Patolojinin yalnızca kanserle sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, iltihabi hastalıklardan poliplere kadar geniş bir yelpazede tanı koyduklarını söyledi. Gelişen genetik yöntemlerle birlikte kanserin gelecekte korkulan bir hastalık olmaktan çıkabileceğine dair umut verici açıklamalarda bulundu.

“Patolojide son kararı veren biziz”
Patoloji bölümünün işleyişi ve önemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yılmaz, “Patoloji hastalık bilimi demektir. Vatandaş patolojiyi duyunca aklına hemen kanser geliyor ama vakalarımızın yalnızca yüzde 20-30’u kanser. İltihabi durumlar, polipler ve pek çok organdan alınan dokular bize gelir. Biz de bunları inceleyerek cerrahların ve kliniklerin adeta son tanısını veren hâkim ve savcılar gibiyiz. Bizim verdiğimiz sonuca göre hastanın tedavi planı şekillenir” dedi.
Tümörlerin yayılımı, dokulara ne kadar ilerlediği ve evresi gibi hayati bilgilerin patoloji tarafından belirlendiğini ifade eden Yılmaz, bu verilerin hastanın yaşam süresi ve tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
“Patolojinin mutfağı çok önemli”
Tanı sürecinin arka planındaki emeğe de değinen Prof. Dr. Yılmaz, patolojinin yalnızca mikroskop başında yapılan bir iş olmadığını vurguladı. “Saçlı deriden ayak tırnağına kadar vücudun her bölgesinden örnek alıyoruz. Önce makroskopik değerlendirme yapıyor, ardından hastalıklı gördüğümüz alanlardan örnekler seçiyoruz. Patolojide mutfak çok önemli. Teknisyenlerimizin doku takibi, kesim ve boyama işlemleri ne kadar kaliteli olursa tanıya ulaşmamız da o kadar sağlıklı oluyor” diye konuştu.
“Kanser korkulan bir hastalık olmaktan çıkabilir”
Günümüzde hedefe yönelik, “nokta atışı” tedavilerin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojinin bu süreçte kilit rol oynadığını söyledi. Genetik incelemeler sayesinde kanserin hangi aşamada geliştiğinin tespit edilebildiğini aktaran Yılmaz, “Bu bilgilerle hastalar, doğrudan o evreye yönelik tedavilere yönlendiriliyor. İlerleyen yıllarda belki de kanser korkulan bir hastalık olmaktan çıkacak. Tamamen ortadan kaldırılamayan türleri olsa bile, hastalar uzun yıllar kaliteli bir yaşam sürebilecek. Günümüzde bu yönde çok önemli gelişmeler yaşanıyor” ifadelerini kullandı.




