Planı’nı uygulamaya aldık." dedi.
'SU MERKEZDE' ANLAYIŞ
Yumaklı, "Uzun vadeli planlarımızı hazırlarken, “su verimliliğini” çalışmalarımızın merkezine yerleştirdik. Coğrafi bilgi sistemi tabanlı, e-Devlet ile entegre Su Verimliliği Sistemini oluşturduk. Mavi, Yeşil, Turkuaz olmak üzere 3 kademeli Su Verimliliği Belgesi ile ortak bir yapı kurduk. Böylece su verimliliği, ölçülebilir ve takip edilebilir bir kurumsal yönetim sürecine dönüştü.
Bilhassa kentsel yeşil alanlarda kurakçıl peyzaj dönüşümünü başlattık. Diğer yandan, tarımda suyu merkeze alan üretim modelini geliştirdik.
Su kısıtı bulunan 52 ilçede az su tüketen ürünlerin üretimine ilave destek vermeye başladık. Tarla içi bireysel sulama sistemleri yatırımlarına hibe desteğini %70’e varan oranlara çıkardık. Sadece tarımda değil, kentsel, endüstriyel, ve turizm gelişim planları ile yatırımların, suyu merkeze alan anlayışla yürütülmesi önceliğimizdir." ifadelerini kullandı.
25 HAVZADA TAMAMLANDI
Afetler yaşanmadan önce olası risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla, Türkiye genelindeki 25 havzanın tamamında taşkın yönetim planlarının tamamlandığını söyleyen Bakan Yumaklı, "Malumunuz, içinde bulunduğumuz bölge de, sel ve taşkınlara karşı riskli bir bölge. Bu kapsamda, bölgede ve Sapanca Gölümüzü besleyen derelerde de taşkın risk analizlerimizi yaptık.
Bu riskleri azaltmak için; dere yataklarının düzenlenmesi, temizlenmesi ve geçiş yapılarının iyileştirilmesini kapsayan 11 tedbiri, ilgili kurumlarımızla birlikte uygulamaya alıyoruz." dedi.
ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
13 Ekim’den itibaren, ülkemizin farklı bölgelerinde meydana gelen sel ve taşkınlara karşı Bakanlık olarak tüm imkânlarla seferber olunduğunu vurgulayan Yumaklı, "Devlet Su İşleri eliyle, başta İstanbul ve Sakarya olmak üzere, 15 ilimizde 485 iş makinesi ve ekipman, 772 personelimizle taşkınlara müdahale ettik. Yanık, İnci, Eşme, Kurtköy, Mahmudiye, İstanbul, Keçi, Sarp dereleri başta olmak üzere, Sapanca Gölü havzasındaki derelerimizde çalışmaları sürdürüyoruz." şeklinde konuştu.
9 GÖL İÇİN HAZIR
Hükümet programındaki “Göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması” konusunu Ulusal Su Kurulunda gündeme alındığını söyleyen Yumaklı, "Kurul kararı olarak öncelikle; Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için eylem planlarımızı hazırladık. Belediyelerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili kurumların katkılarıyla çalışmalarımızı güçlendirdik. Eğirdir ve Burdur Gölü Eylem Planlarımızı kamuoyuna açıkladık, uygulamaya aldık." şeklinde konuştu.
HAYATİ ÖNEM
"Sapanca çekilirse, Sakarya susar" diyen İbrahim Yumaklı, "Hem içme-kullanma suyu kaynağı hem de sit alanı statüsüyle öne çıkan Sapanca Gölü, Sakarya ve Kocaeli illerimiz için hayati öneme sahip. Açık ve net konuşmak mecburiyetindeyiz: Sapanca çekilirse; Sakarya susar, Kocaeli susar, sanayi durur, bu havza nefessiz kalır! Bahriler, karabatakları, sakarmekeler evsiz kalır ve endemik türler yok olur!" şeklinde konuştu.
