6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ve son dönemde yaşanan yanlış alarmlar, sistemlerin performansını yeniden gündeme taşıdı.

Google Hatayı Kabul Etmişti

6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ili etkileyen büyük depremlerin ardından Google, Android tabanlı deprem erken uyarı sistemiyle ilgili dikkat çekici bir açıklama yaptı.

Şirket, ilk büyük sarsıntı öncesinde yaklaşık 10 milyon kişiye gönderilmesi gereken yüksek seviyeli “harekete geç” uyarısının devreye girmediğini, bazı kullanıcılara yalnızca düşük düzeyli bildirim ulaştığını kabul etti.

Bu durum, afet anında saniyelerin hayati önem taşıdığı Türkiye gibi ülkelerde sistemlerin güvenilirliğini sorgulattı.

Sistem Nasıl Çalışıyor?

Android erken uyarı altyapısı, akıllı telefonlardaki ivmeölçer sensörlerinden gelen anonim verileri analiz ediyor.

Deprem sırasında önce daha hızlı yayılan P dalgaları tespit ediliyor. Yıkıcı etkisi daha büyük olan S dalgaları ulaşmadan önce kullanıcılara birkaç saniyelik bir zaman kazandırılması hedefleniyor.

Ancak bu süre sabit değil.

  • Fay hattına olan mesafe

  • Bölgedeki sensör yoğunluğu

  • Algoritmanın belirlediği şiddet eşikleri

sistemin performansını doğrudan etkiliyor. Özellikle depremin merkez üssüne çok yakın bölgelerde uyarı süresi oldukça kısalabiliyor ya da eşik değerler nedeniyle güçlü alarm devreye girmeyebiliyor.

Yanlış Alarm Örnekleri Artıyor

Tartışmalar yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. ABD’nin Nevada eyaletinde kısa süre önce binlerce kişiye 5.9 büyüklüğünde deprem uyarısı gönderildi; ancak bölgede böyle bir deprem gerçekleşmedi. Yetkililer teknik hata yaşandığını duyurdu.

Türkiye’de de benzer örnekler görüldü:

  • 18 Şubat’ta bazı kullanıcılara “İsrail’de 7 büyüklüğünde deprem oldu” bildirimi gönderildi. Resmi sismik kayıtlarda böyle bir deprem bulunmadı.

  • 12 Haziran 2025’te Büyükçekmece açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem, bazı uygulamalarda 4,7 olarak gösterildi ve gece saatlerinde paniğe yol açtı.

Bu örnekler, sistemlerin “yanlış alarm” riskini gündeme getirirken; 6 Şubat sonrası yapılan açıklamalar ise “eksik alarm” ihtimalinin sonuçlarını yeniden tartışmaya açtı.

Manipülasyon İddiaları

6 Şubat depremlerinin ardından sosyal medyada sistemlerin manipüle edilebileceğine dair çeşitli iddialar ortaya atıldı. Uzmanlar ise erken uyarı mekanizmasının jeofizik veri ve algoritmik analiz temelli çalıştığını, bu tür iddiaların teknik karşılığının bulunmadığını belirtiyor.

Yanlış Alarm mı, Eksik Uyarı mı?

Uzmanlara göre erken uyarı sistemleri depremi önceden tahmin etmiyor; başlamış bir sarsıntıyı algılayarak saniyeler kazandırmayı amaçlıyor.

Bu nedenle algoritmaların belirlediği eşik değerler kritik rol oynuyor.

  • Yanlış alarm, panik ve güven kaybına yol açabiliyor.

  • Eksik uyarı ise hayat kurtarabilecek saniyelerin kaybı anlamına geliyor.

6 Şubat sonrası yapılan kabul ve ABD’deki teknik hata, akıllı telefonlardaki deprem alarmının yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını; kamusal güven, şeffaflık ve kriz yönetimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Fotoğraf: sosyal medya

Kaynak: gzt.com