Yaralı Buldu, Sahiplendi
Mesleğe henüz 10 yaşındayken adım attığını belirten Odabaş, dedesinden kalan kuyumculuk geleneğini sürdürüyor. Üç yıl önce dükkânının önünde sakat halde bulduğu kediyi tedavi ettirip sahiplendiğini anlatan Odabaş, o günden sonra Şaziye’nin kendisini bir an olsun yalnız bırakmadığını söyledi.
Her sabah dükkânı açmaya geldiğinde kapıda bekleyen Şaziye, kapı aralanır aralanmaz içeri koşuyor. Ardından vitrindeki altın takıların arasına yerleşerek adeta “mesaiye” başlıyor.
“Sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor” diyen Odabaş, “Bu hayvanı ilk gördüğümüzde sakatlanmıştı. Sakatlığını giderdik, karnını doyurduk, sonra bizi hiç bırakmadı” ifadelerini kullandı.
Altınların Arasında Uyuyor
Vitrinde altınların arasında uyuyan Şaziye, çarşıya gelen müşterilerin de ilgisini çekiyor. Kuyumcu dükkânında bir kediyi altın takıların arasında görenler önce şaşkınlık yaşıyor, ardından tebessüm ediyor.
Odabaş, müşterilerin sık sık “Altınların içinde uyuyan kedi çok şanslı” yorumunu yaptığını belirterek, “Ürünlerimize hiçbir zararı yok. Karnı doysun ona yetiyor, altınla işi yok” dedi.
“Hayvan Sevgisi Olmayanın İnsan Sevgisi de Olmaz”
Şaziye’nin varlığının hem kendisini hem de müşterilerini mutlu ettiğini dile getiren Odabaş, hayvan sevgisinin önemine vurgu yaptı:
“Hayvan sevgisi başka bir şey. Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi de olmaz diye düşünüyorum. Dilsiz varlıklar, her şeyi kabullenen canlılar onlar. Biz de besliyoruz, vicdanen rahatlıyoruz.”





