Çalışma hayatına 1955 yılında Ankara’da başlayan Dayal, yaklaşık 7 ay çalıştıktan sonra askere gitti. Askerlik döneminde komutanının yönlendirmesiyle yatakhanedeki yorganları dikerek yorgancılığı öğrenen Dayal, daha sonra memleketi Sapanca’ya döndü.

‘Kimi desteklersem o kazanır’
‘Kimi desteklersem o kazanır’
İçeriği Görüntüle

Bir ustanın yanında bir süre çalışan Dayal, ardından kendi dükkanını açarak mesleğini sürdürdü. Dört çocuk ve 12 torun sahibi olan usta, bugün de sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar tezgahının başında çalışıyor.

Eski Müşterileri Çevre İlçelerden Arıyor

Akyazı, Karasu ve Hendek başta olmak üzere çevre ilçelerde de uzun yıllara dayanan müşterileri bulunan Dayal, mesleğini ömrü yettiğince sürdürmek istediğini söyledi.

Yıllar içerisinde aynı ailelerin farklı kuşaklarına hizmet verdiğini anlatan Dayal, “Kocaya giden kıza yorgan diktim, evlendi çocuk yaptı, o çocukla geri geldi ona da yorgan diktim. 50-60 sene geldi geçti” dedi.

Dükkanında 50 yıllık bir ipek yorganı da sakladığını belirten Dayal, meslek hayatı boyunca müşterilerinin güvenini korumaya önem verdiğini söyledi.

“Ölene Kadar Yapacağım”

Mesleğinden kopmak istemediğini ifade eden Selahattin Dayal, “92 yaşındayım hala devam ediyorum. Sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar çalışıyorum. Akyazı, Karasu, Hendek’ten hep telefon ediyorlar. Eski müşterilerim var çok sayıda. Ölene kadar yapacağım” diye konuştu.

Yorgancılığın giderek daha az kişi tarafından tercih edildiğini dile getiren Dayal, çırak ve kalfa yetişmemesinin mesleğin geleceği açısından önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

Oğlu 2012’de Dükkana Katıldı

Babasının yanında mesleği sürdüren Celal Dayal ise 2012 yılında dükkanda çalışmaya başladığını söyledi. Çocukluğundan bu yana yorgancılığın içinde olduğunu belirten Dayal, daha önce farklı işlerde çalıştığını ancak babasının yaşının ilerlemesi üzerine aile mesleğine döndüğünü anlattı.

Özellikle yün ve pamuk yorganlarla yastıklara talebin devam ettiğini belirten Celal Dayal, internetten ürün alan bazı müşterilerin daha sonra eski yorganlarını ve pamuklarını yeniden diktirmek için kendilerine başvurduğunu söyledi.

Babasının bölgede “Yastıkçı Dede” lakabıyla tanındığını aktaran Dayal, küçük çocuklara yıllardır yastık hediye ettiğini ve bazı müşterilerin bu yastıkları 15 yıldır sakladıklarını söylediğini ifade etti.

Mesleğin Üçüncü Kuşağı Olmak İstiyor

Ailenin 10 yaşındaki ferdi Zehra Dayal da okul çıkışlarında dükkana gelerek dedesi ve babasına yardım ediyor.

Yastık dolduran, makinede dikim öğrenen ve gerektiğinde müşterilerle ilgilenen Zehra Dayal, aile mesleğini gelecekte sürdürmek istediğini belirtti.

Zehra Dayal, “Ben babama yardım ediyorum, babam dedeme yardım ediyor, hepimiz yardımlaşarak çalışıyoruz. Babamın mesleğini seviyorum. O yüzden mesleği yapmak istiyorum, üçüncü nesil olarak” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA