Festivalde oyunculuk atölyesi kapsamında sanatseverlerle bir araya gelen Turak, festivaller, oyunculuk, gelecek planları ve tiyatroya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Turak, festivallerin gençleri bir araya getirdiği için çok önemli ve çok değerli olduğunu belirterek, programı müsait oldukça festivallere katılmaya ve gençlerle sohbet etmeye önem verdiğini çünkü festivallerde dokunduğu bir yüreğin dahi çok şey değiştirebileceğini söyledi.

Yıllar önce 'Bahar' dizisine rol aldığı için çok mutlu olduğunu aktaran Turak, 'Demet Evgar gibi 19 yaşında bu işe beraber başladığım, hayal kurduğum bir arkadaşımla bugün hayal kurduğumuz zamanlardan 20 küsur yıl sonra kurduğumuz hayallerin sonuçlarını beraber yaşamak, deneyimlemek eşsiz bir durum. Sanat yönetmeni Mustafa Ergüçlü, Demet Evgar ve ben 19 yaşında tiyatrocu olmak için yola çıkmıştık. Bugün geldiğimiz nokta da beni çok mutlu ediyor.' dedi.

Turak, bir sette ayakların geri geri gitmemesi, koştura koştura gitmesinin o sete ve setteki çalışma arkadaşlarına duyulan sevgiden kaynaklandığını vurgulayarak, 'Bu bankacı olsanız da aşçı olsanız da böyle. O yüzden Allah nazarlardan saklasın. Keyfimiz yerinde.' ifadelerini kullandı.

Tiyatro ile sinema ilişkisine de değinen Turak, 'Tiyatro bir tutku bizim için, tiyatrosuz kalamayız. Her akşam seyirciyle 500-600 kişiyle yol yürümek, koşturmak zorundayız. Ferhat Ergün'ün yazdığı, Aslıhan Malbora ile oynadığımız 'Eşyanın Tabiatı' prodüksiyonunda sekizinci oyunumuzu oynayacağız. Beylikdüzü'nde, Bakırköy'de, Moda'da full oyun hep biletler tükeniyor. İnsanların geri dönüşleri de çok güzel.' değerlendirmesinde bulundu.

Turak, tiyatronun insanın içindeki önyargı zırhını delebilecek bir silah olduğunun altını çizerek, 'Tiyatronun gücünü çok önemsiyorum. Oyununuz bir saat de üç saat de olsa, Shakespeare de Aziz Nesin de yazmış olsa siz o oyunun bir repliğiyle oğlunu, çocuğunu, anasını, babasını silmiş, yıllardır aramayan birinin ön yargısını kırabilirsiniz. Ben bu yüzden tiyatro yapıyorum. Bu benim için çok değerli kılıyor mesleğimi.' görüşünü paylaştı.

Kariyerinde 'Mucize' filminin bir dönüm noktası olduğunu paylaşan Turak, 'Şehir Tiyatroları'ndaki kabare oyunu, 'Yeşil Deniz', 'Kızıl Goncalar', şu anki oyunumuz 'Eşyanın Tabiatı' da bir dönüm noktasıdır. İnsan birazcık kendine yabancılaşmayı başarırsa ve kendine dürüst olursa hayatta da başarılı olacağını düşünüyorum. Yine Shakespeare'den bir söz ile bitirelim. Günün geceyi izlediği gibi izlersen kendini, aldatmamış olursun kimseyi. İnsan kendinin farkında olursa zaten anasına, babasına, eşine, dostuna, iş arkadaşına da kimseye de yalan söylememiş olur. Yeter ki insan kendini gerçekleştirebilecek cesareti bulsun ve bu yolda da sabırla sonuna kadar gidebilsin.' diye konuştu.

'Kızıl Goncalar' dizisinde canlandırdığı 'Nazım' karakterine çalışırken Joaquin Phoenix'in 'Joker' karakterini canlandırmak için yaptığı diyeti okuduğunu ifade eden Turak, şunları kaydetti:

'Günde bir tane yeşil elma yiyormuş sadece. Joker karakterinin dünyayı yutmak istediği açlığını da oraya yasladım demişti. Bu beni çok etkilemişti. Sonra ben de 'Kızıl Goncalar'da çalışırken 'İnançları ve nefsi arasında kalan biri bence her günü oruçlu geçiriyordur.' diyerek hep akşam saat 18.00'de tek öğün yemiştim. Bir müzikal çalışıyorsanız daha çok caz dinlersiniz, dans edersiniz. Bir balıkçı oynuyorsanız da daha çok sabahın köründe Haliç Köprüsü'ne gidip balık tutarsınız. Bu birazcık o dönem sizin kurduğunuz dünyayla alakalı. Size ne ilham olacak, o kendini gösterir zaten.'

Oyuncular için mentörlük ilişkilerinin önemli olduğuna değinen Turak, 'Marlon Brando'nun dediği gibi oyunculuk özenmekle başlar. Biz de öyle, Şener Şen'e, Haluk Bilginler'e Bülent Emin Yarar'a, Engin Alkan'a, Uğur Yücel'e, Fikret Kuşkan'a özenerek başladık. Bugün geldiğimiz noktayı onlara borçluyuzdur.' şeklinde konuştu.

'Eşyanın Tabiatı' oyunu ile karşılaşmadan önce tek kişilik bir 'Hamlet' oyunu yapmaya niyetlendiklerini paylaşan Turak, 'Çok niyetlenmiştik, oyunumuzu arıyorduk. Neredeyse artık oyunu 80 dakikaya bağlamıştık ama Ferhat dünyanın en güzel oyununu yazınca ve ben de oyuna aşık olunca biraz ara verdik. Güzel bir tek kişilik 'Hamlet' yapmak istiyorum.' dedi.

Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle düzenlenen '10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali'nde, ustalık sınıfları, atölyeler, özel söyleşiler ve etkinlikler de katılımcılara sunulurken, görme ve işitme engelliler için hazırlanan sesli betimlemeli ve işaret dilli gösterimler ve 'Filistin Özel Seçkisi' katılımcılarla buluştu.

Finalist kısa filmler, özel seçki ve Filistin seçkisi olmak üzere 35 kısa filmin gösterildiği festival, bugün kapanış programı ve ödül töreniyle sona erecek.

Kaynak: AA