Söz konusu karar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun geçtiğimiz hafta sonu fonlara ilişkin hayata geçirdiği düzenlemelerin ardından geldi.
Kurumsal yatırımcıya yüzde 10 stopaj
Yeni uygulamayla birlikte kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde edecekleri kazançlara yüzde 10 oranında stopaj uygulanacak.
Düzenlemeyi değerlendiren Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan, kararın geçmiş dönemlerde elde edilmiş kazançları kapsamadığını, ancak mevcut fonlardan bundan sonra elde edilecek gelirler açısından geçerli olacağını belirtti.
Gerçek ve kurumsal yatırımcı arasındaki fark azaldı
Taştan, düzenlemenin dikkat çeken yönlerinden birinin gerçek kişiler ile kurumsal yatırımcılar arasındaki vergi farkının azalması olduğunu ifade etti.
Gerçek kişiler için uygulanan yüzde 17,5’lik stopaj oranına karşılık, kurumsal yatırımcıların vergi yükünün yüzde 10’a çıkarılmasıyla iki grup arasındaki fark daralmış oldu.
Yabancıların portföyü 532 milyar TL seviyesinde
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre yabancı yatırımcıların ağustos ayı itibarıyla cari portföy değerinin 532 milyar TL seviyesinde bulunduğu belirtildi.
Taştan, bu tutarın tamamının para piyasası fonlarından veya yalnızca kurumsal yatırımcılardan oluşmadığını vurgularken, yabancı yatırımcıların portföy büyüklüğü ve toplam yatırımcı sayısında aylık bazda artış eğiliminin sürdüğüne dikkat çekti.
“Yabancı ilgisini sınırlayabilir”
Yeni vergi düzenlemesinin bir süredir piyasanın gündeminde olduğunu belirten Taştan, kararın sıkılaştırıcı bir etki yaratabileceğini söyledi.
Taştan’a göre stopaj artışı, yabancı yatırımcıların Türk Lirası varlıklardaki pozisyonlanmasını sınırlayabilir. Özellikle olası faiz indirimleriyle birlikte yabancı yatırımcı ilgisinde kademeli bir azalma görülebilir.
Sert çıkış beklenmiyor
Buna rağmen yabancı yatırımcıların TL varlıklardan sert şekilde çıkmasının beklenmediğini belirten Taştan, Türk Lirası’nın gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yüksek faiz avantajını koruduğuna işaret etti.
Türk Lirası’nın toplam mevduatlar içerisindeki payının yüzde 60’ın biraz üzerinde bulunduğunu belirten Taştan, bu oranın mevcut durumda istenen seviyelere yakın olduğunu ifade etti.
Önümüzdeki dönemde olası faiz indirimlerinin hem yabancı yatırımcıların hem de hane halkının yatırım tercihlerinde sınırlı da olsa değişikliğe yol açabileceği değerlendiriliyor.