VERİLERE GÖRE HAZIRLANDI
Eylem planının, gölün iklimsel verileri, ekolojik, hidrolojik özellikleri ve su kullanımlarını esas alarak hazırlandığını söyleyen Yumaklı, "Son dönemdeki bol yağış ve göl seviyesinin geçen yıla göre yükselmesi bizi yanıltmasın. Bilimsel çalışmalara göre; Sapanca gölümüzün de içinde bulunduğu alt havzada, gelecek dönemde ortalama sıcaklıkların yaklaşık 4ºC’ye kadar artacağı, yıllık toplam yağışların ise %5 azalacağı öngörülüyor. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde, 2025 yılında Sapanca Gölü’nde 71,9 milyon metreküp su açığı meydana geldi. Bu miktarın %22’sinin buharlaşma kaynaklı olduğunu tespit ettik." dedi.
5 YILDA 25 MİLYARLIK YATIRIM
Yumaklı, "Planda; Su, gıda, ekosistem bağlantısallığında göl yönetimi, Su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, Veri temelli, yapay zeka destekli karar mekanizmasının oluşturulması
stratejilerine dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir yer alıyor. Bu tedbirleri, 5 yılda 25,5 milyar liralık yatırımla hayata geçireceğiz. Havzamıza yılda 114 milyon metreküp su kazandırmayı planlıyoruz." şeklinde konuştu.
HEDEF BÜYÜK
Sapanca Gölü Eylem Planı kapsamında içmesuyu havzası koruma ve su güvenliği planının hazırlandığını da vurgulayan Yumaklı, "Kaynaktan çekim nedeniyle meydana gelen miktar baskısını azaltmak için İlave ve Alternatif Su Kaynaklarına Yönelik yatırımları hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda; Kocaeli İhsaniye Barajı, isale hattı ve arıtma tesisini tamamladık. Buradan içme suyu vermeye başladığımız için Sapanca Gölü üzerindeki stresi azaltmış olacağız. Ballıkaya Barajında 2027 yılında su tutacağız. Burası da faaliyete geçtiğinde, gölden içmesuyu alınmayacak. Avcıdere Barajı Sulaması ve içme suyu projemizi de önümüzdeki dönemde yatırım programına almayı hedefliyoruz." dedi.
SU DENGESİ KORUNACAK
Bakan Yumaklı, "Diğer yandan; sadece içme-kullanma suyu şebekelerindeki su kayıplarının %25’e düşürülmesiyle; Sapanca Gölümüze yıllık 15,7 milyon metreküp su kazandırmış olacağız.
Gölün su dengesini korumak için atacağımız adımlardan bir diğeri ise, bölgedeki doğal mineralli ve doğal kaynak su tahsislerinin sürdürülebilir yönetiminin sağlanmasıdır." ifadelerini kullandı.
BİLİM KURULU TAKİP EDECEK
Sapanca’da üretilen verilerin, gerçek zamanlı izleme sonuçlarıyla birlikte Akıllı Su Yönetimi Sistemi’nde buluşacağını söyleyen Yumaklı, "Sapanca Gölü’nün su miktarı ve kalitesinin takibinde yapay zekâ ve uzaktan algılama tekniklerini devreye aldık. Kuracağımız izleme istasyonlarıyla buharlaşma kayıplarını da takip edeceğiz. Sapanca’da geliştirdiğimiz bu uygulamanın diğer göllerimizde yapılacak çalışmalara da yol göstermesini amaçlıyoruz. Bilimsel temellere dayalı ve katılımcı bir yaklaşımla hazırladığımız Sapanca Gölü Eylem Planımızı, STK’lar, akademisyenler ve kurum temsilcilerinden oluşan Bilim Kurulu ile birlikte takip edeceğiz." dedi.
SÖZDEN EYLEME!
Bakan Yumaklı, sözlerini "Bugün burada, yalnızca bir gölü değil; Suyla gelen bereketi, kültürü, tarihi, ekosistemi korumak için birlikte hareket ediyoruz. Gelin, ortak evimiz dünyayı, bu doğa harikasını ve geleceğimizi hep birlikte koruyalım. Sözden eyleme, plandan uygulamaya geçelim! Başarı, tüm paydaşların bu sürece katkısıyla mümkün." diyerek tamamladı.




